|
28 Temmuz 2002 tarihli Radikal'in 'İki' ekinde 'Bildiğim tüm hayatlar
paramparça' başlıklı bir yazı vardı. Yazarı, medyamızın genç popüler
kültür uzmanlarından Oray Eğin'di. Yazı, 'Paramparça' isimli şarkının
Müslüm Gürses ve Teoman'da ne gibi farklı anlamlara büründüğünü
irdelemeye çalışıyordu. Beklenilenden daha az tahliller içeren yazıda,
şu başarılı çıkarsama dikkat çekiyordu:
"... Aslında gerek Teoman gerekse de Müslüm Gürses'in kabaca
etrafında döndükleri tema 'kaybetmek.' Belli nitelik farklarla;
Teoman ya da onun çizdiği karakter hayata galip başlarken modern
dünya sendromlarından kaybediyor: Tatminsizlik, başlıca nedeni.
Müslüm Gürses'in mağluplarının ise tatminsiz olacakları bir hayatları
bile yok.
Kent yapısında da Teoman üst tabakayı, hadi en azından havaalanlarına
aşina, yüzme havuzlarında serinleyen bir kesimi temsil ederken,
Müslümcüler varoşun bile en uçları, en umutsuzları. Doğal olarak
iki kesimin bar anlayışları da farklı.
Diğer kodlar da benzer bir ayrışmadan nasibini alıyor. Doğum günü
mesela. Müslüm Gürses'in sesinden "Bugün benim doğum günüm"
cümlesi sanki baştan reddedilen bir olayın ancak 'hem sarhoş hem
yasta' olunduğunda gerçekleştiğini gösteriyor.
Benzer şekilde şehirli insanların olmazsa olmaz araç gereçlerinden
telesekreterin de bambaşka bir karşılığı var: Müslüm Gürses'in telesekretere
konuşamaması bir tavır, bir ilişki tedbiri değil, daha çok o alete,
makinelerle konuşmaya duyulan yabancılık. Hem zaten Teoman gündelik
hayatında da tıpkı Murat Belge gibi evine gelen telefonları telesekretere
düşmeden, kimin aradığını öğrenmeden yanıtlamıyor. Müslüm Gürses'in
evindeyse, tıpkı Orhan Gencebay ya da Ferdi Tayfur'da olduğu gibi
daima telefona çıkacak biri oluyor. Onlar öyle alışmış sonuçta,
zaten kalabalık hayatlar yaşıyorlar..."
Oray Eğin, Müslüm Gürses'in telesekreter gibi kentsel bir nesneye
yabancılık duyduğunu, dolayısıyla 'telesekretere konuşamayanlardanım'
demesinin sırıttığını söylüyor. İşte tam da bu noktada dikkatinden
küçücük (!) bir şey kaçıyor. Bu kaçan şeyi de, yazıyı internet ortamında
okuyan Çağlar Erol isimli bir okur fark ediyor:
"Bu kadar uzun bir yazıyı hazırladığınız şarkıyı dinleseydiniz
bir de keşke... Müslüm Gürses 'Telesekretere konuşamayanlardanım'
demez, diyemez, dememiş..."
Müslüm Gürses şarkının bu kısmını söylememiş; ama tahlil güzel.
Ne gam!
|