|
ABD'deki
Cornell Üniversitesi'nin tanınmış iletişim profesörü Michael Shapiro,
iletişim eğitiminin geleneksel modeli terk edip yeni iletişim teknolojilerine
uygun hâle getirilmesi gerektiğini belirterek, "Bu alanda yeniliklere
karşı direnenler, başarısız olmaya mahkûmdur." dedi.
Başbakanlık Basın-Yayın ve Enformasyon Genel Müdürlüğü ve İstanbul
Üniversitesi İletişim Fakültesi işbirliği ile hazırlanan 'Bilgi
ve İletişim Teknolojilerinin Türkiye'de Gelişmesi ve Önemi' konulu
panel, İletişim Fakültesi Konferans Salonu'nda yapıldı. Panelde
konuşan ABD'nin tanınmış bilim kurumu Cornell Üniversitesi Profesörü
Michael Shapiro, son yıllarda Amerika'da meydana gelen teknolojik
gelişmeler ve değişimler konusunda bilgi verdi. Cornell Üniversitesi'nde
geçmişte teorik olarak verilen derslerin bugün uygulamalı olarak
verildiğini belirten Shapiro, "Bunun için yoğun eğitim programları
uyguluyoruz. Bunlardan biri de 'Yeni Beceriler' adlı programdır.
Bu programda, eleştirel düşünme, multimedya sunumları yapabilme,
iletişimin nasıl gerçekleştiğini anlayabilme ve izleyen çözümlemeleri
gibi alt başlıklar var" dedi.
Cornell Üniversitesi'nde 75 yılı aşkın bir süredir değişim programı
uygulandığını söyleyen Prof. Shapiro, örnek olarak çiftçiler için
çalışan Ziraat Fakültesi'ni gösterdi. Ziraat Fakültesi'nde yapılan
çalışmaların çoğunun geleneksel yapı içerisinde kaldığını kaydeden
Prof. Shapiro, iletişim eğitiminde yeni model doğrultusunda yeteri
kadar beceri dersi vermeyen ve değişimi aktaramayan bazı öğretim
elemanlarının görevlerinden ayrılmak zorunda kaldıklarına dikkat
çekti. Prof. Michael Shapiro sözlerini şöyle tamamladı:
"Öğrencilerin, medyada iletişimin önemini anlamaları için çalışıyoruz.
Amerika'da geleneksel yöntemleri kullanan pek çok üniversitenin,
Cornell Üniversitesi gibi yeni iletişim sistemleri konusunda değişim
programları hazırladıklarını gördük. Biz, geleneksel programların
temelden değiştirilmesini ve hızlı değişimlere yetişebilecek biçimde
yeniden programlanmasını savunuyoruz."
Cornell Üniversitesi'nden Dr. Devan Rosen ise yaptığı sunumda, internetin
sadece bilgi aktarımı değil, iletişim konusunda da dikkate alınmasının
önemine değindi. Rosen, "İnternet, etkileşim alanımızı genişleten
bir güce sahip. Bireyler ve organizasyonlar içinde bilgi dağılımını
sağlayan önemli bir araç." dedi.
Uluslar arası network alanında Türkiye'nin 3 ayrı konuda önemli
olduğunu anlatan Devan Rosen, bunları Avrupa Birliği, İslâmî Ülkeler
ve Eski Sovyet olarak sıraladı. Türkiye'nin 'Bilgisayarlaşmış Toplum'
oranının oldukça yüksek olduğunu vurgulayan Dr. Rosen, şunları söyledi:
"İnternet ve telekomünikasyon arasında yüksek bir etkileşim
var. Uluslar birbirinden ne kadar uzaksa, internet ağlarını kullanmak
da o kadar yüksektir. İnternet dünyada pek çok öğrenci tarafından
kullanılıyor. Öte yandan, internet kullanım alanlarının yaygınlaşması,
Türkiye'nin de konumunu değiştirecektir. Bu nedenle Türkiye'nin,
internetin dünya sistemi içindeki en güçlü yapı olduğunu unutmaması
gerekir."
FERDİ GÜNGÖR / İÜHA
|