Türkiye'yi
kaç hane temsil eder?
BELKIS
ULUSOY
TV
izleme ölçümü yapan AGB Anadolunun Satış ve Pazarlama Müdürü Teoman
Gürler ile kuruluşun çalışmaları ve yöntemine gelen tepkiler hakkında
söyleştik
AGB Anadolu,
kimlerin, neleri, hangi zaman diliminde izlediklerinden yola çıkarak,
Türkiye'de TV izleme ölçümleri yapıp, bir bakıma medyanın istatistiksel
tanımını ortaya çıkarıyor.
Tanıma katılanlar
var, katılmayanlar var; ama bir kritik nokta, sıkça duyduğumuz "bu
programı ben hiç izlemiyorum, kimse de izlemiyor" gibi yankılar.
Gerek medya mensupları gerekse akademisyenler bu yankılara zaman
zaman yanıt veriyorlar, yine de tartışmalar sürüp gidiyor.
-
AGB Anadoluyu, genellikle bu tip tartışmaların içinde göremiyoruz.
AGB, kamuoyundaki 'temsiliyet gücünün yetersizliği' inancı karşısında
nasıl bir açıklama yapıyor ve sunulan verilerin gerçeği yansıttığını
nasıl anlatıyor?
AGB Anadolunun
Satış ve Pazarlama Müdürü Teoman Gürler'le bu konuda bir söyleşi
yaptık. Gürler, İÜ Basın Yayın Yüksekokulundan mezun.
-
AGB Anadolu ve yaptığı araştırmalar hakkında genel bir bilgi verir
misiniz?
| "Türkiye'de bin 951 hanede TV izleme cihazı var.
50 bin olmalı, 3 milyon olmalı diyenler araştırma ve istatistik
bilmeyen insanların görüşleri." |
|
AGB Anadolu,
AGB Grubu'na bağlı olarak 1989 yılında kurulmuş bir şirket. Elektronik
cihazlarla TV izleme ölçümü yapılıyor. AGB Anadolu, AGB Grubu'na
bağlı yüzde 100 yabancı bir şirket. AGB Grubu dünyada şu anda 15
ülkede faaliyet göstermekte. Büyük kısmı Avrupa'da, ama Latin Amerika,
Orta Doğu, Asya ve Avustralya'da da hizmet veriyor. AGB, TV izleme
ölçümünde dünyanın en büyük şirketi.
-
AGB Anadolu, Türkiye'de böyle bir etkinliğe neden gerek duydu ve
tecimsel kaygılar dışında sosyal bir misyonu var mıydı?
Dünyada her
ülkede araştırma gerekli. Daha iyi hizmet, daha ucuza hizmet ve
talebe göre hizmet verebilmek için gereken etmenlerden ilki, "Müşteri
kim?" ya da "Müşteriye ben bunları ulaştırabiliyor muyum?"
gibi soruların cevabının araştırılmasından geçiyor. TV izleme ölçümlerine
duyulan ihtiyaç, reklamveren firmalar, reklam ajansları ve TV kanalları
arasında 'reklam alışverişinin ortak biriminin' TV olmasından kaynaklanıyor.
Bu, Türkiye'de de, dünyada da böyle. TV izleme ölçümünün toplumsal
misyonu yok. Herhangi bir pazar araştırmasının da bir sosyal misyonu
yoktur. Eğer bir ürün için araştırma yapılıyorsa, o ürün nasıl geliştirilebilir,
tüketicisi kimdir, tüketici bu üründen neler bekliyor, bunlara bakılır.
-
Araştırmanın standartları her ülkede aynı mı? Farklılıklar varsa
nelerdir?
Dünya globalleşiyor.
Buna katılanlar var, katılmayanlar var. Bence globalleşmenin temel
göstergesi her yere ulaşabilmeniz. Böyle bir ortamda artık markalar
da büyük ölçüde globalleşiyor. Coca Cola, ABD'de de Çin'de de içiliyor.
Böyle bir ortamda doğal olarak bir ülkeden gelen verinin yanına
başka ülkelerden gelen veriyi de koyarak standartlar geliştiriliyor.
Bunlar özellikle uluslararası reklamverenlerin gerek bölgesel anlamda,
gerekse global anlamda belirli kararları vermek ihtiyacı içinde
geliştirmiş oldukları uluslararası standartlar. Ancak her ülkenin
uluslararası standartlarının yanında yerel özellikleri de var. TV
izleme ölçümleri özellikle kalite kontrol anlamındaki uluslararası
standartların yanında yerel özelliklerin de katılımıyla, AGB Grubuna
ait ülkelerde ve Türkiye'de de yapılıyor. AGB Grubu ile birlikte
dünyada 55 ülkede TV izleme ölçümü elektronik cihazlarla (people
meter) yapılıyor. Yerel özelliklere göre aşındırılmamış ya da şekillendirilmemiş
bir modelin alınıp bir ülkeye uygulandığı da var, ama AGB Grubu'nda
böyle değil. AGB'nin araştırmalarında, TV izleme ölçümü için evrensel
bir rehber vardır, bu rehbere uyulmakla beraber yerel özellikler
de potaya alınıp bir çerçeve oluşturulur.
-
Örneklem sayısı Türkiye için yeterli mi? Örneklem nasıl seçiliyor?
Türkiye'de
1951 hanede TV izleme cihazı var. Burada temel birkaç nokta var;
1951 Türkiye'yi temsil eder mi? ABD'de, 250 milyon nüfusa karşın
5 bin hanede bu cihaz var. 50 bin olmalı, 3 milyon olmalı diyenler,
araştırma ve istatistik bilmeyen insanlar. Her eve bir cihaz taktığınızda,
bu araştırma olmaz. ABD'de ortalama hane büyüklüğü 1.2 kişi derseniz,
cihaz takılan 5 bin hane ile 6 bin kişiye ulaşmış olursunuz. Türkiye'de
ortalama hane büyüklüğü 4.2 kişi derseniz, yaklaşık 8 bin kişinin
verilerine ulaşırsınız.
-
Bu sayı kim tarafından saptanıyor?
TV kanalları,
reklam ajansları ve reklamverenler, Türkiye'deki panelin kaç haneden
oluşması gerektiğini bizden talep ediyorlar. Maliyetli bir çalışma
ve bu maliyeti de onlar karşılıyorlar. Bunların oluşturduğu bir
komite var. Bu komite, "1951 değil de 5 bin hane için yapılsın,
bunun maliyetini karşılayabiliriz" derse, AGB Anadolu için
bu sorun değil, bu sayıyla da çalışır. Ancak, 1951 hane yeterli.
n Bir tartışma
programında Ankara Üniversitesinden Halil Nalçacıoğlu, böyle bir
araştırma için Devlet İstatistik Enstitüsü'nden alınan verilere
göre Türkiye'de bu sayının 25 bin olması gerektiğini söylemişti.
Bu argümanı
neye dayandırdıklarını bilmiyorum, programı da izlemedim. ABD'de
cihaz takılı hane sayısı 5 bin, nüfusu Türkiye'den fazla olan İngiltere'de
5 bin ve bizimle aynı nüfusta olan İtalya'da 5 bin. Bu ülkelerin
reklam harcamaları Türkiye'nin kat kat ötesinde. Bu, sektörün bir
arz talebi. Türkiye'de de reklam harcamaları bu ülkeler seviyesine
geldiğinde, cihazı daha fazla haneye takma talebi doğabilir. 1951
hane sayısı, Türkiye'de 5 yaş üzeri yaşayan nüfusu ve 20 binin üzerindeki
telefon ve TV sahibi tüm Türkiye'yi temsil ediyor. AGB Anadolunun
rakamı, yani bu özellikleri taşıyan nüfusu yaklaşık 29 milyon 600
bin küsur. AGB Anadolu 65 milyonu değil, 5 yaş üzeri yaşayan nüfusu
ve 20 bin ve üzeri yerlerde yaşayan, telefon ve TV sahibi yaklaşık
29 milyon kişiyi temsil ediyor.
-
Örneklemin ne kadarı Anadolu'da, ne kadarı Marmara'da?
Nüfuslara göre
değişiyor; doğal olarak 500'e yakını İstanbul'da, ağırlıklı olarak
daha sonra da Ankara ve İzmir'de. Örneklem 20 ilde, ama her ilde
doğal olarak nüfus ağırlığına göre 100 tane yok.
-
Araştırma yapılan her eve cihaz takılmıyor. Örneklem evreninden
cihaz takılmak üzere seçilen haneler için belirleyici olan noktalar
nelerdir?
Bir sektör
komitesi var, adı da TİAK. Bu komitenin üyeleri reklamverenler,
ajanslar ve TV yayıncılarından oluşuyor. Komite 1992 yılında Türkiye'de
TV izleme ölçümünü yaptırmak üzere bir ihale açtı; bu ihaleye 3
yabancı şirket katıldı, şirketlerden birisi AGB idi ve ihaleyi kazandı.
Bu ihale 1993 ve 1996 yıllarını kapsıyordu. Komite 1995 yılı içerisinde
AGB'nin hizmetinden memnun oldu ve daha uzun süreli bir sözleşme
istediğini söyledi. 1999 yılı sonuna kadar olan ikinci bir sözleşme
yapıldı. Şimdi 1 Ocak 2000'den itibaren 2004 sonuna kadar olan 5
yıllık dönem ile AGB'yi yetkili kıldı. AGB, sektör komitesinin istediğini
yapıyor. Örneğin komite 1951 hanede cihaz takılmasını belirliyor.
Bunun gibi cihazların hangi illere takılacağına da sektör komitesi
ve denetçi karar veriyor. Denetçi, yani komitenin AGB Anadolu'nun
yaptığı ölçümleri ve hanelerin nasıl seçildiğini denetlemek üzere
seçtiği bir ekip; Anadolu Üniversitesi'nden Prof. Dr. Ali Atıf Bir
ve ekibi.
-
Haneler nasıl seçiliyor?
Öncelikle bir
veri tabanı araştırması yapılıyor. Bu araştırma cihaz takılacak
haneleri belirlemek üzere demografik ve sosyo ekonomik yapıyı araştırmak
amacıyla yapılıyor. Bu çalışmayı TİAK, AC Nielsen'e yaptırıyor.
Nielsen veri tabanı araştırması yapıyor, araştırmanın doğru yapıldığına
ilişkin olarak da denetçi ekip onları denetliyor. Bu araştırmanın
sonucunda panel yapısı ortaya çıkıyor, yani evrenler; demografik
ve sosyo ekonomik statü evrenleri ortaya çıkıyor; bunun içinde hangi
il nüfusu ne kadar, hangi ile ne kadar cihaz takılacak gibi noktalar
var. Bu veri tabanı araştırması içinde demografik ve sosyo ekonomik
evrenlerin belirlenmesi dışında çok kısa AGB'den bahsediliyor, bir
de AGB ailesi olmak ister misiniz diye soruluyor. Veri tabanı araştırması
sonucu ortaya çıkan özelliklere uygun bir aile ise ve evet demişse
tekrar soruluyor o aileye; cihaz takılmasını istiyor musunuz diye,
bu soruya da evet cevabı verenlere cihaz takılıyor.
-
Bu soruya evet yanıtını verenler 1951 sayısından fazladır. Yaklaşık
aynı özellikleri taşıyan iki hane olduğunda seçim kriteriniz ne
oluyor?
Biz her panelimizin
neyi temsil ettiğini söylüyoruz. Cihazlar ilk olarak İstanbul'da
takılıydı, o zaman evren İstanbul'u temsil ediyordu: 5 yaş üzeri
telefon ve TV sahibi İstanbul evrenini temsil ediyordu. Temel sorun
şu: Türkiye'de araştırma ve istatistik bilen insan az; önlerine
gelmiş bir rakamın hangi dönem içinde yapıldığını ve hangi hedef
kitle olduğuna bile bakmadan yorumlar yapılıyor. Bu, AGB dışında
üretilmiş yanlış anlamadır.
-
Bu yanlışı düzeltmek için AGB ne yapıyor?
Araştırmamızı
satın alanlar, bizden bunu isteyenler, bu araştırmanın bedelini
ödeyenler komite üyeleri. Verilerimizi kullanması gerekenler komite
üyeleri ve onlar neyi temsil ettiğimizi biliyorlar. İnsanların reyting
ile bu kadar ilgili olduğu tek ülke Türkiye; dünyadaki hiçbir ülkenin
sokaktaki insanları reyting ile uğraşmıyor, çünkü, reyting ile uğraşması
gerekenler reklamverenler, reklam ajansları, TV kanalları. Onun
için de toplumsal bir misyonumuz yok, herkesin bunu bilmesi imkânsız.
Bir teknik şartnameye göre komitenin istediklerini yapıyoruz, verileri
bilmesi ve kullanması gerekli kişiler onlar. AGB Anadolunun yaptığı,
bu teknik şartnameye uygun rapor üretmek. Komite neyi temsil ettiğimizi
biliyor, çünkü onlar, kendileri bunu temsil etmemizi istiyorlar.
AGB Gruptaki tüm ülkelere gittim, sokaktaki insana reyting nedir
diye sorulan ya da reyting ile ilgili yorum yapan bir ülke yok;
çünkü böyle bir şeye ihtiyaç yok.
-
Reyting, izlenme sırası ve share izlenme oranı; reklamveren için
toplam sayıyı temsil ettiğinden izlenme oranının belirleyici olması
gerekirken yapılan yayınların tamamı reyting savaşı şeklinde. Bunu
nasıl değerlendiriyorsunuz?
Sadece bu ikisi
değil, TV izleme ölçümünde 12 tane değişken var; bu değişkenlerin
tamamı önemli. Bizim raporlarımız hatta verdiğimiz veriler, verdiğimiz
bilgisayar programları -ki bilgisayar programları ile bu verilere
ulaşıyoruz- tamamı tüm bu değişkenleri kapsıyor. Araştırmayı, özellikle
TV izleme ölçümünün temel değişkenlerini, yardımcı değişkenlerini
bilen insan sayısı çok az, onun için reyting ve share çok fazla
telafuz ediliyor. Tüm değişkenler bir resim gösterir; bu bilgileri,
verilerimizi kullanacaklar bilir. Reklam verilirken bakılanların
başında belki reyting var, ama tüm bu değişkenlere bakılıyor.
-
TV izleme ölçümlerinde sadece kantitatif (niceliksel) araştırmalar
yapılıyor ancak nihai amaç satış olduğuna göre kişileri yakından
tanımak için kalitatif (niteliksel) araştırmalar yapılıyor mu?
Temel işimiz
AGB Anadolu olarak, elektronik TV izleme ölçümü. Biz kalitatif araştırma
yapmıyoruz, ama sektöre tavsiyemiz bu. Karşı hipotezleri veya paralel
hipotezleri test edebilmek için mutlaka kalitatif araştırmalar da
yapılması gerekiyor ama biz yapmıyoruz. Kalitatif araştırmaları
yapan Türkiye'de pek çok firma var; hangi tür programları beğeniyorsunuz,
neden gibi sorularla nedenleri araştırılıyor.
-
Araştırmanın periyodik zamanı içinde sayı 1951'e kadar ulaştı; önceki
evrelerdeki örneklem sayılarının araştırma evrenini temsil etmediğini
söyleyebilir miyiz?
Cihaz takılı
aileler zaten panelde sürekli kalmıyorlar. Her yıl yüzde 20'si değişiyor.
Uluslararası bir standarttır bu, turnover denir buna; Türkiye'de
uygulanan rakam yüzde 20. Bugün olan hiçbir aile 5 yıl sonra olmayacak.
Yüzde 20'lik dönüşüm nasıl oluyor, bu da bir bakıma sorunun yanıtını
oluşturuyor. Önemli olan ilk kriter, ailenin düğmeleri doğru basması.
Kalite kontrol mekanizmalarında düğmelere doğru basmayan aileler
uyarılıyor, ikincide panelden çıkarılıyor. Ailenin başka bir ile
taşınması durumunda, eğer o il cihaz takılması gerekli bir il değilse
cihaz sökülür. Aile cihazı artık kullanmak istemiyor da olabilir,
o zaman da cihaz sökülür. Aile hangi sosyo ekonomik grupta ve kaç
kişilik grupta ise bu yapıyı kaybettiğinde cihaz o aileden sökülür.
Örneğin aile 3-4 kişilik ve AB statüsünde ise ve evin çocuğu evlenmiş
veya evden ayrılmışsa ailenin nüfus yapısı değiştiği için ve bu
değişmiş aileye panelde ihtiyaç yoksa cihaz sökülür. Tam tersi,
aile 2 kişilik ve yeni bir çocuk oldu; bu yeni yapıya eğer panel
içinde ihtiyaç yoksa cihaz yine sökülür. Tüm bunlara doğal dönüşüm
denir, ancak hiçbir zaman yüzde 20'yi bulmaz. Doğal dönüşüm yetersizse
zorlayıcı dönüşüme başvurulur, yani panelde kalış sırasına göre
cihaz takılmış en eski aileden başlayarak cihaz yeterli sayıya ulaşana
kadar çıkarılır.
-
Eklemek istediğiniz şeyler var mı?
Grubumuz bir
Avustralya firmasıyla internet ölçümüne başladı; en temel şekilde
internet web sitelerinin ölçümünü yapıyoruz, şu anda kantitatif.
Bir süre sonra internet kullanımı yaygınlaşsın kalitatifi de yapılacaktır.
- Medyada AGB verilerinden sorumlu olarak
Prof. Dr. Ali Atıf Bir görülüyor. Neden?
Prof. Dr. Ali
Atıf Bir TİAK'ın belirlediği denetçi. TİAK aynı zamanda panel yapısının
sayısının kararını da veren komite. Bir argüman geldiği zaman da,
onun cevap vermesi gerekir doğal olarak. Çünkü bu AGB'nin belirlediği
bir şey değil. Eğer AGB belirlemiş olsa, AGB yanıt verirdi. Aynı
zamanda uluslararası bir denetçi de TİAK tarafından AGB'nin yaptığı
ölçümleri denetliyor: Toby Syfret, dünyadaki 4 kişiden biridir.
2000 yılı sonundan beri AGB Anadolu, bu dış denetçi tarafından denetleniyor.
Toby Syfret, TV izleme ölçümleri için evrensel rehberi derleyen
ve ortaya çıkaran kişidir; dünyada bu işin nasıl yapılması gerektiğini
bilen kişidir; yaptığımız araştırmanın ounun tarafından da denetlendiği
fazla bilinmez. Sektörün belirlediği danışmanı ve denetçisi olduğu
için ve bu doğrultuda TİAK da onun cevap vermesini istediği için
Prof. Dr. Bir medyada konuyla ilgili olarak yer alan kişidir.
|