|
Nevin KANAN
Editörden Okura
Hülya KAYA, Gülsün TAŞOCAK, Emine AKÇİN, Selda
IŞIK, Bengisu ÇİĞDEM
Bir Eğitimci, Bir Hemşire, Bir Sevgi Lideri: Emel
BERKAY
Semra ERDOĞAN, Nihal ESİN
Omaha Sisteminin Türkçe’ye Uyarlanması ve Halk
Sağlığı Hemşireliği Eğitiminde Kullanılması
Selma DOĞAN, Meral KELLECİ
Fiziksel Hastalık Nedeniyle Hastanede Yatan
Bireylerin Bazı Tanı Gruplarına Göre Umutsuzluk Düzeyi
Hülya KAYA, Ayla KEÇECİ
Bir Hemşirelik Yüksekokulu Öğrencilerinin Duygusal
Zeka Düzeyleri
Saadet YAZICI
Hastanede Doğum Yapan Kadınların Eyleme Katılan
Yakınları ve Eşlerine İlişkin Değerlendirmeleri
Ümran YEŞİLTEPE OSKAY
Klimakterium Döneminde Cinsellik
Sevgi ÖZSOY GÖKDEMİREL
Ülkemiz İçin Yeni Bir Gebelikten Korunma / Gebe
Olabilme Yöntemi: Billings Ovulasyon Metodu
Nurten KAYA, Hatice KAYA, Kamerya BABADAĞ
Öğrencilerin Hemşirelik Süreci Formlarının Planlama
Aşamasının İncelenmesi
Serap GÜNER, Neriman AKYOLCU
Cerrahi El Yıkamanın Ameliyathane Hemşirelerinin
Ellerindeki Gram (-) ve Gra (+) Bakterilere Etkisi
Gülhan KUZU COŞANSU, Nursen NAHCİVAN
Erişkinlerde Diyabet Risk Faktörlerinin Belirlenmesi
Nurten KAYA
NANDA Hemşirelik Tanıları, Hemşirelik Bakım
Sonuçları (NOC) ve Hemşirelik Girişimleri (NIC) Sınıflandırma Sistemlerinin
İlişkisi
Şeyda SEREN, Ülkü BAYKAL
Hemşirelik Yüksekokulu Öğrencileri İle Tıp Fakültesi
Öğrencilerinin Çatışma Çözme Eğilimlerinin Karşılaştırılması
Serap BAYRAM BULDUK, Nevin HOTUN ŞAHİN
Üreme Sağlığı Hizmetlerinde Kalite Geliştirme
OMAHA SİSTEMİ’NİN TÜRKÇE’YE UYARLANMASI VE TOPLUM
SAĞLIĞI HEMŞİRELİĞİ EĞİTİMİNDE KULLANILMASI
Prof. Dr Semra ERDOĞAN
Yard. Doç. Dr. Nihal ESİN
İ.Ü. Florence Nightingale Hemşirelik Yüksekokulu
ÖZET
Bu metodolojik ve tanımlayıcı çalışma, Omaha
Sistemi’nin Türkçe formlarının geçerlik ve güvenirliğini sınamak, ve toplum
sağlığı hemşireliği eğitiminde kullanarak yararlı olduğunu göstermek amacı ile
yapıldı. Sistem önce bi-lingual çeviri, içerik geçerliği ve vaka çalışmaları ile
Türk diline uyarlandı. Eğitilmiş 70 lisans öğrencisi 157 aile bireyinin sağlık
problemleri ve hemşirelik girişimleri için Omaha Sistem’ini kullandı. Veriler üç
aylık dönem içinde 378 ev ziyareti ile toplandı. Öğrencilerin uygulama
aktiviteleri 332 hemşirelik tanısı ve 1783 hemşirelik girişimi kavramları ile
açıklandı. Omaha Sistem problemlerinin %70’i, hemşirelik girişim
kategorilerinin hepsi ve girişim hedeflerinin %48’i kullanıldı.
Kodlayıcılar arası güvenirlik altı bağımsız öğrencinin kayıtları
değerlendirilerek yapıldı. Median Kappa değerleri her bileşen için 0.70 ve
üzerinde bulundu. Çalışmanın bulguları Omaha Sistem’in öğrenci eğitiminde
kullanılabileceğini ve toplum sağlığı hemşireliği uygulamalarını tanımlamada
yararlı olduğunu destekledi.
Anahtar Kelimeler:
Hemşirelik uygulamaları sınıflaması, Omaha Sistem, Hemşirelikte Lisans Eğitimi,
Aile Hemşireliği
SUMMARY
The Turkish Version of The Omaha System: In Use in
the Community Nursing Baccalaureate Education
The purposes of this methodological and descriptive
study were to examine the validity and reliability of the Turkish forms of the
Omaha Systems and to demonstrate its convenience through its utilization in
practice-based family nursing. The adaptation of the system to Turkish language
was performed via bilingual translation, content validity and pilot tests.
Seventy experienced baccalaureate nurses used the Omaha System in clinical
practice settings for health problems of 157 individuals and for nursing
interventions. Inter-rater reliability was tested on six independent students.
The reliability scores were at significant level when coding the records using
the Omaha System. Data were gathered during 378 home visits performed. Clinical
practicum was explained with 332 problems, and 1783 nursing interventions terms.
Seventy percent of the Omaha System problems, all intervention categories and
48% of the targets were used. The findings of the study supported the usefulness
of the Omaha System in describing the practices of community health nursing.
Key words:
Nursing classification, Omaha System, Baccalaureate education, Family
nursing
FİZİKSEL HASTALIK NEDENİYLE HASTANEDE YATAN
BİREYLERİN
BAZI TANI GRUPLARINA GÖRE UMUTSUZLUK DÜZEYLERİ
Doç.Dr. Selma Doğan
Arş. Gör. Dr. Meral Kelleci
Cumhuriyet Üniversitesi Hemşirelik Yüksekokulu
Sivas
ÖZET
Bu çalışma fiziksel bir hastalık
nedeniyle hastanede yatan bireylerin umutsuzluk düzeylerini belirlemek amacıyla
yapılmıştır. Bir üniversite hastanesinin çeşitli kliniklerinde yatan 189 hasta
ile yürütülen çalışmada veri toplama aracı olarak, Beck Umutsuzluk Ölçeği ve
Kişisel Bilgi Formu kullanılmıştır. Çalışmanın sonucunda; kronik böbrek
yetmezliği olan hastaların umutsuzluk düzeylerinin kanser ve diğer dahili
hastalığı olan bireylere göre yüksek olduğu, cerrahi sorunları olan hastalarda
ise umutsuzluğun en düşük düzeyde olduğu bulunmuştur. Umutsuzluk ileri yaşta,
bağımlılık düzeyi yüksek, ikincil sağlık sorunları olan hastalar ile
yakınlarından destek almadığını belirtenlerde yüksek bulunmuştur. Buna göre
umutsuzluğun, özellikle kronik böbrek yetmezliği gibi hasta gruplarında
değerlendirilmesinin sorunla başetmeyi güçlendirmek ve daha ileri sorunları
önlemek açısından ele alınmasının önemli olduğu söylenebilir.
Anahtar Sözcükler: Fiziksel
hastalık, umutsuzluk, hemşirelik
SUMMARY
Hopelessness Level Of Inpatients For Some
Physical Illness
This study has been carried out to determine
hopelessness level of inpatients due to the physical diseases. The study was
made on 189 medical inpatients. Data were collected by Beck Hopelessness Scale
and Personal Data Form. According to the study, the hopelessness score of
inpatient with the chronic renal disease were higher than patient who have
cancer and other medical illness. Also the hopelessness score of inpatients
who have surgical problems were found at minimum level. We found that levels of
hopelessness of patients who have secondry health problems, old and
dependent was significantly higher than other groups. And the hopelessness
score of patients who don’t have support from relatives also were higher. This
study demostrated that it is important assesing the hopelessness in medicall
inpatient groups with chronic renal disease and cancer in terms of dealing
with the problem and preventing more serious problems.
Key Words: Physical illness, hopelessness, nursing
BİR HEMŞİRELİK YÜKSEKOKULU ÖĞRENCİLERİNİN
DUYGUSAL ZEKA DÜZEYLERİ
Yard. Doç. Dr. Hülya KAYA
Bil.Uzm. Ayla KEÇECİ
İ.Ü. Florence Nightingale Hemşirelik Yüksekokulu
ÖZET
Son yıllarda gündemden düşmeyen duygusal zeka,
bireysel ve mesleki yaşamda başarının belirleyicisi olarak ele alınmaktadır. Bu
yaklaşım hemşirelik öğrencilerinin duygusal zeka ile ilgili yeterliliklere sahip
olmalarını gerektirmektedir. Araştırma, İstanbul Üniversitesi Florence
Nightingale Hemşirelik Yüksekokulu öğrencilerinin duygusal zeka düzeylerini
belirlemek amacıyla tanımlayıcı nitelikte planlanmıştır. Araştırmada veriler,
araştırmacılar tarafından literatür ışığında geliştirilen bilgi formu ve Hall
(1999) tarafından geliştirilen, Ergin (1999)’in Türkçe geçerlik güvenirlik
çalışmasını yaptığı, Cronbach alpha sayısı .84 olarak bulunan “Duygusal Zeka
Değerlendirme Ölçeği” ile elde edilmiştir. Araştırmanın evrenini ve örneklemini
İstanbul Üniversitesi Florence Nightingale Hemşirelik Yüksekokulu 2002-2003
Öğretim Yılı Güz Döneminde öğrenim gören 456 öğrenci oluşturmaktadır. Hedeflenen
grubun % 74 (339 öğrenci)’üne ulaşılmıştır. Elde edilen veriler, yüzdeleme,
t-testi, varyans analizi (ANOVA) ve Tukey testleri kullanılarak
değerlendirilmiş, sınıflar arasında duygusal zeka alt boyutlarında anlamlı bir
fark olduğu ve çalışma durumunun duygusal zeka düzeyini olumlu yönde etkilediği
belirlenmiştir.
Anahtar kelimeler:Duygusal
zeka, Hemşirelik eğitimi.
SUMMARY
Emotıonal Intellıgence Levels Of College Of
Nursıng Students
As one of the recent popular issue, the emotional intelligence
has been discussed as a determining succes in people’s personal and
professional lives. This approach requires the competences associated with
emotional intelligence of nursing students. This descriptive research was
designed to determine emotional intelligence level of students of Florence
Nightingale College of Nursing. Data were collected using of information form
developed in the light of the literature by the researchers and “Emotional
Intelligence Evaluation Scale” developed by Hall and of which Turkish adaptation
was organized by Ergin (1999) It’s reliability and validity in Turkish was
determined Cronbach Alpha as .84.
The universe and sample of the
research was consisted of 456 students attended at Istanbul University Florence
Nightingale College of Nursing in Fall semester 2002-2003 academic year. The
final sample group was seventy-four percentage of the target number. The data
were analyzed using percentage, t-test, variation analysis (ANOVA) and Tukey
tests. According to the results of the research statistically significant
relationships were found between the sub-dimensions of emotional intelligence of
the students and grade and ıt was also found that working affected the level of
emotional intelligence positively.
Key words: Emotional ıntelligence,
Nursing education.
HASTANEDE DOĞUM YAPAN KADINLARIN EYLEME KATILAN
YAKINLARI VE EŞLERİNE İLİŞKİN GÖRÜŞLERİ
Yard.Doç.Dr.Saadet YAZICI
İ.Ü Bakırköy Sağlık Yüksekokulu
ÖZET
Bu çalışma, hastanede doğum yapan kadınların eyleme
katılan yakınlarına ve eşlerine ilişkin görüşlerini saptamak amacıyla
yapılmıştır. Tanımlayıcı olarak yapılan araştırmanın örneklemini normal doğum
için Trabzon Doğum ve Çocuk Bakımevi Hastanesi’ne başvuran 330 kadın
oluşturmuştur. Anket formu kullanılarak saptanan veriler, karşılıklı görüşme
yöntemi ile elde edilmiş ve sonuçların değerlendirilmesinde yüzdelik
kullanılmıştır.
Doğum eylemi sırasında kadınların yanında genelde
annelerinin kaldığı (%38.0) ve bunun doğum yapan kadınların tercihi olduğu
saptanmıştır. Kadınların %83.3’ünün doğum eylemi sırasında yakınlarını
kendilerine destek olması için istedikleri saptanmıştır. Doğum sırasında eşinin
yanında olmasını isteyen kadınların oranının %48.5 olduğu ve eşlerin %76.4’ünün
dışarıda beklediği belirlenmiştir. Doğum eylemi sırasında eşi isteme nedenleri
arasında; %44.4 oranında “destek olsun, elimi tutsun, benimle konuşsun” şeklinde
ifadelerin yer aldığı belirlenmiştir. İstememe nedenleri arasında ise birinci
sırada utanma ( %38.8 )’ nin yer aldığı görülmüştür.
Anahtar kelimeler:
Doğum eylemi, Eyleme katılan yakınlar, Eşin desteği
SUMMARY
Opinions of relatives and husbands of women who
attended to the birth action in the hospital.
This study has been held in order to determine the
evaluations of husbands and relatives of women who gave birth in hospital. The
descriptive sample of the research hes been selected 330 women applying to the
hospital for normal birth. Percentace metod was used in the evaluation of the
data, which was collected though asurvey form.
During birth the 38% of the women were with their
mothers. This was the preference of the women giving birth. The 83.3% of the
women wanted their relatives to be close to them for support.
The 48.5% of the women wished their husbands to be
close to them during birth. The 51.5% did not wish their husbands to be close to
them. The husbands of the 76.4%of the women waited outside the birth room.
During labor pains, the 44.4% of the women wished their husbands to be close to
them by explaining “as support, I want him to hold my hand and speak to me”. The
38.8% of the women explained that they did not want their husbands to be close
to them by thought of “I feel ashamed, or religiously and supposedly forbidden”.
Keywords : Labor process,
Persons attending the birth, Support of husbands.
KLİMAKTERİUM DÖNEMİNDE CİNSELLİK
Dr. Ümran Yeşiltepe OSKAY
İ.Ü.Florence Nightingale Hemşirelik Yüksekokulu
ÖZET
Menopozu da kapsayan klimakterium, hormonal
değişikliklerin yanı sıra fizyolojik, psikolojik ve sosyal değişikliklerin de
yaşandığı kritik bir yaşam evresidir. Cinsel yönden iyilik hali postmenopozal
kadınlar için önemli bir sağlık göstergesidir. Klimakteriumda cinsel yaşamla
ilgili bir çok sorun yaşanmaktadır. Cinsel istek azalması, orgazm sorunları ve
disparoni en sık rastlanan şikâyetlerdir. Bu dönemde cinsellik yoğun olarak
psikososyal faktörlerden etkilenmektedir. Hemşire bu sorunların giderilmesinde
danışman olarak önemli role sahiptir.
Bu makalenin amacı menopoz ve sonrasında kadınların
yaşadıkları cinsel sorunları ve nedenlerini tanımlayarak, bu sorunların
çözümünde neler yapılabileceği konusunda bilgi vermektir.
Anahtar Kelimeler:
Klimakterium, Menopoz, Cinsellik.
SUMMARY
Sexuality in Climacterium
Climacterium which includes
menopause is a critical life stage in which hormonal changes, physiological,
psychological and social changes are experienced. In climacterium, many problems
about sexual life is experienced. Decrease in sexual desire, orgasmic problems
and dyspareunia are most common problems. Sexual wellness is an important
indicator of health for postmenopausal women. In this term sexuality is affected
by psycosocial factors. Nurse has an important role as a counselor in solving
these problems. This article defines sexual problems and their reasons in
menopause and postmenopausal women and gives information about what can be done
to solve these problems.
Key Words: Climacterium, Menopause,
Sexuality
ÜLKEMİZ İÇİN YENİ BİR GEBELİKTEN KORUNMA / GEBE
OLABİLME YÖNTEMİ: BİLLİNGS OVULASYON METODU
Dr. Sevgi Özsoy GÖKDEMİREL
İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi
ÖZET
Doğal aile planlaması yöntemlerinden BOM 1970’lerden
bu yana dünyada yaygın olarak kullanılmaktadır. Hem gebelikten korunma hem de
gebe kalabilme için kullanılabilen bu yöntemin, tıbbi yöntemler kadar da etkin
olduğu araştırmalarla saptanmıştır. Ülkemizde de gebelikten korunmada çiftlerin
en tercih ettiği yöntem doğal ve geleneksel yöntemlerdir. BOM yönteminin bu
gruba öğretilmesiyle doğal yöntemleri tercih eden çiftlerin ihtiyacı
karşılanarak bu grupta sık görülen istenmeyen gebeliklerin de önlenmesi
mümkündür. Metinde yöntem hakkında genel bir bilgi ve etkinlik durumu
verilmiştir. Ayrıca, aile planlaması hizmeti sunan sağlık kuruluşlarında BOM
eğitimi de verilmelisinin önemi, hemşire ve ebeye düşen sorumluluklar
irdelenmiştir.
Anahtar Kelimeler:
Doğal Aile Planlaması, Billings Ovulasyon Metodu, Servikal Mukus Metodu, Doğal
Aile Planlaması Danışmanlığı.
SUMMARY
A New Method For Prevention / Achieve Of
Pregnancy For Turkey:
Billings
Ovulation Method
BOM is one of the natural family
planning methods which used wide spread in the world since 1970. BOM can be used
either preventing or achieving pregnancy and research has showed that it is as
efficient as medical method. Couples often prefer natural and traditional
methods in our country. We can prevent unexpected pregnancy and meet the needs
of this group by teaching this method. A general information and efficacy
situation about the method is given in this report. The responsibility of nurse
and midwives and the importance of BOM education in the health care
organizations which provide family planning services had been reviewed.
Key Words:
Natural family planning, Billings
Ovulation Method, servical mukus method, education of natural family planning.
ÖĞRENCİLERİN HEMŞİRELİK SÜRECİ FORMLARININ
PLANLAMA AŞAMASININ İNCELENMESİ
Dr. Nurten KAYA
Msc. Hatice KAYA
Prof. Dr. Kamerya BABADAĞ
İ.Ü. Florence Nıghtıngale Hemşirelik Yüksekokulu
ÖZET
Hemşirelik süreci, sağlıklı ya da hasta bireyin
bakımında önemli bir yer tutmaktadır. Bunun yanı sıra uygulamada olduğu gibi
eğitim-öğretimde de bütüncü yaklaşım aracı olarak kullanılmaktadır.
Bu araştırma, hemşirelik öğrencilerinin hemşirelik
sürecinin planlama aşamasındaki, hemşirelik bakımı sonuçları ve hemşirelik
girişimlerini incelemek amacı ile retrospektif olarak gerçekleştirilmiştir.
Araştırmanın verileri, Florence Nightingale Hemşirelik Yüksekokulu 1999-2000,
2000-2001, 2001-2002 Eğitim-Öğretim Yıllarındaki I. Sınıf Öğrencilerinin
“Hemşirelik Esasları” Dersinin Klinik Uygulamasında yaptıkları toplam 330
hemşirelik süreci değerlendirilerek elde edilmiştir.
İncelenen hemşirelik süreçlerinde 1284
beklenen hasta sonucu ve bunlara yönelik bir grup hemşirelik girişiminin yer
aldığı saptanmıştır. Beklenen hasta sonuçlarında sadece % 4.6 (n=59) oranında,
hemşirelik girişimlerinde ise % 4 (n=51) oranında hata belirlenmiştir. Bu
hataların yanlış terminolojinin kullanılması ya da terminolojik bütünlüğe
uyulmaması, sınırlılıkları içinde/durumuna göre gibi genel ifadelerin
kullanılması ve hemşirelik sürecinin aşamalarının karıştırılması olduğu
saptanmıştır.
Anahtar Kelimeler:
Hemşirelik Süreci, Planlama Aşaması.
SUMMARY
İnvestigation of Planning Stage Of Student’s
Nursıng Process Form
Nursing process has an
important place in caring for healthy individuals/patient, and also being used
as a means of education. This study has been conducted with the purpose of
determining retrospectively during planning of nursing process, and to find out
mistakes made by them. The data for this study have been gathered by evaluating
the 330 nursing process undertaken during the clinical application of the course
titled “Fundamentals of Nursing” by the first year students of Florence
Nightingale Nursing School in the years of 1999-2000,
2000-2001, 2001-2002.
The nursing processes
examined in this study included 1284 expected patient outcomes and related
nursing interventions. 4.6% (n=59) of expected
patient outcomes and 4% (n=51) of
nursing interventions was observed to be
mistakes. The observed mistakes were of the type such as using terms that are
not from the nursing terminology or lack of terminological integrity, using
non-specific expressions in nursing outcomes (e.g. depending on, within
limitations etc.), confusion between phases of nursing process.
Key Words:
Nursing Process, Planning.
CERRAHİ EL YIKAMANIN
AMELİYATHANE HEMŞİRELERİNİN ELLERİNDEKİ
GRAM (-) VE GRAM (+) BAKTERİLERE ETKİSİ
Bil.Uzm. Serap GÜNER
İ.Ü. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi
Prof. Dr. Neriman AKYOLCU
İ.Ü.Florence Nightingale Hemşirelik Yüksekokulu
ÖZET
Çalışma, İ.Ü. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi
Ameliyathanelerinde çalışan hemşirelerin, ellerinde bulunan gram (gr) (-) ve gr
(+) bakterilere, 5 dk’lık zaman yöntemi kullanılarak geliştirilen standart
cerrahi el yıkama işleminin ne derece etkili olduğunu belirlemek amacıyla yarı
deneysel olarak gerçekleştirilmiştir. Çalışmamıza katılan 40 ameliyathane
hemşiresine, uygulama öncesinde bir hafta süreyle cerrahi el yıkama standardına
ilişkin eğitim verilmiş ve standart yazılı olarak dağıtılmıştır. İki aşamada
gerçekleştirilen çalışmada, hemşirelerin herbirinin, cerrahi el yıkama öncesi ve
sonrası ellerinde bulunan gr ( - ) ve gr ( + ) bakteri kolonileri incelenmiştir.
Elde edilen veriler yüzdelik, Wilcoxon matched, Mc Nemar, Mann-WhitneyU ve
Kruskal Wallis testleri kullanılarak değerlendirilmiştir.
Sonuç olarak; ameliyathanede çalışma süresinin
artışının el yıkama davranışı üzerine olumlu etki yaptığı ve cerrahi el yıkamada
ılık su kullanımının gr ( - ) ve gr ( + ) bakteri koloni sayısındaki azalmada
soğuk suya göre daha etkili olduğu belirlenmiştir. Ayrıca, kontaminasyon
olasılıkları elimine edilerek %7.5’lik povidone-iodine ( PVI )’li tek
kullanımlık fırçalı-sünger kombinasyonunun fırçası ile sadece tırnakların
fırçalanmasını ve süngeri ile ise dirseklerin 3-5 cm yukarısına kadar olan
bölümün yıkanmasını içeren toplam 5 dakikalık cerrahi el yıkamanın ve doğru el
kurulamanın eller üzerinde bulunan gr ( - ) ve gr ( + ) bakteri koloni sayısını
%64.7-69.4 oranında azalttığı görülmüştür.
Anahtar Kelimeler:Cerrahi
el yıkama, Hastane infeksiyonları,Ameliyathane hemşireliği.
SUMMARY
Effect On The Gr(-) & Gr(+) Bacteria Of The
Surgical Handwashing
The aim of this study is to investigate the
efficency of the standard surgical hand washing process using 5 minute time
procedure, against gr(-) & gr(+) bacteriae at operation room nurse’s hands.
This study had done in medical school of Cerrahpaşa, University of Istanbul.This
study is done by semi experimental.
Before the study, 40 operation room nurses that
included the study had performed educational program for one week ago. And
standard written educational forms had given to them. At the two step
investigation the gr(-) & gr(+) bacteria colonies taken from the hands of each
nurses had studied. The data were interpreted by hisdeded Wilcoxon matched, Mc
Nemar, Mann-Whitney U and Kruskal Wallis tests.
Finally of the study ; it is found that the
operation room nurses had been looking for the increase at time of study in
operation room is seen to affect the handwashing behavior positively. The use of
the warm water at surgical handwash is being detected more effective than use of
cold water in decreasing the number of gr (-) & gr (+) colonies of bacteriae.
Also it had been found that the number of colony of the gr (-) & gr (+)
bacteriae decreases 64.7 %-69.4 % after five minute surgical hand washing
including brushing of the nails and washing through 3-5 cm above the elbow with
disposable sponge-brush combination including 7.5% PVI.
Key Words:
Surgical handwashing, Hospital infections, Operation room nursing.
ERİŞKİNLERDE DİYABET RİSK FAKTÖRLERİNİN
BELİRLENMESİ
Bil.Uzm. Gülhan K. COŞANSU
Doç.Dr. Nursen Ö.NAHCİVAN
İ.Ü Florence Nightingale HYO Halk Sağlığı
Hemşireliği ABD
ÖZET
Bu çalışmanın amacı erişkin bireylerin diyabet risk
faktörlerini belirlemek ve risk faktörleri ile ilgili farkındalıklarını
incelemektir. Bu tanımlayıcı çalışmanın örneklemini bir sağlık ocağına hizmet
almak için başvuran 30 yaşın üzerinde, diyabet tanısı almamış, akut bir
hastalığı ve devam eden bir gebeliği olmayan bireyler arasından olasılıksız
örneklem yöntemi ile seçilen 140 kişi oluşturdu. Veriler görüşme formu , Diyabet
Risk Testi ve Diyabet Riski Farkındalık Anketi ile toplandı. Diyabet riskleri
; yaş, beden kitle indeksi, bel kalça oranı, ailede diyabet öyküsü, fiziksel
inaktivite, sigara içme alışkanlığı, hipertansiyon , kadınlarda iri bebek öyküsü
ve kan şekeri düzeyi ile değerlendirildi. Diyabet risk testine göre 10 ve
üstünde puan alanların diyabet yönünden risk altında olduğu kabul edildi. Buna
göre grubun büyük bölümü (%75.7) yüksek riskli ve risk testi puan ortalaması
11.26±3.84 bulundu. Yaş ortalaması 52.2±14.3 ve %67.9’u kadın olan örneklem
grubunda en fazla görülen risk faktörleri sırasıyla; Fiziksel inaktivite (iş
aktivitesinde %96.4, boş zaman aktivitesinde %89.2), Hipertansiyon (%41.4),
Obezite (%35.7), Yaş (65 yaşın üstü %27.9), Ailede diyabet öyküsü (%27.1) ve İri
bebek öyküsü (%25.2)’ ile ilgili idi. Çalışma grubunun diyabet riskleri
farkındalık puan ortalaması 10.7±2.7
(min:0- max:15) bulundu. Hipertansiyonu, ailede diyabet öyküsü olan ve diyabet
kontrolü yaptıranların farkındalık puan ortalamaları anlamlı olarak yüksek
bulundu.Çalışma bulguları diyabetin önlenmesini ve erken tanısını hedefleyen
hemşirelik girişimlerinin önemini göstermiştir.
Anahtar Kelimeler:
Diabetes mellitus, Risk faktörü, Farkındalık.
SUMMARY
Identification of Risk
Factors For Type 2 Diabetes Mellitus
The purpose of this study was to
examine the risk factors of diabetes in non-diabetic adults and to determine the
extent to which these adults are aware of those risk factors. This descriptive
study was carried out in a Primary Health Center and 140 people, aged 30 years
and older, non-diabetic, not having had acute infectious disease and not
pregnant were recruited using a convenience sampling method. An Interview Form,
Diabetes Risk Test and Diabetes Risk Awareness Questionnaire were used for
collecting data. Diabetes risk factors such as age, body mass index (BMI),
waist-hip scale, family history of diabetes, physical inactivity, cigarette use,
hypertension and to bear large baby (³
4000 gr) among women were assessed with blood glucose level. Scores of 10 or
higher from Diabetes Risk test was accepted as evidence of diabetes risk in this
study with a majority of the sample (75.7%) were in a high-risk group and an
overall average score of 11.26±3.84. The mean age was 52.2±14.3 and most of the
sample was women (67.9%). The major risk factors were physical inactivity (96.4
% in work activity, 89.2 % at leisure activity), Hypertension (41.4 %), Obesity
(35.7 %), Age (27.9 % above 65), family history of diabetes (27.1 %) and to bear
large baby (25.2%) respectively. The average score for awareness of diabetes
risk in this study was 10.7±2.7
(min:0- max: 15). Those individuals with hypertension, a family history of
diabetes and who had had themselves tested for
diabetes had significantly higher scores on the awareness test..
The findings highlight the importance of prevention and early detection of
diabetes for nursing implications.
Keywords:
Diabetes mellitus, Risk factors, Awareness
NANDA HEMŞİRELİK TANILARI, HEMŞİRELİK BAKIMININ
SONUÇLARI (NOC) VE HEMŞİRELİK GİRİŞİMLERİ (NIC) SINIFLAMA SİSTEMLERİNİN
İLİŞKİLENDİRİLMESİ
Dr. Nurten KAYA
İ.Ü. Florence Nıghtıngale Hemşirelik Yüksekokulu
ÖZET
Son yıllarda hemşirelikte ortak bir dilin gerekliliği birçok hemşirelik
literatüründe vurgulanmaktadır. Bu makalede, American Nurses Association (ANA)
tarafından kabul edilen üç hemşirelik dilinin birlikte kullanımı
tanımlanmaktadır. Bu üç dil “North American Nursing Diagnosis Association
(NANDA) tarafından geliştirilen hemşirelik tanıları, Hemşirelik
Bakımının Sonuçları (Nursing Outcomes Classification-NOC), Hemşirelik
Girişimleri (Nursing Interventions Classification-NIC) sınıflama
sistemlerinden” oluşmaktadır. Ortak hemşirelik dilleri ve bu dillerin
ilişkilendirilmesi; elektronik hemşirelik bilgi sistemlerinin geliştirilmesini
kolaylaştırabilmekte, hemşire eğitimcilerin müfredat programları
geliştirmelerine ve öğrencilere klinik karar vermeyi öğretmelerine katkı
sağlayabilmekte ve hemşire araştırmacıların hemşirelik uygulamalarını
değerlendirebilmelerine yardım etmektedir.
Literatürlerde yer alan hemşirelik sınıflama
sistemleri arasındaki ilişkilendirmeler öneri niteliğindedir ve hemşirenin
klinik kararı olarak düşünülmemelidir. Sözkonusu literatürlerde, hasta /
sağlıklı bireyin durumuna bağlı olarak NANDA tanısına yönelik önerilen NOC ve
NIC sınıflama sistemlerinin yerine, bireye özgü olanların kullanılabileceği
vurgulanmaktadır. Bu konuda hemşirelerin bilmesi gereken nokta NANDA-NOC-NIC
dilleri arasında nasıl bağlantı yapılacağı ve bireyin bakımı planlanırken bu üç
dilin birlikte nasıl kullanılacağıdır.
Anahtar Kelimeler: NANDA, NOC,
NIC, İlişkilendirme.
SUMMARY
Development of the
Links Between NANDA Nursing Diagnoses, Nursing
Outcomes Classification (NOC) and Nursing Interventions Classification (NIC)
For several years, the need for uniform or
standardized nursing languages has been discussed in nursing literature. This
article describes linkages between three of the standardized languages
recognized by the American Nurses Association (ANA): the diagnoses developed by
the North American Nursing Diagnosis Association (NANDA), the interventions of
the Nursing Interventions Classification (NIC), and the outcomes of the Nursing
Outcomes Classification (NOC). Standardized nursing languages and linkages of
these languages can facilitate development for electronic nursing information
systems. They can also assist educators in teaching clinical decision making and
developing curricula and can be used by researchers to test interventions.
The linkages in literature are not meant to be
prescriptive and do not replace the clinical judgment of the practitioner. The
linkages presented here illustrate how three distinct nursing languages can be
connected and used together when planning care for an individual patient.
Key words: NANDA,
NOC, NIC, Linkages.
HEMŞİRELİK YÜKSEKOKULU ÖĞRENCİLERİ İLE TIP
FAKÜLTESİ ÖĞRENCİLERİNİN ÇATIŞMA ÇÖZME EĞİLİMLERİNİN KARŞILAŞTIRILMASI
Bil. Uzm. Şeyda SEREN
Yard. Doç. Dr. Ülkü BAYKAL
İ.Ü. Florence Nightingale H. Y. O.
ÖZET
Amaç: Araştırma,
hemşirelik yüksekokulu öğrencileri ile tıp fakültesi öğrencilerinin çatışma
çözme eğilimlerini belirlemek ve bu iki meslek grubu adaylarının çatışma çözme
eğilimlerini karşılaştırmak amacıyla, tanımlayıcı karşılaştırmalı olarak
yapılmıştır.
Yöntem:
Araştırmanın evrenini, hemşirelik yüksekokulundaki ve tıp fakültesindeki tüm
öğrenciler oluşturmuştur. Hemşirelik yüksekokulundaki 359 öğrenci ve tıp
fakültesindeki 367 öğrenci örneklem kapsamına alınmıştır. Veri toplama aracı
olarak öğrencilerin sosyodemografik özelliklerini içeren soru formu ve çatışma
çözme eğilimi ölçeği kullanılmıştır. Verilerin değerlendirilmesinde yüzdelik
hesaplaması, bağımsız iki grup arasındaki farkın önemlilik testi ve tek yönlü
varyans analizi kullanılmıştır.
Bulgular ve Sonuç:
Araştırmadan elde edilen bulgulara göre, hemşirelik yüksekokulu
öğrencileriyle tıp fakültesi öğrencileri çatışma çözme eğilimleri açısından
karşılaştırıldığında aralarında anlamlı farklılıklar olduğu ve hemşirelik
yüksekokulu öğrencilerinin çatışma çözme eğilimlerinin, çatışma yaşayan kişiyi
anlamaya çalışmalarının, dinleme becerilerinin ve tarafların gereksinimlerine
odaklanmalarının yüksek düzeyde olduğu saptanmıştır.
Anahtar Kelimeler:
Çatışma çözme, Tıp fakültesi öğrencileri, Hemşirelik öğrencileri.
SUMMARY
To Compare The Tendency Confilict Solving Nursing
and Medical Students
Objective:
The research was conducted as a descriptive
comparative study in order to determine the tendency of conflict solving in
nursing and medical students and to compare their tendencies.
Method: The
universe of the study consisted of all students in medical school and scool of
nursing. The sample was constituted from 359 students from school of nursing and
367 students from medical school. As data collection tool, questionnaire
containing questions relate to socioeconomic characteristics of students and the
scale of tendency to conflict solving were used. Percentage, significancy test
between difference of two indepedent groups and one way ANOVA analysis were used
to evaluate data.
Findings and Conclusion:
As a result of findings, a significant difference for conflict
solving and were listening skills and focusing on needs of parties were better
in nursing students.
Key Words:
Conflict solving, Students of medical school, Nursing students.
ÜREME SAĞLIĞI HİZMETLERİNDE KALİTE GELİŞTİRME
Bil.Uz. Serap BAYRAM BULDUK
Yard. Doç. Dr. Nevin HOTUN ŞAHİN
İ.Ü. Florence Nigtingale Hemşirelik Yüksekokulu
ÖZET
Üreme sağlığı hizmetlerinde kalite, üreme sağlığı ve
aile planlaması hizmetlerinin temel elemanı olan yüksek kaliteli bakım alma
hakkına dayanan, birey merkezli bir yaklaşımdır. 1994 yılındaki Nüfus ve
Kalkınma Konferansında üremeye ilişkin haklar ve üreme, “insanların doyurucu ve
güvenli bir cinsel yaşamlarının olması, üreme yeteneğine ve bu yeteneği kullanma
zamanı ve sıklığı konusunda karar verme özgürlüğüne sahip olmaları” şeklinde
belirtilmiştir. Yapılan pek çok çalışma, üreme sağlığı hizmetlerinde kalite
geliştirme çabaları ile kontraseptif kullanımının arttığını, planlanmamış
gebeliklerin azaldığını göstermektedir. Üreme sağlığı hizmetlerinde, hizmetin
kalitesini değerlendirmek, yürütülen programla sunulan hizmetin ve sonuçta
beklenen etkilerin sağlanıp sağlanmadığının birlikte değerlendirildiği kapsamlı
bir yaklaşımdır. Hizmetin niteliğinin artırılması için üreme sağlığı hizmetleri
yaygın olarak sunulmalı, sağlık çalışanlarının bilgi ve becerisi yeterli hale
getirilmeli, hizmet sunumunda duyarlı davranılmalı, sürekli hizmet içi eğitim ve
hizmette standardizasyon sağlanmalıdır.
Anahtar Kelimeler:
Üreme sağlığı, Kalite geliştirme, Kaliteli bakım
SUMMARY
Improving The Quality Of Reproductive Heath
Service:
Quality in reproductive health
services is an individual-centered approach that is based on the right to
receive high quality care – which is the key element of reproductive health and
family planning services. In the Population and Development Conference (1994),
reproduction and rights regarding it had been defined as “one’s having a
satisfactory and safe reproductive life, and having the freedom to decide when
and how often to use this capacity”. Many studies have shown that the rate of
contraceptive use increased and the rate of unplanned pregnancies decreased as
attempts to develop reproductive health services are made. Assessment of the
quality of services offered in the reproductive health domain is an extensive
approach that takes into consideration both the employed program and its ability
to produce desired results. In order to establish high quality services;
reproductive health services should be widely available, the personnel offering
these services should have adequate knowledge and skills, care should be taken
when providing these services, and continuous in-service education and
standardization should be ensured.
Key Words:
Reproductive health, Improving of quality , Quality care
|