|
Derimizin altındaki yağlar, iç ısımızı sabit tutmaya yarıyorlar.
Kalp, böbrekler, üreme organları gibi pek çok organımızı koruyor
ve organizma tarafından enerji kaynakları olarak kullanılıyorlar.
Üstüne üstlük, vücudumuzu saran bu yağlar, kimi zaman basit, kimi
zaman da kolesterol gibi daha kompleks yapılara sahip olsalar da,
gıdalardan aldığımız yağlarla aynı molekül yapısına sahipler.
Hayvansal gıdalarla ilgili bilgiler aldığımız Dr. Ergün Turan, gıda
yoluyla yağ aldığımızda, bu lipidlerin, emilebilmesi için organizma
tarafından öncelikle yağ asitlerine dönüştürüldüğünü ve vücuttan
hemen atılamadığını söyledi. Turan, öncelikle vücudun ihtiyacı olan
enerjiyi sağlayan lipidlerin, ardından hücre zarlarına girip bunların
burada kalmalarına yardımcı olduklarını, kolesterol metabolizmasını
düzenlediklerini ve biyokimyasal pek çok işlem için de gerekli olduklarını
belirterek şunları ifade etti:
"Yağların alınıp kullanılması ve vücuttan atılması öyle kolay
bir işlem değil. Yağların yakılması için vücut, proteinlere ve karbon
hidratlara ihtiyaç duyar. Üstüne üstlük vücudun kullanamadığı yağlar
kilo olarak depolanır. İşte, yağlar bu nedenle zayıflamak isteyenlerin
en büyük sorunudur. Bazı hayvansal yağlar kolay, bazıları ise zor
sindirilir. Zor sindirilen yağ asitlerinin vücut tarafından kullanılıp
atılmaları için uzun bir süreç gerekir. Bazıları ise daha kolay
kullanılıp atılırlar. Ancak, yağların yüzde 90'ı uzun işlemlerden
ve sadece yüzde 10'u kısa işlemlerden sonra vücuttan atılabiliyor.
Hayvansal gıdalardan elde edilen yağlar doymuş yağlardır. Bunlara
'satüre' yağlar da denir (örneğin; kuyruk yağı ve tereyağı). Doymamış
yağlar -ki bunlara da 'insatüre' yağlar denir- zeytinyağı, ayçiçeği
yağı gibi sıvı yağlar bu gruba girer."
Dr. Turan, her türlü hayvansal besinde bulunan en belirgin yağ tipinin
strearik asit olduğunu ve bu yağın kimyasal reaksiyonlara uğrayarak
kolesterole veya başka zararlı maddelere dönüşebileceğini vurgulayarak,
her türlü gıda için geçerli olan kuralın, yağlar için de geçerli
olduğunu, yağları da gereğinden fazla tüketmememizi önerdi ve şu
tavsiyelerde bulundu:
"Bir hafta içinde hep aynı hayvansal gıdaları yememek gerekiyor.
Yani bir gün biftek yeniyorsa, ikinci gün tavuk, bir diğer gün de
yumurta ve peynir yenilebilir. Ayrıca hayvansal gıdalar açısından
çok zengin bir öğünün, kolesterol oranını artıracağı unutulmamalıdır".
Peynire dikkat!
Hayvansal yağ açısından zengin olan besinleri sayarken aklımıza
hep et ürünleri gelir. Oysa şarküteri ürünleri, her zaman için etlerden
daha yağlıdır.
Günlük kalori ihtiyacımızın yüzde 30'unu yağlardan alıyoruz. Bu
nedenle peynirleri yemeklerin yanında yememeye özen göstermeliyiz.
Çünkü böylelikle öğünlerde aldığımız yağ miktarını iki katına çıkarmak
mümkün. Peynirdeki kolesterol oranının, etteki kolesterol oranından
daha yüksek olduğu ispatlanmış bir gerçek. Taze peynirler, eski
peynirlere oranla daha az doymuş yağ içerir ve kolesterol oranları
daha düşüktür. Bu nedenle taze peyniri diğer peynire oranla daha
rahat tüketebiliriz..
NALAN
EREN /
İÜ İletişim Fak. Gazetecilik 3
|