“Milli Mücadelenin 100. Yılı İstanbul Programı” İstanbul Üniversitesi’nde Gerçekleştirildi

Kültür ve Turizm Bakanlığı ve İstanbul Üniversitesi iş birliğinde düzenlenen “Milli Mücadelenin 100. Yılı İstanbul Programı”, 16 Mayıs 2019 tarihinde İÜ Rektörlük Binası Doktora Salonu’nda gerçekleştirildi.

Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunması ile başlayan programın açılış konuşmaları Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Prof. Dr. Haluk Dursun, İstanbul Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mahmut Ak, Milli Savunma Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Erhan Afyoncu ve Türk Tarih Kurumu Başkanı Prof. Dr. Refik Turan tarafından yapıldı.

“Milli Mücadelenin Üzerinden Asır Geçmiş Olsa Da Hala Ondan Alacağımız Dersler Var”

Gençlere, bu milletin geleceği olarak üstlerine düşen görevleri hatırlatan; tarih bilgisi ve bilincinin geleceği şekillendirirken başvuracakları asıl kaynak olduğunu belirten Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, “Anadolu, medeniyetin başladığı toprakların başkentidir. Burası, tarihin en büyük kültürlerinin doğuşuna ve gelişimine ev sahipliği yapmıştır. Aynı zamanda geride derin izler bırakarak tarihe karışmalarına da tanıklık etmiştir. Binlerce yılda oluşan medeniyet ve kültür birikiminin değerini bilen; kendi kültür ve medeniyetiyle harmanlayarak muazzam bir zenginliğe ulaştıran ise Türk Milleti olmuştur. Bu birleştirici ve kucaklayıcı bakış açısındandır ki Anadolu'nun en uzun soluklu ev sahibi bizler olduk. Etkinliğimizin ismi olarak kullandığımız Anadolu Tarih ve Kültür Birliği'ni, 1071'de başlayıp adım adım inşa eden de bu millettir. İnsani değerler üzerine köklü devlet anlayışından gelen bilgi ve birikimiyle o kadar sağlam inşa etmiştir ki yıpratılması, yıkılması mümkün olmamıştır. Anadolu Tarih ve Kültür Birliği Buluşmaları'nı, Milli Mücadele'nin 100. Yılı münasebetiyle gerçekleştiriyoruz. Çünkü üzerinden bir asır geçmiş olsa da hala ondan alacağımız dersler var” dedi.

“Milli Mücadele, Tarihimizin En Önemli Dönüm Noktalarından Birisidir”

Milli Mücadeleyi bir bütün olarak ele almak gerektiğini söyleyen Kültür ve Turizm Bakanı Ersoy konuşmasını şu sözlerle tamamladı: “Milli Mücadele birliğimizin, beraberliğimizin ne denli güçlü olduğunu ve böyle olduğu için de çok büyük zorluklar aşabildiğimizi göstermesi açısından tarihimizin en önemli dönüm noktalarından birisidir. Milli mücadeleyi incelerken dikkat edilmesi gereken bir diğer husus ise; yaşananları bir bütün halinde ele almaktır. Evet; özgürlüğümüzü savunduk, vatanımızı ve değerlerimizi koruduk, zafer kazandık. İşin kırılma noktası burada, zafere odaklanmakta, yatıyor. Sonuç ile yetinmek ise tarih söz konusu olduğunda büyük bir hatadır. Tarih bir bütün olarak o sonuca giden süreci ve bu sürecin aktörlerini inceleyen bir bilimdir. Tarihi doğru öğrenmek istiyorsak sadece zaferlere değil; mücadeleye, kişilere odaklanmamız gerekiyor. Bunu yaparsak ilham ve güç alacağımız hayatları, olayları, yolumuzda dosdoğru ilerlememizi sağlayacak rehberleri ve liderleri görürüz. Milli Mücadele örneğinde ele aldığımız tarih-kültür bilincini, kadim Türk Milleti'nin bir ferdi olarak çok geniş ele almanız gerektiğini biliniz. Unutmayın! Bizim tarihimizin ismi Cumhuriyet Tarihi yahut Osmanlı Tarihi değildir. Bunlar, şanlı tarihimizin kutlu sayfalarıdır. Külliyatın ismi Türk Tarihi'dir. Her sayfasına sahip çıkmak, sizlerin ve bizlerin asli görevidir.”

“16 Mayıs Önemli Bir Tarih Olduğu İçin Toplantı Yeri Olarak İstanbul Seçildi”

Türkiye Cumhuriyeti Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Prof. Dr. Haluk Dursun Milli Mücadele tarihi için önemli bir yerde bulunduklarını belirterek, “16 Mayıs önemli bir tarih olduğu için bu toplantı yeri olarak İstanbul seçildi. 19 Mayıs’ı büyük bir ihtimalle herkes kutlayacak, bilecek ama Atatürk’ün görevlendirildiği bu tarihi salonda gençlerle, Kültür ve Turizm Bakanlığımızla, akademisyenlerle, Cumhurbaşkanlığı Kültür Sanat Kuruluyla beraber bulunuyor olmamız intikamımızın alınmış olduğunu göstermektedir. Programımız kapsamında önümüzdeki hafta gençlerle beraber Ankara’da, Kurucu Meclis’te olacağız. Bugün, liselerimizin programa dâhil olmak için gösterdikleri yoğun ilgiyi büyük bir sevinçle karşılıyoruz. Programımıza, Türk Tarih Kurumu da destek vermektedir. Her gittiğimiz yerde rektörlerimiz ve il milli eğitim müdürlerimizle birlikte oluyoruz. Bugünkü programımızın ikinci oturumunda da liseli gençlerimiz söz alacak. Genç arkadaşlarımız diğer bütün toplantılarda olduğu gibi kürsüye geçecekler ve bize kendi görüşlerini söyleyecekler. Bu proje, tamamen gençler üzerine kurulmuş bir projedir. Gençlerimiz çeşitli uluslararası sorunlarda Türkiye’nin savunucusu olma durumunda olacaklar ve kültürel potansiyeli bir şekilde kullanacaklardır” şeklinde konuştu.

“Gelişimin Sürmesi Tarih Şuurunun Güçlenerek Gençlere Aktarılmasına Bağlıdır”

Kültür ve Turizm Bakanlığının gençlere yönelik başlattığı Anadolu Tarih ve Kültür Birliği Projesi’nde kurum olarak yer almaktan duyduğu mutluluğu dile getirerek konuşmasına başlayan İÜ Rektörü Prof. Dr. Mahmut Ak şunları dile getirdi: “Her ülkenin tarihinde 100. yıllar önemlidir. Ne mutlu ki zaferle sonuçlanan mücadelemizin üzerinden 100 yıl geçmiş durumda. Mustafa Kemal Atatürk, İstanbul’un işgal altına girdiği o zor zamanlarda ümidini belirttiği gibi işgal kuvvetlerinin İstanbul’u terk ederken hissettiği keyfi de göstermişti. Gerçekten de ülkemiz her alanda keyif sürülecek bir gelişme göstermiş durumdadır. Esasında bu keyfin sürdürülebilmesi tarih şuurunun güçlenerek gençlere aktarılmasına bağlıdır. Bu yönüyle Kültür ve Turizm Bakanlığımızın başlattığı bu projenin bir parçası olmaktan mutluluk duyuyor, gelecek için yakılan bu meşalenin daha parlak yanmasına vesile olmanın gururunu yaşıyoruz.”

“Osmanlı Devleti Birinci Dünya Savaşı’nda da Yenilmesine Rağmen Bir Destan Yazdı”

Osmanlı İmparatorluğu’nun çöküşünün önde gelen sebebini maarifsizlik ve cehalet olarak belirten Milli Savunma Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Erhan Afyoncu, “Milli Mücadeleyi anlayabilmek için son asrı öncesi ve sonrasıyla bilmemiz gerekir. Bizim son 300 yıldır başımıza gelenlerin en büyük sebebi maarifsizliktir, cehalettir. Bahsettiğimiz cehalet tam bilmemek değil, yarım bilmektir. Bu yarı bilme durumu bize son asırda İmparatorluğu kaybettirdi. Biz, yüzlerce yılda ele geçirdiğimiz Balkan topraklarını 3 haftada kaybettik. Bu durum yapılan hatalardan ve cehaletten kaynaklandı. Bu yüzden Balkan Savaşı bizim açımızdan büyük bir utançtı, Birinci Dünya Savaşı’nda Balkan Savaşı’ndaki utancı ortadan kaldırmak için komutanlarımız ve askerlerimiz kendi vücutlarını feda edip şehitliğe güle güle koştular. Osmanlı Devleti Birinci Dünya Savaşı’nda da yenilmesine rağmen bir destan yazdı ve bir ruh ortaya koymuş oldu. Bizim bütün bu ıstırabın gerisindeki cehaleti atmamız, devleti yönetecek ve yönlendirecek gençleri, bu projede olduğu gibi, yetiştirmemiz lazım. Ancak bu şekilde geleceğe güvenle bakabiliriz” ifadelerini kullandı.

“Mustafa Kemal Atatürk Önderliğindeki Bu Millet 100 Yıl Önce Milli Mücadeleyle Türkiye Cumhuriyeti’ni Kurdu”

Milli Savunma Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Erhan Afyoncu konuşmasını şu sözlerle noktaladı: “Atatürk, bir Rumeli Türkü’dür. İmparatorluğun bütün acılı dönemlerini görmüş, kendi doğduğu toprakların kaybedilmesine şahit olmuştur. 13 Kasım 1918’de İstanbul Boğazı’nda 61 tane gemi varken Atatürk o tarihi sözünü söylemiştir: Geldikleri gibi giderler. Ona bu güveni veren Çanakkale Savaşı’nda görülen başta olmak üzere oradaki Türk Milleti’nin direniş ruhudur. Tüm bu şartlar altında ümidini, umudunu ve vatan sevgisini kaybetmemiş bir milletle Mustafa Kemal Atatürk, 16 Mayıs 1919 tarihinde Bandırma Vapuru’yla İstanbul’dan Samsun’a yola çıkarak Milli Mücadeleyi başlatmıştır. Biz Milli Mücadeleyi şöyle okumalıyız: Milli Mücadele, Yemen’den Arnavutluk’a uzanan bir imparatorluğun darmadağın olmasına ve Birinci Dünya Savaşı’nda ağır bir yenilgi almasına rağmen mücadele edecek azim ve kararlılığı bularak bize giydirilen o gömleği yırtmaktır. Mustafa Kemal Atatürk önderliğindeki bu millet 100 yıl önce bu milli mücadeleye girişti ve kendisine giydirilen bu gömleği kabul etmeyerek bugünkü Türkiye Cumhuriyeti’ni kurdu.”

“Milli Mücadele, Dünyada Emsali Çok Az Görülen Büyük Bir Başarı Hikâyesidir”

Türk Tarih Kurumu Başkanı Prof. Dr. Refik Turan ise 1919 kışının tam anlamıyla bir kara kış olduğunu ifade ederek, “Yaşanan kara kışın tek emaresi gökten yağan kar ve getirdiği soğuk değildi. İstanbul önlerine gelen işgal gemileri de bu kara kışı sertleştiren temel unsurlardan birisiydi. Osmanlı Devleti, dünyanın gelmiş geçmiş en büyük üç devletinden birisiydi ama Mondros Limanı’nda imzalanan anlaşmayla beraber artık bu devlet ve iktidar tarihe intikal etmişti. Mondros Antlaşması ile birlikte Türklere biçilen pay mahkûm olmaktı fakat devletin kaynağı olan Türk Milleti içinde bu büyük felakete karşı planlama yapılmaktaydı. Tarihler, tarih bilimi için kuşkusuz çok önemlidir. Herkes 19 Mayıs’tan Milli Mücadelenin başlangıcı olarak söz ederken, çok dile getirilmeyen bir de 16 Mayıs var ki meşhur Bandırma Vapuru yolculuğunun başlangıç tarihidir. Milli Mücadele, dünyada emsali çok az görülen büyük bir başarı hikâyesidir. Burada bazı hususlara dikkatinizi çekmek istiyorum: Mücadele, sivil bir halk ve sıradan bir yapı ile gerçekleşmez. Mücadele, askeri bir savaş demektir. O halde askeri bir teşkilatlanmanız olması gerekir. Hâlbuki bizim askeri teşkilatlanmamız Mondros Mütarekesi ile terhis edilmiş, büyük kısmı dağıtılmıştır. Ancak 15. Kolordu muhafaza edilebilmiştir.” dedi.

Bir mücadelenin gerçekleşebilmesi için önemli diğer noktanın ise bütçe olduğunu belirten Türk Tarih Kurumu Başkanı Prof. Dr. Turan, “Koçi Bey’in de söylediği gibi güçlü bir sultanın emrinde güçlü bir ordu bulunması gerekir. Güçlü ordunun arkasında ise sağlam bir hazineye ihtiyaç vardır. Milli Mücadelenin ana kaynaklarından bir tanesi dış yardımlardır. Türkistan ve Hindistan coğrafyası Milli Mücadele için adeta ayağa kalkmıştır. Mısır’dan çeşitli yardımlar, Libya’dan da gönüllüler gelmiştir. Anadolu’nun, Balkan Savaşları’ndan, Birinci Dünya Savaşı’ndan çıkan o yorgun ama yeniden heyecanla ayağa kalkan delikanlıları, yine Anadolu’dan çocukluktan delikanlılığa giren genç insanları bu milli mücadeleye birinci derecede temel teşkil edenlerdir. Onları hiçbir şekilde inkâr edemeyiz ama Türk İstiklal Savaşı, Türk Milli Mücadelesi öyle bir şaheser, öyle bir zaferdir ki bütün Türk–İslam dünyasında hatta kendisini boyunduruk altında hisseden bütün insanların üzerine titrediği, kazanılsın diye dua ettiği büyük bir zaferdir. Bu durum, kıymeti ödenemeyecek bir husustur” şeklinde konuştu.

Açılış konuşmalarının ardından, “Atatürk’ün Samsun’a Çıkışı Nasıl Bir Milli Mücadele Ortaya Koymuştur” başlıklı birinci oturum Topkapı Sarayı Müzesi Başkanı Prof. Dr. Mustafa Küçükaşçı moderatörlüğünde gerçekleştirildi. Oturumda; Marmara Üniversitesi Tarih Bölümü Başkanı Prof. Dr. Vahdettin Engin, İÜ Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Mustafa Budak ve Marmara Üniversitesi Öğretim Üyesi ve Atatürk Araştırma Merkezi Bilim Kurulu Üyesi Doç. Dr. Ali Satan konuşmalarını yaptılar.

Programın ikinci oturumunda ise Galatasaray Lisesi, İstanbul Erkek Lisesi, Darüşşafaka Lisesi, Kabataş Lisesi, Kartal Anadolu İmam Hatip Lisesi, Hüseyin Avni Sözen Anadolu Lisesi, Vefa Lisesi, Pertevniyal Lisesi, Çamlıca Kız Anadolu Lisesi ve Kandilli Kız Anadolu Lisesi öğrencileri “Atatürk 19 Mayıs 1919 Tarihinde Samsun’a Çıkmasaydı Nasıl Bir Senaryo Ortaya Çıkardı” başlığını tartıştılar.

Haber: Merve SOLAK, Ecem Yıldız ERGÜN
İÜ Basın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü



Öne Çıkan Haberler

Şırnak-Uludere-Ortasu-Ortaokulu-Tiyatro-Grubu-Öğrencileri-İstanbul-Üniversitesi’ni-Ziyaret-Etti

Şırnak Uludere Ortasu Ortaokulu Tiyatro Grubu Öğrencileri İstanbul Üniversitesi’ni Ziyaret Etti

İstanbul-Üniversitesi-“Engelsiz-Üniversite-Çalıştayı’nda”-3-Birimde-Bayrak-Ödülü’ne-Sahip-Oldu

İstanbul Üniversitesi Sıfır Atık Projesi ile Geri Dönüşüme Katkı Sağlamaya Devam Ediyor

İÜ-Hentbol-Takımı-16.-Türkiye-Koç-Spor-Fest-Üniversite-Oyunları’nda-Şampiyon-Oldu

İÜ Hentbol Takımı 16. Türkiye Koç Spor Fest Üniversite Oyunları’nda Şampiyon Oldu

Haliç-Üniversitesi-Tarafından-İÜ-Rektörü-Prof.-Dr.-Mahmut-Ak’a-Teşekkür-Plaketi-Takdim-Edildi

Haliç Üniversitesi Tarafından İÜ Rektörü Prof. Dr. Mahmut Ak’a Teşekkür Plaketi Takdim Edildi

Biyoetik-Prensipler-Evrensel-mi-Yoksa-Kültürlere-Göre-İzafi-midir?

Biyoetik Prensipler Evrensel mi Yoksa Kültürlere Göre İzafi midir?

Moğolistan-Milli-Üniversitesi-Heyeti-İstanbul-Üniversitesi’ni-Ziyaret-Etti

Moğolistan Milli Üniversitesi Heyeti İstanbul Üniversitesi’ni Ziyaret Etti