BAYRAM
YERALTI
|
En nihayetinde çıktı. Memleketin en iyi rock topluluğu Duman'ın
aylardır beklenen yeni albümü, 17 Ekimde müzik marketlerdeki yerini
aldı. Hem de nasıl! Beyoğlu günlerdir Kaan'ın 'harbi' vokalleriyle
çınlıyor. "Beni yak, kendini yak, her şeyi yak/Bir kıvılcım
yeter, ben hazırım bak" diye, "İçerim ben bu akşam/Ben
burda bu akşam" diye... Yeni albümün ilk konseri de 19 Ekim
gecesi Kemancı Bar'daydı. Açıkçası herkes özlemiş onları. Kemancı'nın,
kapasitesini fazlasıyla aştığı konserde Duman yine muhteşem bir
performans grubu olduğunu ispatladı.
Duman
bazı yönleriyle ilginç bir topluluk. Şimdiye dek, konserleri bu
denli ilgi gören, 'tiki' ile en 'underground'un(!) bir arada, kardeş
kardeş izlediği, diğeri orada diye içeri girmemezlik etmediği, adeta
ünlü bir yabancı topluluk Türkiye'ye gelmiş izlenimi veren başka
bir yerli rock grubu görmedim (Ayna hariç!). Bunun sebepleri babında
onlarca şey sıralamak mümkün; ama belki en önemlisi, izleyiciyle
olağanüstü bir etkileşim kurabilmeleri. Yaptıkları işe tüm samimiyetlerini
katıyorlar; önlerinde, kendilerini izlemeye gelmiş bir kitle olduğunun
farkındalar ve salt 'komplike' görünmek adına zorlama denemelere
kalkışmıyorlar; bu da izleyende yoğun bir Duman sevgisi şeklinde
meyvelerini veriyor.
Duman ve punk
Duman'ın adı punk'la birlikte anılmaz pek. Oysa Duman bana çoğu
kez punk gruplarını hatırlatır. Punk'ın temel söylemi 'no future'dır
(gelecek yok). Duman da yeni şarkılarından 'Bu Akşam'da, "Yarınım
yok, sevenim sağlam/İçerim ben bu akşam" diyor (ama sürekli
bir umutsuzluk terennümü yaptığını söylemek yanlış olur). Punk,
rock'n'roll'un en saldırgan örneklerini verdi. İngiltere'nin ilk
punk'ları Sex Pistols, gençlerin yoğun bir bunalım yaşadığı 70'lerde,
yok sayılmanın intikamını, yerleşik düzenlere saldırarak alıyordu.
Duman'ın böylesi radikal bir tavrı olduğundan bahsetmiyorum; ama
muhalif, isyankâr yanları olduğunu teslim etmek gerek. Onlar, temel
dinamiğin 'hız' olduğu, insanî değerlerin yıkıldığı post-modern
çağda, kentte yaşayan gençler; sıkıntıları da (post)modernliğin
sıkıntıları (bireycilik, ruhsal şaşkınlık, yabancılaşma, tekbaşınalaşma,
kişisel bağların yıkılması vs.). "Giderek kanımız zehir dolmuş/Yoldan
çıkan kurda yem olmuş/Dost dediğin kalbini soymuş/Halimiz duman
aman"; "Saygıdan geçen yolu yakmışlar/Ben geçer miyim,
yok/Ah bu diyarda kimi asmışlar/Haberin var mı, yok/Manası yok bu
alemin"; "...Kudurmak için şöhretin olsun/Saldırmak için
serveti senin olsun/Yalvarmak için Allah'ın senin olsun/Benim içimdeki
aşk, elimdeki saz yeter canım"; "Yalnız mı kaldın?/Bir
tek sen mi varsın?/Belki alışman lazım bu yalnızlığa"; "Eğleniyor
kendi başına/Neşesi yeter/Umurunda mı sandın bu dünya?/Neşesi yeter"...
Punk,
kolay kalıplar ve akılda kalıcı birkaç akort üzerine, sokak dilinden
faydalanan, sloganvari sözlerin yerleştirilmesiyle oluşturulan bir
türdür. Duman'ın şarkılarında, punk'taki yalınlık, basitlik, gündelik
hayattan alınmış tabirler (aga, hatun, davadan dönmek, kahpe dölün
soyu....) ağırlığını hissettiriyor. Bunların dışında, punk'ta da,
Duman'da da gitar sololarının azlığı, punk'ların normale ters düşen
giyim tarzları (moda endüstrisinin eline düşmediği zamanlardan bahsediyorum)
ile Duman'ın solisti Kaan'ın yıllardır aynı eşofman altıyla sahneye
çıkması arasındaki benzerlik de unutulmamalı (sahneye böyle çıkmak
normal sayılmıyor çünkü)...
Yeni albüm daha dingin
'Belki Alışman Lazım' albümüne dönersek: İlk albüm 'Eski Köprünün
Altında'ya göre daha dingin kalan albüm, tek tük hareketli parçadan
biri olan 'Bu Akşam'la açılıyor. Yeni 'Köprüaltı' büyük olasılıkla
bu parça. Yıllarca Sezen Aksu'dan dinlediğimiz, dünyanın en güzel
şarkılarından olan 'Her Şeyi Yak', Duman'ın elinde dünyanın en güzel
cover'larından birine dönüşmüş. Plâk şirketinin ilk klip için bu
şarkıyı düşündüğünü, Duman'ınsa bunu pek istemediğini belirtelim.
'Oje' isimli şarkıyı Duman konserlerini kaçırmayanlar biliyor zaten.
'Kırmış Kalbini', akustik gitarların önlere fırladığı hoş bir parça.
'Masal', politik sisteme göndermeler yapan, 9/8'lik şıkır şıkır
bir çalışma. 'Manası Yok' bestesi ve vokal performansıyla albümün
en 'damar' şarkılarından; daha şimdiden hemen herkes ezberlemiş.
Albümün isim şarkısı, ilk albümdeki 'Hayatı Yaşa'nın yerini alacağa
benzeyen, hareketli, klâsik bir rock şarkısı. 'Elimdeki Saz Yeter
Bana', içindeki aşkı ne şöhrete, ne servete, ne de tanrıya değişmeyen
birinin şarkısı. 'Haberin Yok Ölüyorum' ise, sanki bir Aşık Veysel
türküsü...
Albüm, şimdiden yılın en iyilerinden. Bu albümü, sadece parçaları
ezberlemek için almanızda bir sakınca yok. Ezberleyin ve en yakın
Duman konserine doğru yol alın. Sahnede, stüdyodakinden daha iyi
çalan, nadir gruplardan biri Duman...
İÜ
İletişim Fak. Gazetecilik 4
|