Çevre...........................Kağıda YazdırYazdır.... .Yazı hakkındaki düşüncelerinizi bize iletebilirsinizYorumla

Çevre dostu, yakıt maliyeti sıfır; istihdam yaratıyor ama...

Rüzgar enerjisinden yararlanmıyoruz...

Greenpeace ve Avrupa Rüzgar Enerjisi Birliği, rüzgar enerjisi ile ilgili yayımladıkları raporda, 20 yıl içinde dünya enerji üretiminin yüzde 12'sinin rüzgar enerjisiyle karşılanabileceğini savunuyor. Türkiye, en az 2 bin 500 megavatlık rüzgar enerjisi potansiyeline sahip olmasına karşın, bunun sadece 19 megavatını hayata geçirebilmiş durumda

Yüzlerce yıldır fosil yakıtların tüketimine alışmış olan dünya, artık yenilenebilir enerjilere yönelmeye başladı. Tükenmeyen ve doğaya hiçbir zararı olmayan bu enerji sistemleri arasında günümüzde en çok yatırım yapılanı rüzgar enerjisi. Doğaya hiçbir zararı olmayan rüzgar türbinleri hem fazla alan kaplamıyor, hem de kuruldukları alanda yaşayan insanlar için iş alanı yaratıyor. Denizde de kurulabilen rüzgar türbinleri, kurulduğu alanda tarım yapılmasına da olanak sağlıyor. Türkiye ise en az 2 bin 500 megavatlık rüzgar enerjisi potansiyeline sahip olmasına karşın bunun yalnızca 19 megavatını hayata geçirebilmiş durumda.

Greenpeace Akdeniz Ofisi Enerji Kampanyası Sorumlusu Melda Keskin'in verdiği bilgiye göre, rüzgar enerjisi için yakıt maliyeti yok ve tesis maliyeti ödendikten sonra da, sadece işletme ve bakım maliyetleri söz konusu. Yatırım maliyeti toplam maliyetin yüzde 75 ile yüzde 90'ını oluşturuyor. Rüzgar türbinleri kolayca sökülebiliyor; arazinin eski hâline dönüştürülmesi de kolay.

Greenpeace ve Avrupa Rüzgar Enerjisi Birliği, Endonezya'nın Bali kentinde 'Dünya Sürdürülebilir Kalkınma Zirvesi 4. Hazırlık Toplantısı'nda, rüzgar enerjisi ile ilgili yayımladığı raporda, 20 yıl içinde dünya enerji üretiminin yüzde 12'sinin rüzgar enerjisiyle karşılanabileceğini savunuyor. Rapora göre rüzgar enerjisi, ortalama yüzde 40 büyüme hızıyla dünyanın en hızlı büyüyen enerj kaynağı ve yılda 5 milyar doları aşan bir hacme sahip. Bugün dünyada 35 milyon insan rüzgar enejisinden üretilen elektriği kullanıyor.

'Türkiye şansını geri tepiyor'

Greenpeace ve Avrupa Rüzgar Enerjisi Birliği, rüzgar enerjisi ile ilgili yayımladıkları raporda, 20 yıl içinde dünya enerji üretiminin yüzde 12'sinin rüzgar enerjisiyle karşılanabileceğini savunuyor.Türkiye'deki Greenpeace Akdeniz Ofisi Enerji Kampanyası sorumlusu Melda Keskin, rüzgar enerjisine önem vermeyen ülkeler için şu görüşleri savundu:

"Dünya Zirvesi aracılığıyla, geleceğin enerji sorununu çözmek üzere masaya oturan hükümetler, rüzgar enerjisinin endüstriyel potansiyelini yok saymaları hâlinde, başarısız olmaya mahkûmdur. Türkiye, Avrupa'nın en iyi teknik rüzgar potansiyeline sahipken, Enerji Bakanlığı birkaç yıl içinde binlerce kişiye istihdam sağlayarak devreye girebilecek 2500 megavatı aşkın yatırımı engelleyerek bu şansı geri tepiyor."

En hızlı yayılan enerji türü

Rüzgar enerjisinin dünyanın en hızlı büyüyen enerjisi olduğunu belirten Avrupa Rüzgar Enerjisi Birliği'nden Christian Kjaer ise şunları söyledi:

"Henüz yolun başında olmamıza rağmen, rüzgar gücü ile ilgili çalışmaların şu anki durumu bile çok etkileyicidir. 'Rüzgar Enerjisi-Yüzde 12' adlı rapor, ucuz, güvenli bir enerji ve çevresel kaygıları gözeten bu üretim biçiminden yararlanabilmemizin önünde, teknik engellerin ya da kaynakla ilgili sınırların olamadığını gösteriyor. Teknoloji mevcuttur ve kaynak tükenmeyecek özelliktedir. Kaynağı ve becerisiyle rüzgar endüstrisi bu hedefi gerçekleştirmeye hazır olsa da, rüzgar enerjisinin yaygınlaşabilmesi için daha güçlü politik işaretlere gereksinim vardır."

Türkiye'nin büyük potansiyeli

Türkiye'de rüzgar enerjisi çalışmaları 1990'lı yıllarda yoğunlaştı. Şubat 1998'de Çeşme'de kurulan 1.5 megavatlık rüzgar çiftliği, Türkiye'nin ilk ticarî rüzgar yatırımı oldu. Aralık 1998'de yine Çeşme'de 7.2 megavatlık bir santral, Haziran 2000'de ise Bozcaada'da 10.2 megavatlık rüzgar santrali devreye girdi.

Greenpeace'in açıkladığı bilgilere göre, Türkiye'nin hâlen en az 2 bin 500 megavatlık rüzgar enerjisi potansiyeli varken, Türkiye bunun sadece 19 megavatını hayata geçirebilmiş durumda. 1993 yılına ait OECD ülkeleri araştırmasında Türkiye, Avrupa'nın en iyi rüzgar potansiyeline sahip ülkesi. 1 megavat başına 22 iş yaratacak durumda olan rüzgar çiftlikleri yerel istihdama da çözüm getiriyor. İzmir bölgesinde açılacak bir fabrikada, önce rüzgar türbini kanatları, daha sonra ise jeneratörlerin üretiminde 180 kişinin çalıştırılacağı söyleniyor.

SEMRA GÜNEY /İÜHA


Webmaster : iletim@istanbul.edu.tr

Sayfamız 1024*768 Çözünürlükte Hazırlanmıştır
İletim ONline Design © Copyright 2002


® İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi. Tüm Hakları Saklıdır.
Kaptan-ı Derya İbrahim Paşa Sokak 34452 Beyazıt / İstanbul
Tel: 0212 512 52 57 (159)  Faks: 0212 511 35 02