“Farabi, Doğu ve Batı Arasında Uzlaştırıcı Bir Köprüdür”

İstanbul Üniversitesi Farabi Avrasya Çalışmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi (FAMER) tarafından, UNESCO 2020 Farabi Yılı etkinlikleri kapsamında düzenlenen “4. Uluslararası Avrasya Çalışmaları Sempozyumu”, Ord. Prof. Dr. Cemil Bilsel Konferans Salonu’nda gerçekleşen açılış töreniyle başladı. İstanbul Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mahmut Ak’ın da katıldığı açılış töreninde, Farabi’nin ortaya koyduğu eserlerle bilim dünyasına adını altın harflerle yazdırdığı vurgulandı. Açılış töreninin ardından sempozyum oturumları çevrimiçi gerçekleştirildi.


“İslam’ın Altın Çağında İlimlerin Gelişmesine Katkı Yapan Bilim Öncüleri” konulu sempozyum, saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Harun Korkmaz, Ahmet Cavit Altınkaynak, Alper Uzkur ve Enes Durceylan’ın musiki icrası ile devam eden sempozyumun açılış konuşmalarından ilkini FAMER Müdürü Prof. Dr. Abdullah Kızılcık gerçekleştirdi.

“Farabi, İslami İlimlere Yeni Bir Bakış Açısı Getirdi”

Sözlerine sempozyumda emeği geçenlere ve katılımcılara teşekkürlerini ileterek başlayan Prof. Dr. Kızılcık, FAMER olarak 2016 yılından bu yana çeşitli bilimsel toplantılar, gerçekleştirdiklerini, kurslar düzenlediklerini ve bilimsel eserler neşrettiklerini söyledi. Farabi Kazak Milli Üniversitesi iş birliği ile bugüne kadar 6 uluslararası sempozyum gerçekleştirdiklerini aktaran Prof. Dr. Kızılcık, bu sempozyumda da Türkiye ve Kazakistan başta olmak üzere 10 farklı ülkeden 60’tan fazla akademisyen ve araştırmacının oldukça verimli bir paylaşım içerisinde bulunacağını kaydederek şu ifadeleri kullandı: “Muallim-i Sani olarak tanınan Farabi büyük bir İslam düşünürü, Türk bilge ve filozofudur. İslam’ın altın çağı olarak adlandırılan bir asırda, felsefeyi İslam dinine uyarlayarak İslam dünyasına uyarlamayı bilmiştir. Bu maksatla ilahiyattan metafiziğe, felsefeden mantığa, ahlaktan siyasete, fizikten astronomiye ve psikolojiden musikiye kadar birçok alanda eserler ortaya koymuştur. Mevcut İslami ilimlere yeni bir bakış açısı getirmiş ve Batı felsefesine yeni anlamlar kazandırmıştır.”

“Üniversitelerin Misyonu, Manevi Değerlere Sahip Çıkan Gençler Yetiştirmektir”

Prof. Dr. Kızılcık’ın ardından Farabi Kazak Milli Üniversitesi Rektör Yardımcısı Doç. Dr. Mehmet Arslan söz aldı. İstanbul Üniversitesi ile Farabi Kazak Milli Üniversitesi arasındaki iş birliğinin dünyaya örnek olacak bir nitelikte olduğunu vurgulayan Doç. Dr. Arslan, üniversitelerin temel misyonunun sadece eğitim değil; manevi değerleri bilen ve bu değerlere sahip çıkan gençler yetiştirmek olduğunu ifade etti. Bu bağlamda yeni nesil bir üniversite modeli geliştirdiklerini aktaran Doç. Dr. Arslan, sadece kendi kaderini değil; tüm insanlığın kaderini düşünen, manevi değeri yüksek dünya vatandaşları yetiştirilmesinin önemine dikkat çekti.

“Farabi, Türk Düşünce Dünyasının Köşe Taşlarındandır”

Doç. Dr. Arslan’ın ifadelerini tamamlamasından sonra İstanbul Üniversitesi Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Mustafa Balcı konuşmasını gerçekleştirdi. Farabi’nin Türk düşünce dünyasının ve İslam düşüncesinin köşe taşlarından birisi olduğunu belirten Prof. Dr. Balcı, bu sempozyum ile Farabi’nin değişik yönlerinin ele alınmasının sağlanacağını söyledi. Farabi’nin Batı düşüncesini ve Aristo’dan beri süregelen düşünce geleneğini İslam dünyasına nasıl kazandırdığını görmenin oldukça önemli olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Balcı, sempozyumun da bu bağlamda verimli bir şekilde geçmesini dileyerek sözlerini tamamladı.

“Gençlerimizi Farabi Gibi Düşünürlerden Alacağımız İlhamla Yetiştirmeliyiz”

Prof. Dr. Balcı’nın konuşmasının ardından İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Hayati Develi söz aldı. 2020 yılının Farabi yılı olmasının insanlık için büyük önem taşıdığına dikkat çeken Prof. Dr. Develi, Farabi’nin, bulunduğu çağda İslam düşüncesini ve anlayışını kadim Batı düşüncesi ve felsefesiyle birleştirdiğini, yorumladığını ve bu düşünceye yeni bir hayat verdiğini söyleyerek şunları aktardı: “Farabi bize bilimin her alanında ölmeyecek eserler bıraktı. İslam medeniyetinin yeniden dirilişine sahne olan toprakların; yani Kazakistan’ın, bugün yeni bir kültür ve bilim hamlesi içerisinde olduğunu görüyoruz. Türkiye olarak biz de aynı hamleyi yapmaya gayret ediyoruz. Bunu yaparken tıpkı Farabi’nin yaptığı gibi; evrensel kültüre, bilgiye ve medeniyete sırtımızı dönmeden, ondan faydalanarak, onu yorumlayarak, kendi köklerimizden de beslenerek bu işi yerine getirmeye çalışıyoruz. Farabi Kazak Milli Üniversitesi ile İstanbul Üniversitesi olarak aynı köklerden besleniyor ve aynı yüksek hedeflere ulaşmaya çalışıyoruz. Umuyoruz ki Farabi gibi düşünürlerden alacağımız ilhamla gençlerimize yeni bir yön vermek, onları gelecekte de yüksek hedeflere ulaşacak şekilde yetiştirmek mümkün olacaktır.”

“Farabi Kazak Milli Üniversitesi ile Birçok Bilimsel Faaliyet Gerçekleştirdik”

Prof. Dr. Develi’nin ifadelerini tamamlamasından sonra İstanbul Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mahmut Ak konuşmasını gerçekleştirdi. İstanbul Üniversitesi’nin 2020 yılında da dünyanın en başarılı 500 üniversitesi arasında Türkiye’yi temsil eden tek Türk üniversitesi olduğunu belirten Prof. Dr. Ak, İstanbul Üniversitesi’nin akademik performansı, bilimsel yetkinliği ve öğrenci potansiyeliyle Türkiye’nin öncü üniversitesi olmaya devam ettiğini vurguladı. 

“Dünyanın ilk 500 üniversitesi arasında olma başarısını 18 yıldır sürdüren üniversitemiz, dünyanın birçok güzide üniversitesiyle iş birliği anlaşmaları da yapmaktadır” şeklinde konuşan Prof. Dr. Ak, dünyanın ilk 500 üniversitesi arasında bulunan bir başka üniversite olan Farabi Kazak Milli Üniversitesi ile 2016 yılından itibaren birçok ortak proje ve bilimsel faaliyet gerçekleştirdiklerini dile getirdi. 

“Bu Sempozyum, İlim Dünyasına Büyük Katkılar Sağlayacak”

İstanbul Üniversitesi bünyesindeki araştırma merkezlerinin küresel salgın sürecinde, toplumun ihtiyaç duyduğu ilmi, edebi ve kültürel toplantıları ve bilimsel faaliyetleri, düşük yoğunlukta olsa bile gereken tedbirleri alarak sürdürdüğünü kaydeden Prof. Dr. Ak, FAMER tarafından düzenlenen bu sempozyumun da ilim dünyasına büyük katkılar sağlayacağını ümit ettiğini sözlerine ekledi. 

“Farabi, Hayatını Önemli Eserler Ortaya Koymakla Geçirdi”

Sempozyumun Farabi anısına düzenlenmesinin ayrıca önemli olduğunun altını çizen Prof. Dr. Ak, “Hayatının büyük bölümünü, başta felsefe olmak üzere birçok alanda önemli eserler ortaya koymakla geçiren Farabi’ye mantıkla ilgili çalışmalarından dolayı Aristo’dan sonra Muallim-i Sani unvanı verilmiştir. UNESCO’nun 2020 yılını Farabi yılı ilan etmesi de onun bu çalışmalarının ne kadar önemli olduğunu göstermektedir” dedi. Prof. Dr. Ak, İstanbul Üniversitesi ile Farabi Kazak Milli Üniversitesi arasındaki iş birliğinin bundan sonra da verimli toplantılarla devam etmesini dileyerek konuşmasını tamamladı. 

“Görevimiz, Atalarımızın Mirasına Sahip Çıkmak”

Prof. Dr. Ak’ın ardından Kazakistan Türkiye Büyükelçisi Abzal Saparbekuly söz aldı. İbn-i Sina, Farabi gibi isimlerin, bilim tarihi açısından İslam medeniyetinin geçmişini kavrayan ve geleceğine yön veren bilgi merkezleri olarak sembol isimler olduğunu belirten Saparbekuly, Türk dünyası ve İslam felsefesinin kurucu önderi olan Farabi’nin günümüzde yoğun çalışmalara konu olduğunu söyledi. Farabi’nin ilahiyat, mantık, fizik, psikoloji ve musiki gibi birçok alanda çok önemli eserler ortaya koyduğunu kaydeden Saparbekuly şu şekilde konuştu: “Bilim tarihine adını altın harflerle yazdıran Farabi’nin bütün çabası mutlu insan, mutlu toplum ve mutlu yaşam olmuştur. Bizlere düşen görev ise atalarımızın mirasına sahip çıkmaktır. Bu mirasın yaşatılması ve gençlere tanıtılması için çalışmaya devam edeceğiz. Kardeş devletler olarak aramızdaki iş birliğinin ebediyen devam etmesini diliyorum.”

"Bu Tür Çalışmalar, Çağımızdaki İslamofobiye Cevap Niteliğindedir” 

Açılış töreninin son konuşmacısı Nur-Sultan Büyükelçisi Ufuk Ekici oldu. Son yıllarda Türk coğrafyasındaki ülkelerin birbirine yaklaştığını, ülkeler arasındaki iş birliğinin ve ortak değerlere dair araştırmaların arttığını söyleyen Ekici, “Bilim evrenseldir; bilimin geliştirilmesi de evrensel gayretlerin sonucunda gerçekleşir” şeklinde konuştu. UNESCO’nun 2020 yılını Farabi yılı ilan etmesinin anlamlı bir karar olduğunun altını çizen Ekici, Farabi’nin Doğu ve Batı felsefesini bir araya getirdiğini vurgulayarak şunları söyledi: “Farabi, Doğu ve Batı arasında uzlaştırıcı bir köprüdür. Yaşadığı çağda günümüze yol gösterici olmuştur. İslam’ın altın çağında Farabi’nin yanı sıra İbn-i Sina, Harezmi gibi çok değerli bilim insanlarımız yetişmiştir. Gerçekleştirmekte olduğumuz sempozyum gibi önemli çalışmaların daha geniş kitlelere yayılması, çağımızdaki İslamofobiye de cevap niteliğinde olacaktır.”

4. Uluslararası Avrasya Çalışmaları Sempozyumu’nun açılışı, Ekici’nin de konuşmasının ardından toplu fotoğraf çekimiyle sona erdi. Bildirilerin çevrimiçi sunumlarıyla devam edecek olan sempozyum, 23 Ekim’de tamamlanacak.

Haber: Tuğçe AYÇİN
Fotoğraf: Ayşe AKKUŞ
İÜ Kurumsal İletişim Koordinatörlüğü


Öne Çıkan Haberler

iktisat açılış inovasyon

İktisat Fakültesi 2020-2021 Akademik Yılı “İktisat Eğitimi ve İnovasyon” Dersiyle Başladı

Dijitalleşme

"Dijitalleşme ve İş Dünyası" Söyleşisi

istanbultto protokol

İstanbul Üniversitesi ile Asis CT Arasında İşbirliği Protokolü İmzalandı

ilahiyat tören

İstanbul Üniversitesi İlahiyat Fakültesi 2020-2021 Akademik Açılışı Gerçekleştirildi

edebiyat tören

İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi 2020-2021 Akademik Yılı Açılış Töreni Gerçekleştirildi

işletme iktisat enstitü

İşletme İktisadı Enstitüsü Yeni Öğrencilerini Kucaklıyor