|
İş yerlerini sokaklar olarak belirlemiş onlar ve ekmeklerini sokaktan
kazanıyorlar. Her sabah ve her akşam dikkat etmesek de, önemsemesek
de sokaklarda beraberiz onlarla. Aslında bir anlamda ülke ekonomisine
de katkıda bulunuyorlar farkında olmadan. Onlar, sokaklardan kağıt
topluyorlar.
İstanbul Beyazıt'ta kâğıt toplayıp satanların çoğu Niğdeli ya da
Aksaraylı. Hemen hepsi ilkokul mezunu ya da ilkokuldan terk. Bazısı
bu işle karnını zor doyurduğunu söylerken, bazısı memleketindeki
ailesine para gönderdiğini anlatıyor.
Kâğıdın kilosunu yakın bir zamana kadar 80 bin liradan satıyorlardı.
Şu sıralar 60 bin liraya düşmüş. Bu fiyatın daha da düşeceği söyleniyor.
Düşüşün nedeni de kâğıt fabrikaları. Çünkü her geçen gün bu işi
yapan insan sayısı artıyor ve fabrikalara daha fazla kâğıt gidiyor.
Evleri kâğıt deposu
Aynı odayı paylaşan dört
Aksaraylı Mehmet, Ulvi, İshak ve Ali de kâğıt toplayarak hayatlarını
kazanıyorlar. Kiraladıkları evin sadece bir odasında kalınabiliyor.
Diğer odalar harap olduğu için topladıkları kâğıtları o odalarda
biriktiriyorlar.
Kâğıt toplayıcısı dört arkadaşın, bir günde kişi başına kazandıkları
para 10 veya 15 milyonu bulabiliyor. Ailelerine de para gönderiyorlar.
Kâğıtlar toplandıktan sonra iki üç defa el değiştiriyor. Toplayıcılardan,
kâğıtları sıkıştırıp biriktiren bir fabrikaya, oradan da kağıt fabrikasına.
Kâğıtları alanlar, toplayıcılardan da fazla para kazanıyorlar. Beyazıt'ta
toplanan kâğıtları alan kişi, bir kâğıt sıkıştırma makinesi ve birkaç
nakil aracıyla kısa zamanda iki lüks araba sahibi olmuş.
'Pis bir iş yapmıyoruz ki'
Aksaraylı Seyfettin de kâğıt toplayarak hayatını kazanıyor ve 50
yaşında olduğu için fazla kâğıt toplayamadığını anlatıyor. Bu yüzden
günde üç-beş milyon liradan fazla kazanamıyormuş. Hiç evlenemediğinden
şikâyetçi. Kâğıt topladığı sırada yanından geçen bazı kadınların
ağızlarını kapatarak geçtiğinden yakınırken "Biz pis bir iş
yapmıyoruz ki; kâğıt topluyoruz." diyor.
Genelde varoşlarda yaşadıkları için, kâğıt toplayanların içinde
hep bir korku var. "Sizde para vardır" deyip önlerine
geçen gaspçılardan korkuyorlar. Bu şekilde önlerine geçenlerle tartışıp
bıçaklananlar olmuş.
Onlar, ekmeğini çöpten çıkaran, kâğıt dolaşım zincirinin isimsiz
emekçilerinden yalnızca birkaçı. Sosyal güvencesizler ve çoğu zaman
açlar... Belki şu anda, yaşama kaygısıyla kâğıt toplayan insanlardan
biri, kendisi gibi siz de farkında olmadan, rüzgarda yaprakları
savrulan, dallarına kuşların yuva yaptığı bir ağacın kesilmesini
önlüyordur.
HABİB TURHAN /
/İÜHA
|