Fakültemiz » Tarihçemiz » Açılış Nutku

Rektör Prof. Dr. Cemil BİLSEL
4 Şubat 1937 - Perşembe

Sayın dinleyiciler,

Atatürk, 1923 Şubatı'nda İzmir'de (millet ve memleketin iktisadi kabiliyet ve ihtiyaçlarını tetkik için) toplanan İktisat Kongresini açarken: "Fakat arkadaşlar, iktisat demek, yaşamak için ne lazımsa onların hepsi demektir. Ziraat demektir, ticaret demektir, herşey demektir. Çocuklarımızı o suretle yetiştirmeliyiz ki ticarette de, ziraatte de, hayatın bütün faaliyet sahalarında da müsmir olsunlar, müessir olsunlar" demişti.

1931 Temmuzu'nda, Ankara Hukuku'nun yeni mezunlarına verdiğim bir yemekte bazı vekillerimiz de bulunuyordu. Yemekte Ankara Hukuku'nun inkişafından bahsolunurken, memleketin eksik bir müessesesine temas edildi ve hatıram beni yanıltmıyorsa, bir iktisat fakültesi eksiğini en evvel Hariciye vekilimiz Tevfik Rüştü Aras öne sürdü. Bu iş epey konuşulduktan sonra, bu fakültenin kurulması için hemen teşebbüs alınmasına karar verildi. Eğer o vakit bu teşebbüs alınsaydı İktisat Fakültesini memleket, altı yıl evvel kazanmış olacaktı.

Şimdilik şu kadarını söyleyeyim ki, asrımız asıl iktisat asrıdır. İktisat elbette en eski zamanlardan beri insanların ve insanlardan mürekkep kümelerin münasebetlerine hakim olmuştu. Tarihi maddiciliğe kadar gitmeksizin dünyayı idare eden bütün büyük hadiselerde iktisadın da rolünü görmekteyiz. Yine görmekteyiz ki, milletlerin yükselişi de, düşüşü de iktisada bağlıdır.

Atatürk yine İzmir Nutku'nda diyor ki: "Kılıçla fütuhat yapanlar, sapanla fütuhat yapanlara yenilmeğe ve yerlerini bunlara terketmeğe mahkumdurlar. Sapanla kılınç mücadelesinde nihayet muzaffer olan, sapandır. Siyasi ve askeri zaferler ne kadar büyük olursa olsunlar, iktisadi zaferlerle tetevvüç edemezlerse payidar olamazlar. Bu sözleri bir iktisatçı, bir nazariyeci, bir profesör söyleseydi yine bunların doğruluğu ve kıymeti önünde eğilirdik. Fakat bu sözleri söyleyen, bir iktisatçı, bir profesör değil, bir askerdir, tarihin eşsiz zaferlerini en güç şartlar içinde elde etmiş en büyük askerdir.

Memleketimize iktisat bilgisi yeni girmemiştir. Bunu veren müesseseler vardı. Bunların bu bakımdan memlekete yaptıkları hizmeti takdir ile anmak borçtur. Fakat Türkiye Cumhuriyeti'nin bugünkü durumda ekonomik elemanlara hem keyfiyet, hem kemiyet itibarile daha çok ihtiyacı, iktisat tahsilini daha genişletmeği ve onu tahsilin en yüce mertebesi olan Üniversite çerçevesine almağı icap ettirmiştir.