İ.Ü.Siyasal Bilgiler
Fakültesi Dergisi
No: 23-24 (Ekim
2000-Mart 2001)
DİJİTAL
MARKALAR YARATMAK*
Çeviren: Arş.Gör.Dr.
Selim YAZICI**
Günümüzde
internet üzerinde, çeşitli sektörlerde her geçen gün birbiri ardına yeni ürün
markalarının ortaya çıktığı, bu ürünleri satın alan müşteri sayısının hızla
arttığı ve yerleşik markaları tehdit ettiği gözlenmektedir (Şekil 1). Bunun
nedenini markalara bağlamaktansa, marka yöneticilerinin çabalarında aramak
gerekmektedir.

Pazarlamacılar markayı geleneksel olarak: ürün veya hizmetin tüketicinin
zihninde oluşturduğu kişilik (personality), sunuş (presence) ve performansın
(performance) toplamı şeklinde tanımlamaktadırlar.[1] Bu “3P” aynı
zamanda, internet üzerinden pazarlama için de geçerlidir. Dijital marka
tasarımcıları, bunlara ek olarak, tüketicilerin ürünle tanışıp, ürünün satın
alınmasından teslimatına ve daha sonrasına uzanan bilgisayar ve internet
tecrübelerini de yönetmek durumundadırlar. Dijital marka tasarımcıları, ürünün
markasının tüketici tarafından algılanması açısından, tüketicilerin internet
tecrübelerine önem vermek zorundadırlar.
Şu örneği inceleyelim. Bir tüketici, mağazadan ruj satın alıp, mağazada
istenmeyen herhangi bir durumla karşılaştığında, üreticiden çok mağazayı ve
elemanlarını suçlar. Ancak tüketici, aynı ürünü Procter&Gamble’ın
Reflect.com internet sitesinden satın aldığında, bu suçlamalar direkt
olarak P&G markasına yönelecektir. Bu nedenle internet üzerinde
pazarlama yapanların amacı, geleneksel anlamda marka yaratmaktan çok, internet
üzerinde tam ve bütünsel bir tatmin yaratan tecrübeler oluşturmaya doğru
yönelmelidir.
Bugün özellikle, deneyimleri sadece geleneksel pazarlama anlayışı ile
sınırlı kalan çoğu pazarlamacı, internet üzerinde marka yaratmanın ötesindeki
amaçlara ulaşmak için gerekli somut metotların eksikliği ile karşı
karşıyadırlar. Bu anlayış içindeki pazarlamacılar, müşterilere yaptıkları
vaatleri yerine getirmek için, öncelikle iyi bir web sayfası tasarlamak ve yeni
bir ekonomik model oluşturmak zorundadırlar. Bu üç eleman, yani vaatler, iyi bir
web sayfası tasarımı ve ekonomik model, internet üzerinde başarılı bir iş veya
dijital marka yaratmanın, birbirinden ayrılamaz temel bileşenlerini
oluşturmaktadır.
Bir
başka pazarlama kanalı mı?
Pazarlamacıların başarılı dijital markaları yaratamamalarının
nedenlerinden biri de, bu fırsatı gözardı etme eğilimleridir. Birçok şirket
interneti, kendi farklı olanakları ve gerekleri bulunan bir araç olarak değil,
sadece yeni bir dağıtım kanalı olarak değerlendirmektedir. Geleneksel görüş,
şirketleri global boyutta, birçok alanda baskın dijital markalar yaratma
fırsatını değerlendirmekten alıkoymaktadır (Şekil 2). Geleneksel markaların
internetteki sayfaları da dahil, birçok alanda yaratılan dijital markalar,
bugüne kadar yerleşmiş ve pazarlarda hüküm süren markaların yerini almaya
başlayacaktır.
Geleneksel
olarak sunulan ürün veya hizmetlerin müşteriler için yaratacağı değer,
tüketicilerin sadece belirli istek ve ihtiyaçlarını karşılayacak yöndedir.
Örneğin bir kredi kartı, müşterilere ürün ve hizmetleri satın alma olanağı
verir. Bu olay, alışveriş yapmak veya seyahat etmek gibi geniş kapsamda oluşan
bir ihtiyacın, sadece tek bir yönüne hitabeden noktasal bir çözümdür (point
solution). Noktasal çözümler, temel olarak kitapevinde kitapların konularına
göre yerleştirilmesi veya kredi kartlarının faiz oranları ve ödeme kolaylıkları
gibi, fonksiyonel faydaları ile ifade edilirler. Günümüzün tüketicileri, aynı
zamanda, kitapevlerinde satış danışmanlarından faydalı bilgiler almak veya kredi
kartlarında özel avantajlardan yararlanmak gibi, süreç ve ilişki faydalarını da
aramaktadır. Ancak bir şirketin bu süreç ve ilişki faydalarını sunabilmesi, çoğu
zaman fiziksel dünyanın pratik ve ekonomik kısıtlamalarından dolayı sınırlı bir
biçimde gerçekleşmektedir.
Bu
kısıtlamaların büyük bir bölümü internet sayesinde ortadan kalkmaktadır, bu
nedenle gerçek anlamda kazanan markalar yaratmak isteyen şirketler,
müşterilerine sundukları faydaları büyük ölçüde artırmalıdırlar. Şirketler
interneti, zaman, mekan ve hafıza gibi fiziksel dünyanın sınırlamalarını ortadan
kaldırarak, müşterileri için satın alma süreçlerini geliştirmek; kullanıcılar
arasında işbirliği ve iletişimi sağlamak; ve müşterilerin ürünleri satıcılardan
aramaya başladıkları tersine pazarlar (reverse markets) yaratmak için
kullanmaktadırlar. Günümüzde başarılı pazarlamacılar, pazarlama sürecinin bir
ucundan diğerine (ürün veya hizmetlerin tasarımından dağıtımına kadar), bir
müşteri tecrübesi sağlayarak, geleneksel rakip markalardan daha fazla fayda
sağlayan dijital markalar yaratmaya başlamışlardır. Bu olay ürün, medya,
perakende ve hizmet gibi tüketici odaklı her tür marka için
geçerlidir.
Tüketici
tecrübelerine dayalı dijital marka yaratmanın iki nedeni bulunmaktadır.
Birincisi, bu yaklaşım marka tasarımcılarını, müşterinin bakış açısını
benimsemeye yöneltmektedir. İkincisi, yöneticilerin dikkatlerini, yarattıkları
dijital markaların müşterilerle etkileşimlerine, -yani ürün veya hizmetin
tasarımından pazarda yarattığı etkilere, satış ve destek süreçlerden satış
sonrası hizmetlere kadar- yönlendirmektedir.
Dijital marka
yönetimi neden geleneksel markaların yönetiminden daha zordur? Doğal olarak
bütün şirketler, müşterileri için hem geleneksel markalarda, hem de dijital
markalarda bütünleşmiş bir tecrübe sunmak isterler ancak, dijital markalarda
yaşanan tecrübeler, genellikle şans eseri oluşan ve istenilen sonuçları vermeyen
tecrübeler olmaktadır. Yine de geleneksel anlamda paketlenmiş ürünler sunan bir
şirket, ürünlerinin tasarımını ve pazarda oluşturduğu etkileri kontrol
edebilmektedir; ancak satışların kontrolünü ve perakendecilerin tatminini
kontrol etmekten vazgeçmeli, böylece kendini zayıf bir konuma sokarak, o
alanlarda oluşan problemleri çözmeye çalışmalıdır. İnternet ise, bunun tersine,
şirketlere müşterilerle gerçekleşen her etkileşimi yakından izleme şansı
tanıdığından, oluşabilecek problemlerin önüne geçme fırsatını
sunmaktadır.
Dijital
vaatler
Pazarlamacılar dijital markaları nasıl yaratıp yönetirler?
Pazarlamacıların temel amacı, hedef müşterilerine çekici gelecek ve tamamiyle
farklı değer yaratacak bir vaat sunmak olmalıdır. Bu vaatlerden beş tanesi
oldukça etkilidir.
Dijital markalar, yapılacak işleri –örneğin bir kitabın satın
alınmasından, en iyi fiyatın bulunmasına kadar- kolaylık vaadiyle
(promise of convenience) daha hızlı, daha iyi ve daha ucuz bir hale getirirler.
Elektronik iş dünyasının ilk neslini oluşturanlardan biri olan Amazon.com
internet sitesi, bu vaat üzerine kurulmuştur.
İnsanlara kazanma hissi veren markalar başarma vaadini
(promise of achievement) sunmaktadırlar. Örneğin E*trade, müşterilerine
yatırımlarını kolaylıkla yönetebilme vaadini sunmaktadır. Finansal araç ve
araştırma gibi temel işlevlerin ötesinde, menkul kıymetlerin takibi ve erken
uyarı hizmetleri gibi birçok yenilikleri de sunmaktadır.
Oyunlar ve diğer aktiviteler, tüketicilere eğlence ve macera
vaadini (promise of fun and adventure) sunmaktadırlar. Bu aktiviteler
çoğu zaman çok gelişmiş teknolojileri kullanmaktadırlar. Quokka Sports
gibi dijital markalar, tüm faaliyetlerini gelişmiş teknolojiler üzerine
kurmaktadırlar.
GeoCities (tüketicilere kendi web sayfalarını yaratma olanağı
tanıyan bir şirket) gibi şirketler, tüketicilere kendini ifade edebilme ve
tanınma vaadini (promise of selfexpression and recognition) sunmaktadır.
Ralston Purina Dog Chow'un internet sitesi tüketicilere, kendi ev
hayvanlarının resimlerini ve onlar hakkındaki hikayeleri yayınlayabilecekleri
web sayfaları yaratma imkanı sunmaktadır.
Çeşitli kulüpler ve topluluklar ise aidiyet vaadini
(promise of belonging) sağlamaktadır. Örneğin kadınlar, iVillage.com
internet sitesinde birbirleriyle hikayelerini ve faydalı bilgileri
paylaşabilmektedirler. Mercata.com internet sitesi ise, daha somut bir
fayda sağlamıştır. Topluluk üyelerinin satın alma gücünü kullanarak, çeşitli
fiyat anlaşmalarına girmekte ve kullanıcılarına daha düşük fiyatlarla satın alma
kolaylığı sağlamaktadır.
Vaatlerden
dağıtıma
Dijital markaların sunduğu vaatler sadece internete özgü değildir, ancak
bu vaatler, internet ortamının karşılıklı etkileşim yeteneği sayesinde daha
çabuk, daha güvenilir ve daha eğlenceli bir biçimde yerine getirilmektedir.
Hatta bu işi öylesine iyi bir biçimde yapmaktadırlar ki, yerleşik rakip
markaların kendilerine uyum sağlaması zorlaşmaktadır. Bunun anlamı, uygulamada
vaatlerin karşılıklı etkileşim sağlayabilecek fonksiyonlara dönüştürülmesi ve
bunların, web tasarım özellikleriyle birlikte, tüketicilere mükemmel bir tecrübe
yaratabilecek biçimde sunulmasıdır. Tek tuşla sipariş ve otomatik alışveriş gibi
bu tasarım özellikleri, kolaylık vaadini; insanların biraraya gelebildikleri
sohbet odaları (chat rooms) ise tüketicilerin aidiyet vaadini kolaylıkla
hissetmelerini sağlamaktadır.
Yöneticiler bu dönüşüm sürecinin yarattığı etkileri gözardı
etmemelidirler. Örneğin, gıda sektöründe kolaylık vaadini sunan bir dijital
marka yaratmanın anlamı ne olabilir? Nasıl bir içeriğe sahip olmalıdır? Peki ya
sohbet odaları, web sitelerinde kişiselleştirme (personalization), tek tuşla
sipariş? Dijital marka tasarımcıları vaadettiklerinden daha azını sunmakla
yetinemezler, çünkü rakipleri sadece "bir tık" mesafesi uzaklarındadır, ancak
satışlarını artırmak ve müşterilerini kaybetmemek için gereğinden fazlasını
yaparlarsa da sermayelerini boşa harcamış olurlar.
İkinci ve üçüncü nesil dijital markalar yaratılırken teknoloji, dijital
markaları müşteriler ve hissedarlar açısından belirgin bir biçimde
farklılaştırmaya başlayacaktır. Dijital markaların sunduğu vaatleri yerine
getirecek ve yeni bir ekonomik model oluşturacak tüm tasarım unsurlarını
gerçekleştirebilmek için, dijital marka tasarımcılarının altı tasarım aracını
gözönünde bulundurmaları gerekmektedir. Bu araçlar tüketicilere, teknolojik
olarak uygun ve özel bir kullanım tecrübesi sunarken, dijital marka
tasarımcılarına da para kazandırma yeteneklerini göstermeye
başlayacaktır.
·
Kişiselleştirme araçları
(personalization tools), e-business ve
müşteriler arasında kişisel bir arayüz oluşturan yazılım gibi araçlardır ve
değer değişimi[2] (value exchange)
ile içerik ticareti contextual commerce[3] konularında önemli
vaatler sunmaktadırlar. Kişiselleştirmenin değeri uygulamada kendini
kanıtlamıştır. Örneğin Yahoo internet sitesini ziyaret edenlerin % 15'i,
kendileri için kişisel bir My Yahoo sayfası yaratmışlardır.
Kişiselleştirme araçlarının faydaları kadar; gizlilik esasının korunması,
rahatsızlık verme ve fırsat maliyetleri gibi riskleri de bulunmaktadır. Bu
nedenle birçok uygulamacı hala, kişiselleştirme araçlarının kısa dönemli
getirisini sorgulamaktadır.
·
Toplumsal araçlar
(Collaborative tools), kişiden kişiye
markalı iletişimi gerçekleştiren araçlardır. Örneğin eBay internet
sitesinde alıcıların satıcılara önerdikleri oranlar, Lands' End internet
sitesinin "arkadaşınla birlikte alışveriş" (shop with a friend) olanağı,
Raging Bull internet sitesinin tartışma odaları ve Pert internet
sitesinin tüketicilerin arkadaşlarına e-posta yoluyla Pert Plus
ürünlerinin nasıl elde edebilecekleri ve deneyecekleri yolunda bilgileri
göndermelerini teşvik etmesi gibi. Ancak tüketicileri sınıflandırmaya yarayan ve
kapsam ve topluluklara yönelik dijital markalar için temel oluşturacak araçlar
ise kullanılmamaktadır.
·
Satın alma sürecini
yönlendiren araçlar (Purchase-process streamlining tools), genel olarak
müşterilerin bir dükkana girip ürünleri satın almaları durumunda karşılaştıkları
sıkıntıları ortadan kaldırmaya yönelik araçlardır. Amazon internet
sitesinin tek tuşla sipariş sistemi, müşteri bilgilerini bir kere kaydettikten
sonra, her siparişte, tekrar tekrar aynı bilgilerin girilerek, işlemlerin
zorlaşmasını ortadan kaldırmaktadır. Peapod internet sitesinin alışveriş
listesi, müşterilerin daha önce satın aldıkları ürünleri kaydederek,
müşterilerin zaman kaybını önlemektedir. Ancak elektronik ortamda alışveriş
yapan müşterilerin, satın alma sürecinin son birkaç tıklamasında sistemden
ayrılmaları, bu sürecin iyileştirilmesinin son derece faydalı olacağını
göstermektedir.
·
Self-servis araçları
(Self-service tools), müşterilerin başka
birilerinin yardımına ihtiyaç duymadan ve gecikme olmadan, kendi kendilerine
kullanabildikleri cevap alma servisleridir. Bu tür araçlara örnek olarak,
sipariş takip ve on-line adres değiştirme gibi yazılımlar gösterilebilir. Bu
uygulamaları yasal zorluklar nedeniyle sisteme entegre etmek oldukça güç olsa da
bankalar, perakendeciler ve yüksek miktarda işleme sahip olan ve internet
üzerinden iş yapan diğer kuruluşlar için bu araçlar, sistemlerinin vazgeçilmez
parçalarıdır.
·
Kendi kendine yapmaya
yönelik ürün tasarım araçları (Do-it-yourself product design tools),
müşterilerin ürün veya hizmetleri, çeşitli yardım fonksiyonlarıyla kendi
istedikleri ürünleri yaratmalarını sağlayan araçlardır. Örneğin Dell
Computer şirketi, müşterilerinin istedikleri sistemi, çeşitli alternatifler
arasından seçerek kurmalarını sağlamaktadır; Music.com ve
Listen.com internet sitelerinin müşterileri, seçtikleri şarkıcıların
şarkılarını tek bir CD'de toplayabilmektedirler. Siparişe göre üretim sistemine
dayalı olarak kurulan bu yapılar, yazılım ve müzik gibi enformasyona dayalı
olmayan sanayiler için ekonomik olmamaktadır.
·
Dinamik fiyatlandırma
araçları (Dynamic-pricing tools), bireysel işlem
koşullarına göre, fiyatların belirlenmesini sağlayarak, sabit fiyat
uygulamasının önüne geçmektedir. Örneğin, eBay ve uBid şirketleri
internet üzerinde düzenledikleri açık artırmalarla; Priceline ise "kendi
fiyatını kendin yarat" uygulamalarıyla bu araçları çeşitlendirmişlerdir. Dinamik
fiyatlandırma, müşterilere fiyat ve değer konusunda, geleneksel olarak sunulan
sabit fiyat uygulamalarına göre, daha fazla avantaj sağlamaktadır.
İş
Modellerinin Yeniden Düşünülmesi
Dijital marka
yaratıcıları, tasarımlarıyla vaatlerini dengelerken, işlerinin sürekliliğini
sağlayacak ekonomik modelleri de geliştirmek durumundadırlar. Mevcut markaların
yöneticileri için, markalarını internete taşımak (on-line hale getirmek),
yaptıkları işleri temelden tekrardan gözden geçirmelerini gerektirmektedir.
Dijital markalar, geleneksel markalara göre tüketicilere daha çeşitli fırsatlar
sunarak, daha fazla gelir ve kâr getirirler. Dijital bir markanın sağlayacağı
ekonomik fırsatlar, belirgin bir
biçimde artmaktadır.
Dijital
markaların müşteri tecrübelerine dayalı olarak yaratılması pahalı olduğu için,
ekonomik modellerin de genişletilmesi gerekmektedir. Farklı birkaç kaynaktan
sağlanacak gelir, dijital bir markanın ve onu destekleyen elektronik iş
dünyasının müşterilere sunacağı avantajları artıracaktır. On-line müşteriler,
geleneksel müşterilerden farklı olarak, kendilerine sunulan çeşitli ürünlerle
birlikte fonksiyonel faydalar da bekledikleri için, pazarlamacıların başarılı
olabilmeleri için, birçok değişik ekonomik modeli de uygulamaları
gerekmektedir.
Temel olarak
altı ekonomik model bulunmaktadır (Şekil 3). Bir internet markasının başarısı,
bu modellerden iki veya daha fazlasını birleştirebilme yeteneğine
bağlıdır.
1. Perakende
modeli: Satıcıların veya
ürünlerin biraraya toplanarak alıcılar için işlemlerin kolaylaştırıldığı
modeldir.
2. Medya modeli:
Bir şirketin, reklam
verenler gibi, üçüncü şahıslardan gelir elde etmek için belirli bir kitleyi
topladığı modeldir. Örneğin müzik kanalı MTV, televizyon yayını yapan
CBS ve Newsweek dergisi gibi.
3. Danışmanlık
modeli: Bir uzmanın,
tüketicilere yatırım veya alışveriş gibi konularda, belirli bir ücret
karşılığında, tarafsız bir biçimde tavsiyelerde
bulunmasıdır.
4. Siparişle üretim
modeli: Örneğin lokomotif
gibi, müşteri istekleri doğrultusunda, tek seferlik üretimin yapıldığı
işlerdir.
5. Kendin yap
modeli: Müşterilerin
işlerini veya montajını kendilerinin yapmasını kolaylaştıracak ürünler sunan
modellerdir. Örneğin McDonald’s’ın self servis restoranları
gibi.
6. Enformasyon
hizmetleri modeli: ACNielsen veya
J.D. Power and Associates gibi bilgiyi toplayan, derleyen ve satan
şirketlerin yaptığı işlerdir.
![]() |
Örneğin,
Priceline gibi şirketler, perakende ve medya modellerini birleştirmiş ve
ekonomik olarak hem geleneksel, hem de internet üzerinden iş yapan turizm
acentalarından daha avantajlı bir duruma gelmiştir. Bu şirket, perakende
modelini kullanarak havayolu şirketleri gibi seyahat hizmeti sunan birçok
şirketi biraraya toplamıştır. Medya modelini kullanarak ise, hedef kitlesini,
kendisine reklam veren ve başka ürün ve hizmetleri sunan şirketlere
yönlendirerek para kazanmıştır.
Dell şirketi de
siparişe dayalı üretim ve kendin yap modellerini birleştirmiştir. Böylece
müşterilerine çok farklı kombinasyonlarda ve farklı özelliklere sahip ürünleri
yaratabilme şansını vermiştir. Aynı zamanda müşterilerini, internet üzerinden
erişilebilen yardım ve talimatları ile, geleneksel yollarla yapıldığında, daha
zorlu ve yavaş işleyen seçim işlerinden kurtararak, daha hızlı ve zevkli bir
satın alma sürecine doğru yönlendirmiştir. Dell için üstün nitelikli
süreçler, daha az maliyetli süreçler anlamına gelmektedir.
Yöneticiler açısından etkili dijital markalar yaratmak, interneti ve markalandırma stratejilerini nasıl değerlendirdiklerine bağlı olmaktadır. Geleneksel markalar, tüketicilerin ihtiyaçlarını kısıtlı şekilde karşılayacak, az sayıda seçenek sunarak bugünlere kadar gelebilmişlerdir. Ancak günümüzün internetle buluşan tüketicileri, şirketlerin kendi istek ve ihtiyaçlarını daha kapsamlı olarak karşılayabileceklerini artık öğrenmişlerdir. Bu nedenle internet üzerinde başarılı olabilmek için, şirketlerin müşterilerin bu istek ve ihtiyaçlarını karşılayabilecek, tam donanımlı bir biçimde internet dünyasına girmeleri ve dijital markalar yaratmaları gerekmektedir.
*Sandeep DAYAL, Helene LANDESBERG, ve Michael ZAISSER, “Building Digital Brands”, The McKinsey Quarterly, 2000, No. 2, ss. 42-51'den tercüme edilmiştir.
**İstanbul Üniversitesi, Siyasal Bilgiler Fakültesi, İşletme Bölümü.
[1] David C. Court, Anthony
Freeling, Mark G. Leiter ve Andrew J. Parsons, “If Nike can ‘Just Do It’, Why
can’t We?”, The McKinsey Quarterly, 1997, No. 3, ss.
24-34.
[2] Daha ayrıntılı bilgi
için bknz. Andrew V. Abela ve A.M. Sacconaghi Jr., "Value Exchange: The Secret
of Building Relationships On-line", The McKinsey Quarterly, 1997, No. 2,
ss. 216-9.
[3] İnternet üzerinden Kenya
için uçak rezervasyonu yapan ve daha sonra ekranında safari malzemeleri satan
başka bir internet sitesinin reklamını gören bir tüketici, içerik ticareti
(contextual commerce) konusunda bir deneyim yaşamış olur.