|
Doç. Dr. Yavuz Gökalp Yıldız, TSK'nin, Irak'a yapılabilecek
bir kara operasyonu içinde yer almayacağını vurgulayarak, "Böyle
bir durum, Orta Doğu'da Arap ülkeleri ile Türkiye'nin çatışması
hâline gelir ki, Türkiye'de bazı kurumların böyle bir maceraya girmeyeceği
çok açık" dedi
Irak'ın bu operasyonda ABD'ye karşı gücü var mı?
Afganistan'daki Kuzey İttifakı gibi, Irak'taki Kürtlerin ve Şiîlerin
de ayaklandırılmasıyla Irak rejiminin yıkılacağı düşünülüyor. Ancak
durum böyle değil. Kuzey İttifakı ile Taliban'ın askerî durumu eşitti.
Irak'ın ise bugün 400 bin askere yakın bir ordusunun bulunduğu,
özellikle de konvansiyonel silâh bakımından Taliban'dan üstün olduğu
ortada. ABD'yi asıl tedirgin eden, Irak'ın biyolojik ve kimyasal
silâhlara sahip olması. Bu bir yana, ABD'nin Irak'a bir kara harekâtı
düzenlemesinin, Afganistan'daki kadar başarılı olacağını sanmıyorum.
Ayrıca böyle bir girişim, Amerika halkının da tepkisini çeker ve
ABD hükümetine zor anlar yaşatır.
Bu operasyon sonrasında, ABD'nin Orta Doğu'daki etkinliğinin
artmasının Türkiye açısından önemi nedir?
Türkiye ile ABD'nin çıkarlarının birleştiği gibi ayrıldığı
noktalar da var. Türkiye bunu bilmeli ve buna göre hareket etmeli.
Irak'taki rejimin düzeltilmesi ve Birleşmiş Milletler (BM) yaptırımlarının
kaldırılması, Irak gibi büyük bir pazarda Türkiye'nin tek başına
kalmasını sağlar. Ayrıca ABD'nin yaptığı her operasyon, Türkiye'nin
çıkarlarıyla örtüştüğü ölçüde destek görür. ABD bu bölgelerdeki
rejimleri kendi isteğine göre değiştirdiği zaman, kendisine karşı
örgütlenmiş bir güç de bulunmadığından, istediği politikayı sürdürecektir.
'Irak'taki rejimin değişmesi Türkiye için
büyük önem taşır'
Sizce Türkiye bu operasyonda kimin yanında yer alacaktır?
Türkiye, özellikle de Türk Silâhlı Kuvvetleri, bir kara operasyonu
içinde yer almaz. Çünkü böyle bir durum, Orta Doğu'da Arap ülkeleri
ile Türkiye'nin çatışması hâline gelir ki, Türkiye'de devletin bazı
kurumlarının böyle bir maceraya girmeyeceği çok açık. Peki Türkiye,
Irak operasyonunu destekleyecek mi? Bence hayır. Çünkü Türkiye'nin
yanı başında çıkacak bir kriz, orta vadede ülkemizin ekonomisini
çok etkiler. Ancak yine orta vadede düşündüğümüzde, Irak'taki rejimin
değişmesi, bazı toplumsal dinamiklerin harekete geçmesi bakımından,
Türkiye için büyük önem taşır.
Operasyon sırasında Kuzey Irak'taki Kürtlerin rolleri ve operasyon
sonrasındaki statüleri sizce nasıl olacak?
Kürtler homojen gibi görünüyorlar. Ancak böyle değil. Bir tarafta
Talebani'nin etkisi altında olan Sorani Kürtleri, diğer tarafta
Barzani'ye bağlı Kürtler var. Bunlar çatışma içerisindeler ve birbirilerine
düşman gibiler. Bölgesel ve dinsel anlamda da baktığımızda, birçok
Kürt grubu var. Bunun için Kürtlerin bu operasyonda topyekün hareket
edeceğini sanmıyorum. Zaten ABD de bunun farkında. Çünkü Kürtlerin
belirleyici rol oynayacağını düşünmüyor.
Bu operasyonla PKK'nın konumu nasıl olacak? Operasyon sonrası
yeniden yapılanabilir mi?
Bugün PKK'nın 5 bine yakın militanı, Süleymaniye yakınlarındaki
Kandil Dağı'nda duruyor. Tabiî bunlar şu an terör faaliyetlerinin
içerisinde değiller. Burada olmalarına rağmen, bunların Kuzey Irak'ta
etkili olduklarını söylemek oldukça zor. Çünkü, gerek Talebani,
gerekse Barzani, PKK'nın buradaki faaliyetlerinden çok rahatsızlar.
Bu yüzden de Kandil Dağı'ndaki militanların herhangi bir faaliyetlerinin
olabileceğini sanmıyorum.
Bu olası operasyonda Irak'ın ABD'ye yenilerek zayıflaması da
mümkün. Bu zayıflamanın İran açısından önemi nedir?
Ben bu operasyonun Irak'ın zayıflatılmasına temellendirilebileceğini
zannetmiyorum. Çünkü burada, gelecekte İran'ın kontrolü açısından
Batı Dünyası, Saddam Hüseyin ile beraber İran'a karşı Irak dengesini
koruyamıyor. Bu anlamda da, tüm Batı'nın tanımladığı bir rejimle
Irak'ta kendilerine göre güçlü bir Irak yaratmaya çalışacaklar.
Çünkü, gerek Basra Körfezi'ndeki, gerekse Kafkasya'daki dinî rekabet
alanlarının düzenlenmesi açısından da böyle bir Irak'a ihtiyaç duyuyorlar.
Yani ben, operasyon sırasında parçalanmış, sömürgeleştirilmiş bir
Irak olacağını sanmıyorum. Irak'taki en küçük bir toprak paylaşımı
bile ABD'nin batağa saplanmasına yol açar ki, bu Orta Doğu politikasını
alt üst eder.
Irak'a olası bir operasyon durumunda Malatya, Diyarbakır ve özellikle
de İncirlik üslerinin uluslar arası antlaşmalar çerçevesinde konumları
nasıl olacak?
Bu üsler, özellikle de İncirlik, Türkiye'nin NATO ittifakı çerçevesinde
de tanıdığı bir üs konumunda. Yani daha önceleri, ABD'ye yakınlığından
çok, NATO'nun üyesi olmanın verdiği bir zorunlulukla kullandırdı.
Ben İncirlik üssünün bu operasyonda belirleyici olduğunu sanmıyorum.
Lojistik açıdan önemli ama, ABD'nin birçok Arap ülkesinde daha önemli
üsleri var. Türkiye'nin bu üsle sağladığı çıkarları olduğunu ve
bu üsten yapılacak her iniş kalkış veya operasyonun TSK'nin denetiminde
olacağını da unutmamak gerekir.
'Irak halkı yeni bir savaş istemiyor'
Bu operasyonda da, Körfez savaşındaki gibi bir açlık tehlikesi
doğabilir mi?
Açlık tehlikesiyle beraber bir konuyu daha unutmamak gerekir.
Irak halkının Saddam yönetimine güveni yok. Halk bu rejimden bıkmış
durumda. 20 yıla yakın bir süredir savaşlarla geçen bir durum söz
konusu. Rejimin meşruluğunun kalmamış olmasına rağmen, halk yeni
bir savaş istemiyor.
Lübnan'da yapılan Arap Birliği toplantısında birlik kararı çıkmıştı.
Bu bağlamda diğer Arap ülkelerinin operasyondaki rolleri nasıl olacak?
Burada yanıltıcı bir durum söz konusu. Birçok Arap ülkesi,
İsrail ile ikili antlaşma imzaladı. Arap ülkelerinin rejimlerinin
temel amacı, Arap milliyetçiliğini işlemek değildir. Genel bir çerçeve
çizersek, bu rejimlerin temel düşüncesi, ayakta kalabilmektir. Yani
Irak operasyonuna karşı Arap Birliği'nin yekpare bir direniş göstereceği
gibi bir düşünce, bana temelsiz bir fikir gibi görünüyor.
Sizce ABD'nin asıl hedefi nedir? Bu operasyon da, ABD'nin, Asya
ve Orta Doğu'nun haritasını yeniden yapılandırma projesinin bir
parçası mı?
Burada herhangi bir sınır değişikliğinden söz edemeyiz. Böyle olursa,
Orta Doğu'da hiç kimsenin denetleyemeyeceği bir süreç başlar. ABD'nin
bir sınır değişikliği iddiasında bulunduğunu sanmıyorum, ama burada
Orta Doğu'yu dünya ekonomi sistemine entegre etmeye çalışıyor. Bunu
sağlamak için de, meşruluklarını yitirdiklerini düşündüğü rejimlerdeki
dönüşümü esas alıyor. Global anlamda kendi hegemonyasını kurabilmek
için de, enerji kaynaklarının, silâh sistemlerinin ve hava sahalarının
kontrolünü ele geçirmek istiyor. Irak da bunun için stratejik bir
konuma sahip.
ERDOĞAN YAPIK / / İÜHA
|