|
|
|
****JavaScript based drop down DHTML menu generated by NavStudio. (OpenCube Inc. - http://www.opencube.com)****
|
İ.Ü. SBF Dergisi Sayı 32
SİYASET
BİLİMİ VE ULUSLARARASI İLİŞKİLER
ENEMY IMAGES AND CONFLICT Yrd.Doç.Dr.
Muzaffer Ercan Yılmaz Abstract This work provides an analytical discussion for commonly-held negative stereotypes in conflict situations, known as enemy images. It emphasizes that enemy images cerate serious obstacles to conflict resolution by creating psychological barriers between the parties and making them cognitively antagonistic to each other. Therefore, removing hostile images must be a first priority on the way to resolving a conflict. The underlying causes of enemy images, their impact on the behaviors of conflicting parties and strategies utilized to remove such images are discussed, in that order. Special attention is given to the need for a comprehensive effort to cope with enemy images.
Keywords: Conflict, Stereotype, Image, Resolution
HASMANE ÖNYARGILAR VE UYUŞMAZLIKÖzet Bu çalışma sosyal ve uluslararası uyuşmazlıklarda çok sık gözlenen hasmane önyargılara ilişkin analitik bir tartışma sunmaktadır. Çalışmada vurgulanan ana tema hasmane önyargıların uyuşmazlığa taraf partiler arasında psikolojik bariyerler yaratarak çözümü zora soktuğu, bu sebeple ortadan kaldırılmalarının öncelikli bir zorunluluk olduğudur. Sırasıyla hasmane önyargıların nedenleri, uyuşmazlığa taraf partiler üzerindeki olumsuz etkileri ve bunlarla mücadele yolları ele alınmaktadır. Ayrıca negatif önyargıların çok boyutlu bir sorun olduğu, bu yüzden de çok yönlü bir mücadele ortaya konması gereğinin altı çizilmektedir. Anahtar Kelimeler :
Uyuşmazlık, Önyargı, İmaj, Çözüm
AVRUPA BİRLİĞİ ANAYASAL DÜZENİNDE TEMEL HAKLARIN SERÜVENİ
Dr.
Engin Selçuk
Temel haklar koruma
düzeninin özerkliğinin ilk koşulu, o hukuksal düzeni oluşturan normların, yorum
ve uygulamasında dışsal bir yargısal denetim sistemine tabi tutulmamasıdır.
İkinci koşulu ise, gene aynı hukuksal düzenin dışsal normlar ya da prensiplere başvuruyu gerektirmeyecek ölçüde kendine
yetmesidir. Amsterdam ve sonrası, Birlik’i
kuran politik iradenin özerkliğe ilişkin bu iki koşul üzerinde Luxembourg Mahkemesi jürisprüdansı
ile örtüştüğü gözlenir. Bu örtüşme ile
yapılmak istenen belki de Topluluk'u, artık dış
kaynaklı genlerle aşılanmaya gereksinim duymayacak ölçüde kendi genetik
yapısına uygun iç kaynaklı kurumsal ve normatif cihazlarla donatmaktır. 29 Ekim
2004 tarihinde imzalanan “Avrupa Anayasal Antlaşması” da Amsterdam’dan
devraldığı özerklik temasını bir adım ileriye taşımaktadır.
Anahtar Kelimeler: Temel haklar, Temel Haklar Şartı, Avrupa
Birliği Anayasal Antlaşması, İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesi, Avrupa
Topluluklar Mahkemesi
Abstract
Keywords: Fundamental Rights,
The Charter Of Fundamental Rights, The Constitutional Treaty Of The European
Union, The European Convention On Human Rights, The
Court Of Justice Of The European Communities.
İKTİSAT – MALİYE - İŞLETME
ÇOK ULUSLU İŞLETMELERİN FAALİYET GÖSTERDİKLERİ ÜLKELERDE KARŞILAŞABİLECEKLERİ MUHASEBE SORUNLARI
Doç.Dr . Turgut Çürük, Doç.Dr. Zeki Doğan,
Uluslar
arası alanda yaşanan ekonomik gelişmeler, birden fazla ülkede faaliyet gösteren
işletmelerin oluşmasını sağlamış olup bu işletmelerin sayısı özellikle son 30
yıl içerisinde önemli ölçüde artmıştır. Çok uluslu işletme olarak tanımlanan bu
işletmeler, dünyayı tek bir pazar olarak görmeye başlamışlar ve ülke farkı
gözetmeksizin imkanlarının el verdiği ölçüde ülke dışına yayılıp,
faaliyetlerini geliştirmeye başlamışlardır.
Fakat, uluslararası alanda farklı ekonomik düzen, politik koşullar,
yasalar ve kültürler içinde faaliyet
gösteren bu işletmeler bir çok sorunla karşılaşmaktadırlar. Çok uluslu
işletmelerin karşılaştıkları bu sorunlar;
pazarlama, üretim, yönetim, finansman, personel, muhasebe vb. sorunlar
olarak sınıflandırılmaktadır. Bu
araştırmada, çok uluslu işletmelerin karşılaştıkları muhasebe sorunları,
Türkiye’de faaliyet gösteren çok uluslu işletmelere ait bağlı işletmelere
uygulanan anket sonuçlarından elde edilen veriler analiz edilerek,
değerlendirilmiştir.
Anahtar Kelimeler: Çok Uluslu
İşletme, Çok Uluslu İşletmelerin Problemleri, Muhasebe Problemleri.
Abstract World-wide globalisation of economies let the establishment of componies operating more than one country and number of these companies have increased significantly, particularly, over the last two decates. These companies, called as “multinational or international” companies, consider world as a single market and have been expending their activities to the other countries. However, companies operating different economic system, politicial conditions, legal system and culture, face a number of problems. These problems can be clasified as marketing, organisation, production, management, finance, personal, accounting etc. This research assesses the accounting problems that multinational companies are facing, by analysing the data optained from the questionaire survey applied to the multinational companies operating in Turkey.
Keywords:
Mutinational Companies, Problems Of
Multinational Companies, Accounting
Problems
ENFLASYON HEDEFLEMESİ VE TÜRKİYE’DE ENFLASYON HEDEFLEMESİNE GEÇİŞ BAĞLAMINDA KAMU DİNAMİKLERİ BASKISI...
Yrd.Doç.Dr. Binhan Elif Yılmaz Son yıllarda para politikasının teorideki ve uygulamadaki önemli gelişmelerinden biri de enflasyon hedeflemesi olmuştur. Enflasyon hedeflemesinin önkoşulları üç gruba ayrılabilir. İlki, Merkez Bankası’nın bağımsızlığıdır. İkinci koşul, para politikasının maliye politikasının baskısı altında olmamasıdır. Üçüncü koşul da, finansal sistemin yeterince gelişmiş ve rejimin gereklerini karşılayacak kadar istikrarlı olmasıdır. Enflasyon hedeflemesi rejiminde para ve maliye politikalarının amaçları arasında örtük bir ilişki vardır. Maliye politikası ve kamu borç yönetimi enflasyon hedeflemesinin gerçekleştirilmesinde koordineli bir şekilde çalışmalıdır. Aşırı kamu borç yükü gelecek enflasyon beklentileri üzerinde etki yaparak, Merkez Bankası’nın enflasyon hedefini tutturmasını zorlaştırır. Yüksek faiz oranlarının sonucu olarak devletin hem borç servis yükü hem de borç stoku artarak borç kısır döngüsü ile sonuçlanır.
Anahtar Kelimeler: Enflasyon Hedeflemesi, Merkez Bankasının Bağımsızlığı, Mali Baskınlık
AbstractOne of the most significant developments in the theory and practice of monetary policy in recent years has been inflation targeting. The initial conditions in support of an inflation targeting framework can be divided into three groups. First condition is the independence of central bank. Second condition that monetary policy should not be dominated by fiscal policy. Third condition that the financal system should be sufficiently well-developed and stable enough to implement the framework. In a inflation targeting regime, there is also an implicit interaction between the goals of monetary and fiscal policy. Fiscal policy and public debt management activities should be coordinated in support of the inflation targeting. An excessively large stock of public debt may create expectations of future inflation which make it more difficult for the central bank to achieve the inflation target, the resultant higher interest rates may also increase the debt servicing burden for the government and add to the stock of debt resulting in vicious circle of higher interest rates and higher debt.
Keywords : Inflation Targeting, Independence Of Central Bank, Fiscal Dominance.
Yrd.Doç.Dr. Filiz Giray
Özet Yeni bir fenomen olmayan yolsuzluğa, son yıllarda artan bir ilgi sözkonusudur. Farklı tanımları yapılan yolsuzluk, en yaygın ve basit şekliyle özel çıkar için kamu gücünün suistimal edilmesi olarak tanımlanabilir. Bu Dünya Bankasının kullandığı bir tanımdır. Özellikle 1990’lı yıllardan sonra tüm gelişmiş-gelişmekte olan ülkelerin yolsuzluğa daha fazla önem vermelerinin çeşitli nedenleri bulunmaktadır.Yolsuzluk tek bir faktörle açıklanamayacak kadar karmaşık bir yapıya sahiptir. Bu karmaşık yapıyı açıklamak üzere geliştirilen, yolsuzluğu teşvik edici faktörler iki ana başlıkta toplanabilir. Bunlar; doğrudan faktörler (hukuki düzenlemeler ve izinler, vergileme yapısı, harcama kararları, piyasa fiyatının altında mal ve hizmet sunumu gibi) ve dolaylı faktörlerdir (bürokrasinin niteliği, kamu sektörü ücret düzeyi, ceza sistemi gibi). Yolsuzluğun birtakım ekonomik, mali, sosyal ve siyasal etkileri vardır. Ayrıca yolsuzluk düzeyinin gelişmekte olan ülkelerde, gelişmiş ülkelere göre daha yüksek olduğu görülmektedir. Bu alanda yapılan çeşitli araştırmalar, vergi yapısının yolsuzluğa neden olan bir faktör olduğunu göstermektedirler. Aynı zamanda vergileme alanında yolsuzluk da vergi gelirlerini olumsuz yönde etkilemektedir. Yüksek yolsuzluk düzeyine sahip ülkelerde tahsil edilen vergilerin GSYİH içindeki payı (diğer faktörler veri iken) daha düşük olmaktadır. Bu çalışmada Türkiye’de yolsuzluk ve vergi yapısı arasındaki ilişkisiyi göstermeye yardımcı olan bir ampirik çalışmaya ve yolsuzluğa karşı alınması gereken temel önlemlere yer verilmektedir.
Anahtar Kelimeler: Yolsuzluk, Vergi Kaçakçılığı, Saydamlık, Vergi Yapısı. CORRUPTION AND EFFECTS ON
TAX STRUCTURE Abstract
Corruption hasn’t a new
phenomenon, but in recent years İt has attracted increasing attention.
Corruption which has been defined in many different ways, that is the abuse of
public power for private benefit. This is the definition used by the World
Bank. Especially in the decade of the 1990s, the fact that corruption has attracted
a great deal of attention in developed - developing countries has based on many
reasons. Corruption has so a complex structure that it hasn’t been explained
only one factor. The improved factors that promote for corruption of explaining
this complex strucutre can gather two main titles: Direct factors (regulations
in law and authorizations, tax structure, spending decisions, provision for
goods and services at below market prices etc.) and indirect factors (Quality
of the bureaucracy, level of public sector wages, penalty system etc.) Also,
corruption includes many economic, financial, social and politics effects. It
is showed that corruption level is higher in developing countries than
developed countries. In this area, various invetigations on curruption are
showed that tax structure is one of factor to be causing corruption. At the
same time, it has been indicated that tax revenue are influenced negatively by
the level of corruption in taxation. Countries with high level of corruption
have lower collection of tax revenue in relation to GDP (given other factors).
This paper presents relationship between
corruption and tax structure as empirical study for Turkey. In addition, given
main measures against corruption have taken place in this paper.
Keywords: Corruption , Tax Evasion, Transparency, Tax Structure.
Yrd.Doç.Dr. Veysel Eren, Yrd.Doç.Dr. Ufuk Durna
Gelişen
bilgi ve iletişim teknolojileri, giderek ekonomik ve sosyal hayatın vazgeçilmez
bir parçası olmakta, bunun sonucunda günümüz insanının devletten beklentileri
daha da artmakta ve devletin bu
gelişmeye ayak uydurması modern yönetimin bir gereği haline gelmektedir. Bir
yandan merkezi yönetim ve yerel yönetim arasındaki yetki ve sorumluluk
paylaşımı, diğer yandan da devlet, özel teşebbüs ve yurttaş arasındaki
ilişkilerin boyutu daha etkin iletişim ve bilgi işlem araçlarının
kullanılmasını zorunlu hale getirmektedir. Modern devlet anlayışının günümüzde
en önemli göstergeleri arasında, devletin iç işleyişini online
hale getirmesi, kamu hizmetlerini yurttaşlara dijital ortamda sunması ve
bilişim teknolojilerini kullanarak bürokratik işlemleri en aza indirmesi yer
almaktadır.Bu çalışmada, e-devletin çeşitli tanımaları, ortaya çıkış nedenleri,
ne tür gelişmelere yol açabileceği ve hangi alanlarda etkili olabileceği bir
model çerçevesinde ele alınmıştır. Modelde, e-devleti ortaya çıkaran etkenler
ve teşvik edici unsurlar; e-devlette rol alan yurttaş, işletme, lobi, dernek ve
diğer sivil toplum örgütlerinden oluşan aktörler; politik çevre, teknoloji,
hukuk, finansman, kamusallık, dışarıyla işbirliği, örgüt yapısı ve personel
gibi etkileşim dinamikleri ele alınarak incelenmiş; e-demokrasi ve e-idare ile
ilgili olarak e-devlet uygulamaları üzerinde durulmuştur.
Anahtar Kelimeler: E-Devlet, E-Demokrasi, E-İdare, Bilgi
Ve İletişim Teknolojileri, Bürokrasi.
Abstract
Keywords: E-Government, E-Democracy, E-Administration, Information And Communication Technologies, Bureaucracy.
SOSYAL SİYASET
YENİLİKÇİ İŞ DAVRANIŞI VE ÇALIŞANLARIN ADALET ALGILARI ARASINDAKİ İLİŞKİLER ÜZERİNE BANKACILIK SEKTÖRÜNDE YAPILAN ÇALIŞMA Doç.Dr . Adnan Ceylan, Dz.Yzb. Soner Özbal
Özet
Günümüzde teknolojinin hızlı gelişimi,
örgütlerin stratejilerini de önemli derecede etkilemiştir. Teknolojik
gelişmelere paralel olarak örgütlerin gelişmeye açık olmaları zorunluluk haline
gelmiştir. Bu gelişmeler doğrultusunda örgütte yer alan bireylerin
davranışlarında da önemli değişiklikler gözlenmektedir. Bu değişikliklerden
biri de işyerindeki yenilikçi iş davranışının ortaya çıkmasıdır.Örgütlerin önem
vermesi gereken bir diğer konu ise çalışanların adalet algılamalarıdır.
Çalışanlar örgüt içinde görevlerini yerine getirirken karşılığında bazı
beklentilerin gerçekleştirilmesini isterler. Çalışanların beklentilerinin, yani
çaba-ödül beklentileri, örgüt tarafından karşılanırken adaletli davranılması,
çalışanlar açısından dikkat edilen bir konudur. Adaletli davranılması birey açısından
ne kadar önemliyse, örgüt veya grup tarafından da aynı derecede önem
taşımaktadır. Adalet algıları tatmin edilen çalışanlar, ağır işyükünün üstesinden gelmek için daha istekli hale
gelmektedirler. Böylece işyerindeki sorunları çözmeye ve yenilikçi iş
davranışlarında bulunmaya istekli olmaktadırlar.Bu düşünceler ışığında yapılan
araştırma aşağıda sunulmuştur. Araştırmanın ilk bölümünde literatürde bulunan
adalet algıları ve yenilikçi iş davranışı ile ilgili çalışma ve bulgulara yer
verilmiştir. İkinci bölümde ise araştırmanın metodolojisi üzerinde durulmuştur.
Sonuç bölümünde ise araştırmanın sonuçları ve tartışmalar yer almaktadır. Anahtar Kelimeler: Yenilikçi İş Davranışı, Dağıtımsal Adalet Algıları, Prosedürel Adalet Algıları, Eşitlik Teorisi.A STUDY IN BANKING ABOUT THE RELATIONSHIP BETWEEN THE FAIRNESS PERCEPTIONS AND THE INNOVATIVE WORK BEHAVIOUR Abstract Nowadays, technological development affected importantly the strategies of the organizations. On account of the technological developments, it became an obligation to be accessible to development for the organization. Along with the technological developments, individual behaviors in an organization change day by day. One of these changes is innovative work behavior of the employee.One of the important point that the organizations has to consider is the fairness perceptions of the employees. When the employees worked in an organization, they want to be meeted their expectations. When expectations of the employees are meeted with some rewards by the managers in the organization; beıng fairness perceptions about the reward system became important for the employee.The employees whom the fairness perceptions were satisfied became more desirous to cope with the heavy workload. Thus; they are willingness to solve the problems about their job and are willingness for the innovative work behavior in their organization.In this concept, in the first part of the study, the definitions related to the innovative work behavior and the perceptions of fairness are included with literature review. In the second part, information about the study method is given. Finally, the findings and discussions are given. The most important finding of the study is that is important for the employees to join the organizational processes and that increased behavior of taking responsisbility for gives some help for the innovative work behavior. Keywords : Innovative Work Behavior, Distributive Fairness, Procedurel Fairness, Equity Theory
ÇALIŞAN KADININ SORUNU: ÇATIŞAN ROLLER, SORUMLULUKLAR VE BEKLENTİLER:GIDA SEKTÖRÜ ÖRNEĞİ
Yrd.Doç.Dr. Fatma Fidan
İş ve aile insan yaşamının iki önemli
alanını oluşturmakta ve bunlara ilişkin beklenti ve sorumluluklar sık sık çatışmaktadır. Yaşam; çatışma, sorumluluk ve
beklentilerle doludur. Bu nedenle iş/yaşam dengesi toplumda birincil konulardan biri olmaya başlamıştır.İş aile
çatışması özellikle kadınlar açısından önemli bir olgu olarak
belirginleşmektedir. Bu çalışma, kadının açısından iş aile çatışmasının
etkilerini, çatışmanın doğasını ve etkilerini
bertaraf edebilme yollarını araştırmaktadır. Bu çalışma, gıda sektöründe 300 kadın
üzerinde gerçekleştirilmiştir.
Anahtar
Kelimeler:
Kadınlar,
İş/Aile Çatışması, İş/Yaşam Dengesi.
Abstract
Work and family are two
most important aspects of people’s lives and then
often conflict. In life; filled with conflicting, responsibilities and commitmens. Work/life balances has become a pre-dominant issue in society. The existence
of the major work-family conflicts
affecting women’s. This study examined
the effects of work-family conflict,
the nature of that conflict and
its effects on managers in life working women’s. This study explored
the experience of 300 women in food sector.
Keywords: Women, Work/Family Conflict, Work/life Balance. |
|
[Ana Sayfa]  [English]  [Tanıtım]  [Fakülte Yönetimi]  [Akademik Kadro]  [Bölümler]  [Lisansüstü Eğitim]  [Öğrenci Hizmetleri]   [Fakültede Yaşam]  [Akademik Takvim]  [Yönetmelikler]  [SBF Dergisi]  [Kütüphane]  [Akademik Duyurular]  [Linkler]  [İletişim] |
|
İstanbul Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Beyazıt 34116 İSTANBUL Telefon: (0212) 440 00 00 Faks: (0212) 440 02 03-04 Sitemize http://www.sbf.istanbul.edu.tr adresini kullanarak da girebilirsiniz Bu sayfa en iyi 1024*768 ekran çözünürlüğünde, 16K renk ile Internet Explorer 5.0 ve üzeri tarayıcıları tarafından görüntülenir. Webmaster: Selim YAZICI & Emre AYKOÇ © 2007 DHTML Menu / JavaScript Menu Powered By OpenCube |