Osmanlı İmparatorluğu döneminde İslami,
dini esaslar geçerli idi. Kişilere karşı yapılmış
hareketlerde şeriat (Tanrı buyruğu, Ayet ve Hadis
bildirisi, dine esas) uyarınca ceza (kısas cezası) kabul
edilmişti. İmparatorluk döneminden önceki uygulamalar
hakkında kesin bir bilgimiz yoktur. 1453 yılından itibaren
ölenlerin ve öldürülenlerin gömülmelerinde Adli vak'alarda
şer memuru görevlisinin sözüve kanaatı geçerli olmuş.
Fakat 1649 yılına ait Bursa'da bir davaya ait karar zaman
zaman hekimlere de mahkemelerde görev verildiğini
göstermektedir. Bu karara göre bir kişi cariyesini
sağlıklı olduğunu bildirerek diğer bir kişiye satmış,
cariye'yi alan daha sonra cariyenin hastalıklı olduğunu
görerek dava açmış, mahkeme o bölgede hekimlik yapan üç
kişiyi bilirl,kişiseçmiş. Hekimler cariyenin eskiden beri
Sedde hastası (sedef hastalığı, psoriasis) olduğunu tesbit
etmiş, cariye geri verilerek ödenen para iade edilmiştir.
(Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Tıp Tarihi ve Deontoloji
Anabilim Dalı Bursa Arşivi, B. 71, s.104).
Cesetlerin incelenmesi, mezar açma
konularında ise dini yetkililerin katı bir tutum
izledikleri görülüyor. II. Beyazıt devrinde mezar açma
için yapılan bir isteğe 1494 yılında Şeyhülislam Mevlana
Alaaddini Aliyül Arabi'nincevabı özetle şöyledir:
Bir bölgede ölen kişi için
mezarını açalım, bakıp görelim, büyük, küçük çok kimse
öldü, neden öldü diye mezar açılsave mezarda ölünün
gözleri açık, yüzünde kızarma, tırnakları yani bitmiş gibi
olma, dinen ne yapmak gerekir.Bu önlenmelidir, en büyük
günahtır. Bunu yapan Müslüman olamaz demiştir.
Dini inanışlarla uzun süre
otopsi'ye karşı çıkılmış, yasal şekilde hekimlerin Adli
vak'alarda bilgilerinden yararlanılması geçikmiştir. İlk
yasal hekimlerle ilgili kayıtlar 1840 yılında çıkarılan
Ceza Kanunnamei Humayununda bulunuyor. Bu yasada
şahısların dövülmesi, yaralanması, ırz ve namusa ait
suçlarda, adam öldürmede, hekimlerden yararlanılmalı,
öldürme olayında keşfe giden şer memuru ile birlikte
mutemet (güvenilir) ve hazık (bilgili) bir hekim
bulundurulması kabul edilmiştir.
1851 yılında kabul edilen Kanunu
Cedit ve 1858 de yenileştirilen1840 Ceza Kanunu ile
hekimlerin Adli görevleri genişletilmiştir. Sarhoşluk,
sahtekarlık,kız kaçırma, çocuk düşürme, çocuk öldürme,
akıl hastalığı, Farik ve Mümeyyizlik konuları için hekim
görüşü istenilmiştir.
1839 yılına kadar ülkede tüm
sağlık işleri hekimbaşının sorumluluğuna verilmiştir. 1839
yılında Mektebi Tıbbıyei Şahane nezareti kurulur.Bu
nezaret tüm ülke sağlık sorumluluğunu üstlenir. Nezarete
bağlı Meclisi Umuru Tıbbiyei Mülkiye sivil sağlık işlerini
yürütmekle görevli kılınır.1857 de Tıbbi Adli komisyonu
kurularak Adli Tıbbın başlangıcı ortaya çıkar.
1869 yılında Umuru Tıbbiyei
Mülkiye İçişleri Bakanlığına bağlanır, bugünkü Sağlık
Bakanlığı görevlerini üstlenen Sıhhıye Müdüriyeti
Umumiyesi adını alır. Aynı şekilde Adli Tıp Komisyonuda
buraya bağlanır. 1879 yılında Muhakematı Cezaiye Kanunu
kabul olunur. Hekimlere yeni sorumluluklar getirilir ve
İstanbul'da Zabıta nezaretine bağlı Zabıta Tababeti
Adliyesi Şubesi kurulur. Hekimlere de otopsi yapma yetkisi
kılınır.Resmen Mektebi Tıbbiye otopsi yapmaya başlar.
1908 yılında İstanbul'da otopsi
yapmakla görevli Tıbbiyei Mülkiyeye bağlı Mork idaresi ile
Kimyahane idaresi kurulur. Bunu 1910 yılında kurulan
Mecanin Müşahedahanesi takip eder.
1915 yılında Sıhhıye Müdüriyeti
Sağlık Bakanlığı olarak Ülke Sağlık işlerini yürütmeye
başlar.
1917 yılında Adalet Bakanlığı'na
bağlı Adli Tıp Müessesesi ve Meclisi kuruluşu gerçekleşir.
Müessese
Reisliği'ne Dr. Veliyeddin Tahsin Bey
atanır. Daha önce kurulmuş olan Morg idaresi, Kimyahane
idaresi ve Mecanin Müşahadehanesi Müesseseye bağlanır.
Aynı şekilde Adli Tabiplik Teşkilatı kurulur.
İstiklal Savaşı sırasında
Ankara'da ve İstanbul'da ayrı ayrı çalışan müessese
Cumhuriyet Döneminde, 1926 yılında çıkarılan bir yasa ile
yeniden AdliTıp Müessesesiolarak teşkilatlanıp İstanbul'da
görevini sürdürmeye başlar.
Tıbbi Adli Müessesinin otopsi
yapmakla görevli Morg, Şimik tetkik ve analizler yapmakla
görevli kimya,akıl hastalıkları ile ilgili konuları
inceleyen Müşahedehane Müdürlüklerine 1953 yılında fizik
tetkikler şubesi ilave edilir.
1982 yılında Müessese Adli Tıp
Kurumu adı altında yeni bir düzenlemeye tabi tutulur.
Kaynak : Adli Tıp Ders
Kitabı - Prof.Dr.Mehmet Aykaç