Hemşirelik Fakültesi Bülteni

Devamı için...

 

Hemşirelik Dergisi

Yard. Doç. Dr. M. Nihal Esin

İstanbul Üniversitesi  Hemşirelik Fakültesi

Abide-i Hürriyet  Cd. 34381 Şişli / İstanbul

Tel: 0212-440-00-00  27006 / 2701

Fax: 0-212-2244990

e-mail: iufnhd@istanbul.edu.tr

 

- Yazarlara Duyuru

- Yayın Onay Formu

 

- Sayılar

2002               

Sayı 49

 

2003

Sayı 50

Sayı 51

 

2004

Sayı 52

Sayı 53

 

2005

Sayı 54

Sayı 55

 

2006

Sayı 56

Sayı 57

 

2007

Sayı 58 (Tam metin)

Sayı 59 (Tam metin)

Sayı 60 (Tam metin)

 

2008

Sayı 61 (Tam metin)

Sayı 62 (Tam metin)

Sayı 63 (Tam metin)

Nevin KANAN

Editörden Okura

 

Hülya KAYA, Gülsün TAŞOCAK, Emine AKÇİN, Selda IŞIK, Bengisu ÇİĞDEM

Bir Eğitimci, Bir Hemşire, Bir Sevgi Lideri: Emel BERKAY

 

Semra ERDOĞAN, Nihal ESİN

Omaha Sisteminin Türkçe’ye Uyarlanması ve Halk Sağlığı Hemşireliği Eğitiminde Kullanılması

 

Selma DOĞAN, Meral KELLECİ

Fiziksel Hastalık Nedeniyle Hastanede Yatan Bireylerin Bazı Tanı Gruplarına Göre Umutsuzluk Düzeyi

 

Hülya KAYA, Ayla KEÇECİ

Bir Hemşirelik Yüksekokulu Öğrencilerinin Duygusal Zeka Düzeyleri

 

Saadet YAZICI

Hastanede Doğum Yapan Kadınların Eyleme Katılan Yakınları ve Eşlerine İlişkin Değerlendirmeleri

 

Ümran YEŞİLTEPE OSKAY

Klimakterium Döneminde Cinsellik

 

Sevgi ÖZSOY GÖKDEMİREL

Ülkemiz İçin Yeni Bir Gebelikten Korunma / Gebe Olabilme Yöntemi: Billings Ovulasyon Metodu

 

Nurten KAYA, Hatice KAYA, Kamerya BABADAĞ

Öğrencilerin Hemşirelik Süreci Formlarının Planlama Aşamasının İncelenmesi

 

Serap GÜNER, Neriman AKYOLCU

Cerrahi El Yıkamanın Ameliyathane Hemşirelerinin Ellerindeki Gram (-) ve Gra (+) Bakterilere Etkisi

 

Gülhan KUZU COŞANSU, Nursen NAHCİVAN

Erişkinlerde Diyabet Risk Faktörlerinin Belirlenmesi

 

Nurten KAYA

NANDA Hemşirelik Tanıları, Hemşirelik Bakım Sonuçları (NOC) ve Hemşirelik Girişimleri (NIC) Sınıflandırma Sistemlerinin İlişkisi

 

Şeyda SEREN, Ülkü BAYKAL

Hemşirelik Yüksekokulu Öğrencileri İle Tıp Fakültesi Öğrencilerinin Çatışma Çözme Eğilimlerinin Karşılaştırılması

 

Serap BAYRAM BULDUK, Nevin HOTUN ŞAHİN

Üreme Sağlığı Hizmetlerinde Kalite Geliştirme

 

 

OMAHA SİSTEMİ’NİN TÜRKÇE’YE UYARLANMASI VE TOPLUM SAĞLIĞI   HEMŞİRELİĞİ  EĞİTİMİNDE KULLANILMASI

 Prof. Dr Semra ERDOĞAN

Yard. Doç. Dr. Nihal ESİN

İ.Ü. Florence Nightingale Hemşirelik Yüksekokulu

 

ÖZET

Bu metodolojik ve tanımlayıcı çalışma, Omaha Sistemi’nin Türkçe formlarının geçerlik ve güvenirliğini sınamak, ve toplum sağlığı hemşireliği eğitiminde kullanarak yararlı olduğunu göstermek amacı ile yapıldı. Sistem önce bi-lingual çeviri, içerik geçerliği ve vaka çalışmaları ile Türk diline uyarlandı. Eğitilmiş 70 lisans öğrencisi 157 aile bireyinin sağlık problemleri ve hemşirelik girişimleri için Omaha Sistem’ini kullandı. Veriler üç aylık dönem içinde 378 ev ziyareti ile toplandı. Öğrencilerin uygulama aktiviteleri 332 hemşirelik tanısı ve 1783 hemşirelik girişimi kavramları ile açıklandı. Omaha Sistem problemlerinin %70’i, hemşirelik girişim kategorilerinin hepsi ve girişim hedeflerinin %48’i kullanıldı. Kodlayıcılar arası güvenirlik altı bağımsız öğrencinin kayıtları değerlendirilerek yapıldı. Median Kappa değerleri her bileşen için 0.70 ve üzerinde bulundu. Çalışmanın bulguları Omaha Sistem’in öğrenci eğitiminde kullanılabileceğini ve toplum sağlığı hemşireliği uygulamalarını tanımlamada yararlı olduğunu destekledi.

Anahtar Kelimeler: Hemşirelik uygulamaları sınıflaması, Omaha Sistem, Hemşirelikte Lisans Eğitimi, Aile Hemşireliği

 

SUMMARY

The Turkish Version of The Omaha System: In Use in the Community Nursing Baccalaureate Education

The purposes of this methodological and descriptive study were to examine the validity and reliability of the Turkish forms of the Omaha Systems and to demonstrate its convenience through its utilization in practice-based family nursing. The adaptation of the system to Turkish language was performed via bilingual translation, content validity and pilot tests. Seventy experienced baccalaureate nurses used the Omaha System in clinical practice settings for health problems of 157 individuals and for nursing interventions. Inter-rater reliability was tested on six independent students. The reliability scores  were at significant level when coding the records using the Omaha System. Data were gathered during 378 home visits performed.  Clinical practicum was explained with 332 problems, and 1783 nursing interventions terms. Seventy percent of the Omaha System problems, all intervention categories and 48% of the targets were used. The findings of the study supported the usefulness of the Omaha System in describing the practices of community health nursing.

Key words:   Nursing classification, Omaha System, Baccalaureate education,  Family nursing

 

FİZİKSEL HASTALIK NEDENİYLE HASTANEDE YATAN  BİREYLERİN

 BAZI TANI GRUPLARINA GÖRE UMUTSUZLUK DÜZEYLERİ

 Doç.Dr. Selma Doğan

Arş. Gör. Dr. Meral Kelleci

Cumhuriyet Üniversitesi Hemşirelik Yüksekokulu  Sivas

 

ÖZET

               Bu çalışma fiziksel bir hastalık nedeniyle hastanede yatan bireylerin umutsuzluk düzeylerini belirlemek amacıyla yapılmıştır.  Bir üniversite hastanesinin  çeşitli kliniklerinde yatan 189 hasta ile yürütülen çalışmada veri toplama aracı olarak,  Beck Umutsuzluk Ölçeği ve Kişisel Bilgi Formu kullanılmıştır.  Çalışmanın sonucunda;  kronik böbrek yetmezliği olan hastaların umutsuzluk düzeylerinin kanser ve diğer dahili hastalığı olan bireylere göre yüksek olduğu, cerrahi sorunları olan hastalarda ise umutsuzluğun en düşük düzeyde olduğu bulunmuştur. Umutsuzluk ileri yaşta, bağımlılık düzeyi yüksek, ikincil sağlık sorunları olan  hastalar ile yakınlarından destek almadığını belirtenlerde  yüksek bulunmuştur. Buna göre  umutsuzluğun, özellikle kronik böbrek yetmezliği gibi  hasta gruplarında değerlendirilmesinin sorunla başetmeyi güçlendirmek ve daha ileri sorunları önlemek açısından ele alınmasının önemli olduğu söylenebilir.

               Anahtar  Sözcükler: Fiziksel hastalık, umutsuzluk, hemşirelik

 

SUMMARY

Hopelessness Level Of  Inpatients  For  Some Physical Illness

This study has been carried out to determine hopelessness level of inpatients due to the physical diseases. The study was made on 189  medical inpatients. Data were collected by Beck Hopelessness Scale and Personal Data Form. According to the study, the  hopelessness score of  inpatient with the chronic renal disease were higher than patient who have cancer and other medical illness.  Also the  hopelessness score of inpatients who have surgical problems were found  at minimum level. We found that levels of hopelessness of  patients who have secondry    health problems, old and dependent   was significantly  higher  than other groups. And the hopelessness score of patients who don’t have support from relatives also were higher. This study  demostrated that it is important assesing  the hopelessness  in medicall inpatient groups with  chronic renal disease  and cancer  in terms of dealing with the problem and preventing more serious problems.

Key Words: Physical illness, hopelessness, nursing

 

BİR HEMŞİRELİK YÜKSEKOKULU ÖĞRENCİLERİNİN

DUYGUSAL ZEKA DÜZEYLERİ

Yard. Doç. Dr. Hülya KAYA

Bil.Uzm. Ayla KEÇECİ

İ.Ü. Florence Nightingale Hemşirelik Yüksekokulu

 

ÖZET

Son yıllarda gündemden düşmeyen duygusal zeka, bireysel ve mesleki yaşamda başarının belirleyicisi olarak ele alınmaktadır. Bu yaklaşım hemşirelik öğrencilerinin duygusal zeka ile ilgili yeterliliklere sahip olmalarını gerektirmektedir. Araştırma, İstanbul Üniversitesi Florence Nightingale Hemşirelik Yüksekokulu öğrencilerinin duygusal zeka düzeylerini belirlemek amacıyla tanımlayıcı nitelikte planlanmıştır. Araştırmada veriler, araştırmacılar tarafından literatür ışığında geliştirilen bilgi formu ve Hall (1999) tarafından geliştirilen, Ergin (1999)’in Türkçe geçerlik güvenirlik çalışmasını yaptığı,  Cronbach alpha sayısı  .84 olarak bulunan “Duygusal Zeka Değerlendirme Ölçeği” ile elde edilmiştir. Araştırmanın evrenini ve örneklemini İstanbul Üniversitesi Florence Nightingale Hemşirelik Yüksekokulu 2002-2003 Öğretim Yılı Güz Döneminde öğrenim gören 456 öğrenci oluşturmaktadır. Hedeflenen grubun % 74 (339 öğrenci)’üne ulaşılmıştır. Elde edilen veriler,  yüzdeleme, t-testi, varyans analizi (ANOVA) ve Tukey testleri kullanılarak değerlendirilmiş, sınıflar arasında duygusal zeka alt boyutlarında anlamlı bir fark olduğu ve çalışma durumunun duygusal zeka düzeyini olumlu yönde etkilediği belirlenmiştir.

                  Anahtar kelimeler:Duygusal zeka, Hemşirelik eğitimi.

 

SUMMARY

Emotıonal Intellıgence Levels Of College Of Nursıng Students

                  As one of the recent popular issue, the emotional intelligence has been discussed as a determining succes in people’s  personal and professional lives. This approach requires the competences associated with emotional intelligence of nursing students. This descriptive research was designed to determine emotional intelligence level of students of Florence Nightingale College of Nursing. Data were collected using of information form developed in the light of the literature by the researchers and “Emotional Intelligence Evaluation Scale” developed by Hall and of which Turkish adaptation was organized by Ergin (1999) It’s  reliability and validity  in Turkish was determined Cronbach Alpha as .84.

                  The universe and sample of the research was consisted of 456 students attended at Istanbul University Florence Nightingale College of Nursing in Fall semester 2002-2003 academic year. The final sample group was seventy-four percentage of the target number. The data were analyzed using percentage, t-test, variation analysis (ANOVA) and Tukey tests. According to the results of the research statistically significant relationships were found between the sub-dimensions of emotional intelligence of the students and grade and ıt was also found that working affected the level of emotional intelligence positively.   

Key words: Emotional ıntelligence, Nursing education.

 

HASTANEDE DOĞUM YAPAN KADINLARIN EYLEME KATILAN

YAKINLARI VE EŞLERİNE  İLİŞKİN GÖRÜŞLERİ

    Yard.Doç.Dr.Saadet YAZICI

İ.Ü Bakırköy Sağlık Yüksekokulu

 

ÖZET

Bu çalışma, hastanede doğum yapan kadınların eyleme katılan yakınlarına ve eşlerine ilişkin görüşlerini saptamak amacıyla yapılmıştır. Tanımlayıcı olarak yapılan araştırmanın örneklemini normal doğum için Trabzon Doğum ve Çocuk Bakımevi Hastanesi’ne başvuran 330 kadın  oluşturmuştur. Anket formu kullanılarak saptanan veriler, karşılıklı görüşme yöntemi ile elde edilmiş ve sonuçların  değerlendirilmesinde yüzdelik kullanılmıştır.

Doğum eylemi sırasında kadınların yanında genelde annelerinin kaldığı (%38.0) ve bunun doğum yapan kadınların tercihi olduğu saptanmıştır. Kadınların %83.3’ünün  doğum eylemi sırasında yakınlarını kendilerine destek olması için istedikleri saptanmıştır. Doğum sırasında eşinin yanında olmasını isteyen kadınların oranının %48.5 olduğu ve eşlerin %76.4’ünün dışarıda beklediği belirlenmiştir. Doğum eylemi sırasında eşi isteme nedenleri arasında; %44.4 oranında “destek olsun, elimi tutsun, benimle konuşsun” şeklinde ifadelerin yer aldığı belirlenmiştir. İstememe nedenleri arasında ise birinci sırada utanma ( %38.8 )’ nin yer aldığı görülmüştür.

Anahtar kelimeler: Doğum eylemi, Eyleme katılan yakınlar, Eşin desteği

 

SUMMARY

Opinions of relatives and husbands of women who attended to the birth action in the hospital.

This study has been held in order to determine the evaluations of husbands and relatives of women who gave birth in hospital. The descriptive sample of the research hes been selected 330 women applying to the hospital for normal birth. Percentace metod was used in the evaluation of the data, which was collected though asurvey form.

During birth the 38% of the women were with their mothers. This was the preference of the women giving birth. The 83.3% of the women wanted their relatives to be close to them for support.

The 48.5% of the women wished their husbands to be close to them during birth. The 51.5% did not wish their husbands to be close to them. The husbands of the  76.4%of the women waited outside the birth room. During labor pains, the 44.4% of the women wished their husbands to be close to them by explaining “as support, I want him to hold my hand and speak to me”. The 38.8% of the women explained that they did not want their husbands to be close to them by thought of “I feel ashamed, or religiously and supposedly forbidden”.

Keywords : Labor process, Persons attending the birth,  Support of husbands.

 

KLİMAKTERİUM DÖNEMİNDE CİNSELLİK

Dr. Ümran  Yeşiltepe OSKAY

İ.Ü.Florence Nightingale Hemşirelik Yüksekokulu

 

ÖZET

Menopozu da kapsayan klimakterium, hormonal değişikliklerin yanı sıra fizyolojik, psikolojik ve sosyal değişikliklerin de yaşandığı kritik bir yaşam evresidir. Cinsel yönden iyilik hali postmenopozal kadınlar için önemli bir sağlık göstergesidir. Klimakteriumda cinsel yaşamla ilgili bir çok sorun yaşanmaktadır. Cinsel istek azalması, orgazm sorunları ve disparoni en sık rastlanan şikâyetlerdir. Bu dönemde cinsellik yoğun olarak psikososyal faktörlerden etkilenmektedir. Hemşire bu sorunların giderilmesinde danışman olarak önemli role sahiptir.

Bu makalenin amacı  menopoz ve sonrasında kadınların yaşadıkları cinsel sorunları ve nedenlerini tanımlayarak,  bu sorunların  çözümünde neler yapılabileceği konusunda bilgi vermektir.

Anahtar Kelimeler: Klimakterium, Menopoz, Cinsellik.

 

SUMMARY

Sexuality in  Climacterium

Climacterium which includes menopause  is a critical life stage in which  hormonal changes, physiological, psychological and social changes are experienced. In climacterium, many problems about sexual life is experienced. Decrease in sexual desire, orgasmic problems and dyspareunia   are most common problems. Sexual wellness is an important indicator of health for postmenopausal women. In this term sexuality is affected by psycosocial factors. Nurse has an important   role as a counselor in solving these problems. This article defines sexual problems and their reasons  in menopause and postmenopausal women and gives information  about what can be done to solve these problems.

Key Words: Climacterium,  Menopause, Sexuality

 

ÜLKEMİZ İÇİN YENİ BİR GEBELİKTEN KORUNMA / GEBE OLABİLME YÖNTEMİ: BİLLİNGS OVULASYON METODU

Dr. Sevgi Özsoy GÖKDEMİREL

İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi

 

ÖZET

Doğal aile planlaması yöntemlerinden BOM 1970’lerden bu yana dünyada yaygın olarak kullanılmaktadır. Hem gebelikten korunma  hem de gebe kalabilme için kullanılabilen bu yöntemin, tıbbi yöntemler kadar da etkin olduğu araştırmalarla saptanmıştır. Ülkemizde de gebelikten korunmada çiftlerin en tercih ettiği yöntem  doğal ve geleneksel yöntemlerdir. BOM yönteminin bu gruba öğretilmesiyle doğal yöntemleri tercih eden çiftlerin ihtiyacı karşılanarak bu grupta sık görülen istenmeyen gebeliklerin de önlenmesi mümkündür. Metinde yöntem hakkında genel bir bilgi ve etkinlik durumu verilmiştir. Ayrıca, aile planlaması hizmeti sunan sağlık kuruluşlarında BOM eğitimi de verilmelisinin önemi, hemşire ve ebeye düşen sorumluluklar irdelenmiştir.

Anahtar Kelimeler: Doğal Aile Planlaması, Billings Ovulasyon Metodu, Servikal Mukus Metodu, Doğal Aile Planlaması Danışmanlığı.

 

SUMMARY

A New Method For Prevention / Achieve Of Pregnancy For Turkey:

Billings Ovulation Method

BOM is one of the natural family planning methods which used wide spread in the world since 1970. BOM can be used either preventing or achieving pregnancy and research has showed that it is as efficient as medical method. Couples often prefer natural and traditional methods in our country. We can prevent unexpected pregnancy and meet the needs of this group by teaching this method. A general information and efficacy situation about the method is given in this report. The responsibility of nurse and midwives and the importance of BOM education in the health care organizations which provide family planning services had been reviewed.

Key Words: Natural family planning, Billings Ovulation Method, servical mukus method, education of natural family planning.

 

 

ÖĞRENCİLERİN HEMŞİRELİK SÜRECİ FORMLARININ PLANLAMA AŞAMASININ İNCELENMESİ

 Dr. Nurten KAYA

Msc. Hatice KAYA

Prof. Dr. Kamerya BABADAĞ

İ.Ü. Florence Nıghtıngale Hemşirelik Yüksekokulu

 

ÖZET

Hemşirelik süreci, sağlıklı ya da hasta bireyin bakımında önemli bir yer tutmaktadır. Bunun yanı sıra uygulamada olduğu gibi eğitim-öğretimde de bütüncü yaklaşım aracı olarak kullanılmaktadır.

Bu araştırma, hemşirelik öğrencilerinin hemşirelik sürecinin planlama aşamasındaki, hemşirelik bakımı sonuçları ve hemşirelik girişimlerini incelemek amacı ile retrospektif olarak gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın verileri, Florence Nightingale Hemşirelik Yüksekokulu 1999-2000, 2000-2001, 2001-2002 Eğitim-Öğretim Yıllarındaki I. Sınıf Öğrencilerinin “Hemşirelik Esasları” Dersinin Klinik Uygulamasında yaptıkları toplam 330 hemşirelik süreci değerlendirilerek elde edilmiştir.

            İncelenen hemşirelik süreçlerinde 1284 beklenen hasta sonucu ve bunlara yönelik bir grup hemşirelik girişiminin yer aldığı saptanmıştır. Beklenen hasta sonuçlarında sadece  % 4.6 (n=59) oranında, hemşirelik girişimlerinde ise % 4 (n=51) oranında hata belirlenmiştir. Bu hataların yanlış terminolojinin kullanılması ya da terminolojik bütünlüğe uyulmaması, sınırlılıkları içinde/durumuna göre gibi genel ifadelerin kullanılması ve hemşirelik sürecinin aşamalarının karıştırılması olduğu saptanmıştır.

               Anahtar Kelimeler: Hemşirelik Süreci, Planlama Aşaması.

 

SUMMARY

 

İnvestigation of Planning Stage Of Student’s Nursıng Process Form

Nursing process has an important place in caring for healthy individuals/patient, and also being used as a means of education. This study has been conducted with the purpose of determining retrospectively during planning of nursing process, and to find out mistakes made by them. The data for this study have been gathered by evaluating the 330 nursing process undertaken during the clinical application of the course titled “Fundamentals of Nursing” by the first year students of Florence Nightingale Nursing School in the years of 1999-2000, 2000-2001, 2001-2002.

The nursing processes examined in this study included 1284 expected patient outcomes and related nursing interventions. 4.6%  (n=59) of expected patient outcomes and 4% (n=51) of nursing interventions was observed to be mistakes. The observed mistakes were of the type such as using terms that are not from the nursing terminology or lack of terminological integrity, using non-specific expressions in nursing outcomes (e.g. depending on, within limitations etc.), confusion between phases of nursing process.

Key Words: Nursing Process, Planning.

 

CERRAHİ EL YIKAMANIN

AMELİYATHANE HEMŞİRELERİNİN ELLERİNDEKİ

GRAM (-) VE GRAM (+) BAKTERİLERE ETKİSİ

 Bil.Uzm. Serap GÜNER

İ.Ü. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi

Prof. Dr. Neriman AKYOLCU

İ.Ü.Florence Nightingale Hemşirelik Yüksekokulu

 

ÖZET

 Çalışma, İ.Ü. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Ameliyathanelerinde çalışan hemşirelerin, ellerinde bulunan gram (gr) (-) ve gr (+) bakterilere, 5 dk’lık zaman yöntemi kullanılarak geliştirilen standart cerrahi el yıkama işleminin ne derece etkili olduğunu belirlemek amacıyla yarı deneysel olarak  gerçekleştirilmiştir. Çalışmamıza katılan 40 ameliyathane hemşiresine, uygulama öncesinde bir hafta süreyle cerrahi el yıkama standardına ilişkin eğitim verilmiş ve standart yazılı olarak dağıtılmıştır. İki aşamada gerçekleştirilen çalışmada, hemşirelerin herbirinin, cerrahi el yıkama öncesi ve sonrası ellerinde bulunan gr ( - ) ve gr ( + ) bakteri kolonileri incelenmiştir. Elde edilen veriler yüzdelik, Wilcoxon matched, Mc Nemar, Mann-WhitneyU ve Kruskal Wallis testleri kullanılarak değerlendirilmiştir.

Sonuç olarak; ameliyathanede çalışma süresinin artışının el yıkama davranışı üzerine olumlu etki yaptığı ve cerrahi el yıkamada ılık su kullanımının gr ( - ) ve gr ( + ) bakteri koloni sayısındaki azalmada soğuk suya göre daha etkili olduğu belirlenmiştir. Ayrıca, kontaminasyon olasılıkları elimine edilerek %7.5’lik povidone-iodine ( PVI )’li tek kullanımlık fırçalı-sünger kombinasyonunun fırçası ile sadece tırnakların fırçalanmasını ve süngeri ile ise dirseklerin 3-5 cm yukarısına kadar olan bölümün yıkanmasını içeren toplam 5 dakikalık cerrahi el yıkamanın ve doğru el kurulamanın eller üzerinde bulunan gr ( - ) ve gr ( + ) bakteri koloni sayısını  %64.7-69.4 oranında azalttığı görülmüştür.

Anahtar Kelimeler:Cerrahi el yıkama, Hastane infeksiyonları,Ameliyathane hemşireliği.

 

SUMMARY

Effect On The Gr(-) & Gr(+) Bacteria Of The Surgical Handwashing

The aim of this study is to investigate the efficency of the standard surgical hand washing process using 5 minute time procedure, against gr(-) & gr(+) bacteriae at operation room nurse’s hands.  This study had done in medical school of Cerrahpaşa, University of Istanbul.This study is done by semi experimental.

Before the study, 40 operation room nurses that included the study had performed educational program for one week ago. And standard written educational forms had given to them. At the two step investigation the gr(-) & gr(+) bacteria colonies taken from the hands of each nurses had studied. The data were interpreted by hisdeded Wilcoxon  matched, Mc Nemar, Mann-Whitney U and Kruskal Wallis tests.

Finally of the study ; it is found that the operation room nurses had been looking for the increase at time of study in operation room is seen to affect the handwashing behavior positively. The use of the warm water at surgical handwash is being detected more effective than use of cold water in decreasing the number of gr (-) & gr (+) colonies of bacteriae. Also it had been found that the number of colony of the gr (-) & gr (+) bacteriae decreases 64.7 %-69.4 % after five minute surgical hand washing including brushing of the nails and washing through 3-5 cm above the elbow with disposable sponge-brush combination including 7.5% PVI.

Key Words: Surgical handwashing, Hospital infections, Operation room nursing.

 

ERİŞKİNLERDE DİYABET RİSK FAKTÖRLERİNİN BELİRLENMESİ

 Bil.Uzm. Gülhan K. COŞANSU

Doç.Dr. Nursen Ö.NAHCİVAN

İ.Ü Florence Nightingale HYO Halk Sağlığı Hemşireliği ABD

                                             

ÖZET

Bu çalışmanın amacı erişkin bireylerin  diyabet risk faktörlerini belirlemek ve  risk faktörleri ile ilgili farkındalıklarını incelemektir. Bu tanımlayıcı çalışmanın örneklemini bir sağlık ocağına hizmet almak için başvuran  30 yaşın  üzerinde, diyabet tanısı almamış, akut bir hastalığı ve devam eden bir gebeliği olmayan  bireyler arasından olasılıksız örneklem yöntemi ile seçilen 140 kişi oluşturdu. Veriler görüşme formu , Diyabet Risk Testi ve Diyabet Riski Farkındalık Anketi  ile toplandı.  Diyabet riskleri ; yaş, beden kitle indeksi, bel kalça oranı, ailede diyabet öyküsü, fiziksel inaktivite, sigara içme alışkanlığı, hipertansiyon , kadınlarda iri bebek öyküsü ve kan şekeri düzeyi ile değerlendirildi. Diyabet risk testine göre 10 ve üstünde puan alanların diyabet yönünden  risk altında olduğu kabul edildi.  Buna göre grubun büyük bölümü (%75.7) yüksek riskli  ve  risk testi puan ortalaması 11.26±3.84 bulundu.  Yaş ortalaması  52.2±14.3 ve  %67.9’u kadın  olan örneklem grubunda en fazla görülen risk faktörleri sırasıyla;  Fiziksel inaktivite (iş aktivitesinde %96.4, boş zaman aktivitesinde %89.2), Hipertansiyon (%41.4), Obezite (%35.7), Yaş (65 yaşın üstü %27.9), Ailede diyabet öyküsü (%27.1) ve İri bebek öyküsü (%25.2)’ ile ilgili idi.  Çalışma grubunun diyabet riskleri  farkındalık puan ortalaması 10.7±2.7  (min:0- max:15) bulundu. Hipertansiyonu, ailede diyabet öyküsü olan ve diyabet kontrolü yaptıranların farkındalık puan ortalamaları anlamlı olarak yüksek bulundu.Çalışma bulguları diyabetin önlenmesini ve erken tanısını hedefleyen hemşirelik girişimlerinin önemini göstermiştir.

Anahtar Kelimeler: Diabetes mellitus, Risk faktörü, Farkındalık.

 

SUMMARY

Identification of Risk Factors For Type 2 Diabetes Mellitus

The purpose of this study was to examine the risk factors of diabetes in non-diabetic adults and to determine the extent to which these adults are aware of those risk factors. This descriptive study was carried out in a Primary Health Center and 140 people, aged 30 years and older, non-diabetic, not having had acute infectious disease and not pregnant were recruited using a convenience sampling method. An Interview Form, Diabetes Risk Test and Diabetes Risk Awareness Questionnaire were used for collecting data. Diabetes risk factors such as age, body mass index (BMI), waist-hip scale, family history of diabetes, physical inactivity, cigarette use, hypertension and to bear large baby (³ 4000 gr) among women were assessed with blood glucose level. Scores of 10 or higher from Diabetes Risk test was accepted as evidence of diabetes risk in this study with a majority of the sample  (75.7%) were in a high-risk group and an overall average score of 11.26±3.84. The mean age was 52.2±14.3 and most of the sample was women (67.9%). The major risk factors were physical inactivity (96.4 % in work activity, 89.2 % at leisure activity), Hypertension (41.4 %), Obesity (35.7 %), Age (27.9 % above 65), family history of diabetes (27.1 %) and to bear large baby  (25.2%) respectively. The average score for awareness of diabetes risk in this study was 10.7±2.7 (min:0- max: 15). Those individuals with hypertension, a family history of diabetes and who had had themselves tested for diabetes had significantly higher scores on the awareness test.. The findings highlight the importance of prevention and early detection of diabetes for nursing implications.

Keywords: Diabetes mellitus, Risk factors, Awareness

 

NANDA HEMŞİRELİK TANILARI, HEMŞİRELİK BAKIMININ SONUÇLARI (NOC) VE HEMŞİRELİK GİRİŞİMLERİ (NIC) SINIFLAMA SİSTEMLERİNİN İLİŞKİLENDİRİLMESİ

 Dr. Nurten KAYA

İ.Ü. Florence Nıghtıngale Hemşirelik Yüksekokulu

 

ÖZET

               Son yıllarda hemşirelikte ortak bir dilin gerekliliği birçok hemşirelik literatüründe vurgulanmaktadır. Bu makalede, American Nurses Association (ANA) tarafından kabul edilen üç hemşirelik dilinin birlikte kullanımı tanımlanmaktadır. Bu üç dil “North American Nursing Diagnosis Association (NANDA) tarafından geliştirilen hemşirelik tanıları, Hemşirelik Bakımının Sonuçları (Nursing Outcomes Classification-NOC), Hemşirelik Girişimleri (Nursing Interventions Classification-NIC) sınıflama sistemlerinden” oluşmaktadır. Ortak hemşirelik dilleri ve bu dillerin ilişkilendirilmesi; elektronik hemşirelik bilgi sistemlerinin geliştirilmesini kolaylaştırabilmekte, hemşire eğitimcilerin müfredat programları geliştirmelerine ve öğrencilere klinik karar vermeyi öğretmelerine katkı sağlayabilmekte ve hemşire araştırmacıların hemşirelik uygulamalarını değerlendirebilmelerine yardım etmektedir.

Literatürlerde yer alan hemşirelik sınıflama sistemleri arasındaki ilişkilendirmeler öneri niteliğindedir ve hemşirenin klinik kararı olarak düşünülmemelidir. Sözkonusu literatürlerde, hasta / sağlıklı bireyin durumuna bağlı olarak NANDA tanısına yönelik önerilen NOC ve NIC sınıflama sistemlerinin yerine, bireye özgü olanların kullanılabileceği vurgulanmaktadır. Bu konuda hemşirelerin bilmesi gereken nokta NANDA-NOC-NIC dilleri arasında nasıl bağlantı yapılacağı ve bireyin bakımı planlanırken bu üç dilin birlikte nasıl kullanılacağıdır.    

               Anahtar Kelimeler: NANDA, NOC, NIC, İlişkilendirme.

 

SUMMARY

Development of the Links Between NANDA Nursing Diagnoses, Nursing Outcomes Classification (NOC) and Nursing Interventions Classification (NIC)

For several years, the need for uniform or standardized nursing languages has been discussed in nursing literature. This article describes linkages between three of the standardized languages recognized by the American Nurses Association (ANA): the diagnoses developed by the North American Nursing Diagnosis Association (NANDA), the interventions of the Nursing Interventions Classification (NIC), and the outcomes of the Nursing Outcomes Classification (NOC). Standardized nursing languages and linkages of these languages can facilitate development for electronic nursing information systems. They can also assist educators in teaching clinical decision making and developing curricula and can be used by researchers to test interventions.

The linkages in literature are not meant to be prescriptive and do not replace the clinical judgment of the practitioner. The linkages presented here illustrate how three distinct nursing languages can be connected and used together when planning care for an individual patient.

Key words: NANDA, NOC, NIC, Linkages.

 

HEMŞİRELİK YÜKSEKOKULU ÖĞRENCİLERİ İLE TIP FAKÜLTESİ ÖĞRENCİLERİNİN ÇATIŞMA ÇÖZME EĞİLİMLERİNİN KARŞILAŞTIRILMASI

 Bil. Uzm. Şeyda SEREN

Yard. Doç. Dr. Ülkü BAYKAL

İ.Ü. Florence Nightingale H. Y. O.

 ÖZET

Amaç: Araştırma, hemşirelik yüksekokulu öğrencileri ile tıp fakültesi öğrencilerinin çatışma çözme eğilimlerini belirlemek ve bu iki meslek grubu adaylarının çatışma çözme eğilimlerini karşılaştırmak amacıyla, tanımlayıcı karşılaştırmalı olarak yapılmıştır.

Yöntem: Araştırmanın evrenini, hemşirelik yüksekokulundaki ve tıp fakültesindeki tüm öğrenciler oluşturmuştur. Hemşirelik yüksekokulundaki 359 öğrenci ve tıp fakültesindeki 367 öğrenci örneklem kapsamına alınmıştır. Veri toplama aracı olarak öğrencilerin sosyodemografik özelliklerini içeren soru formu ve çatışma çözme eğilimi ölçeği kullanılmıştır. Verilerin değerlendirilmesinde yüzdelik hesaplaması, bağımsız iki grup arasındaki farkın önemlilik testi ve tek yönlü varyans analizi kullanılmıştır.

Bulgular ve Sonuç: Araştırmadan elde edilen bulgulara göre, hemşirelik yüksekokulu öğrencileriyle tıp fakültesi öğrencileri çatışma çözme eğilimleri açısından karşılaştırıldığında aralarında anlamlı farklılıklar olduğu ve hemşirelik yüksekokulu öğrencilerinin çatışma çözme eğilimlerinin, çatışma yaşayan kişiyi anlamaya çalışmalarının, dinleme becerilerinin ve tarafların gereksinimlerine odaklanmalarının yüksek düzeyde olduğu saptanmıştır.

Anahtar Kelimeler: Çatışma çözme, Tıp fakültesi öğrencileri, Hemşirelik öğrencileri.

 

SUMMARY

To Compare The Tendency Confilict Solving Nursing and Medical Students

 Objective: The research was conducted as a descriptive comparative study in order to determine the tendency of conflict solving in nursing and medical students and to compare their tendencies.

Method: The universe of the study consisted of all students in medical school and scool of nursing. The sample was constituted from 359 students from school of nursing and 367 students from medical school. As data collection tool, questionnaire containing questions relate to socioeconomic characteristics of students and the scale of tendency to conflict solving were used. Percentage, significancy test between difference of two indepedent groups and one way ANOVA analysis were used to evaluate data.

Findings and Conclusion: As a result of findings, a significant difference for conflict solving and were listening skills and focusing on needs of parties were better in nursing students.

Key Words: Conflict solving, Students of medical school, Nursing students.

 

 

ÜREME SAĞLIĞI HİZMETLERİNDE KALİTE GELİŞTİRME

 Bil.Uz. Serap BAYRAM BULDUK

Yard. Doç. Dr. Nevin HOTUN ŞAHİN

İ.Ü. Florence Nigtingale Hemşirelik Yüksekokulu

                                             

ÖZET

Üreme sağlığı hizmetlerinde kalite, üreme sağlığı ve aile planlaması hizmetlerinin temel elemanı olan yüksek kaliteli bakım alma hakkına dayanan, birey merkezli bir yaklaşımdır. 1994 yılındaki Nüfus ve Kalkınma Konferansında üremeye ilişkin haklar ve üreme, “insanların doyurucu ve güvenli bir cinsel yaşamlarının olması, üreme yeteneğine ve bu yeteneği kullanma zamanı ve sıklığı konusunda karar verme özgürlüğüne sahip olmaları” şeklinde belirtilmiştir. Yapılan pek çok çalışma, üreme sağlığı hizmetlerinde kalite geliştirme çabaları ile kontraseptif kullanımının arttığını, planlanmamış gebeliklerin azaldığını göstermektedir. Üreme sağlığı hizmetlerinde, hizmetin kalitesini değerlendirmek, yürütülen programla sunulan hizmetin ve sonuçta beklenen etkilerin sağlanıp sağlanmadığının birlikte değerlendirildiği kapsamlı bir yaklaşımdır. Hizmetin niteliğinin artırılması için üreme sağlığı  hizmetleri yaygın olarak sunulmalı, sağlık çalışanlarının bilgi ve becerisi yeterli hale getirilmeli, hizmet sunumunda duyarlı davranılmalı, sürekli hizmet içi eğitim ve hizmette standardizasyon sağlanmalıdır.

Anahtar Kelimeler: Üreme sağlığı, Kalite geliştirme, Kaliteli bakım

 

SUMMARY

Improving The Quality Of Reproductive Heath Service:

Quality in reproductive health services is an individual-centered approach that is based on the right to receive high quality care – which is the key element of reproductive health and family planning services. In the Population and Development Conference (1994), reproduction and rights regarding it had been defined as “one’s having a satisfactory and safe reproductive life, and having the freedom to decide when and how often to use this capacity”. Many studies have shown that the rate of contraceptive use increased and the rate of unplanned pregnancies decreased as attempts to develop reproductive health services are made. Assessment of the quality of services offered in the reproductive health domain is an extensive approach that takes into consideration both the employed program and its ability to produce desired results. In order to establish high quality services; reproductive health services should be widely available, the personnel offering these services should have adequate knowledge and skills, care should be taken when providing these services, and continuous in-service education and standardization should be ensured.

Key Words: Reproductive health, Improving of quality , Quality care

 

Copyright © 2011 İstanbul Üniversitesi Hemşirelik Fakültesi.  Tüm haklar saklıdır.