FEN FAKÜLTESİ MEZUN ve MENSUPLAR GÜNÜ
17 HAZİRAN 2006
[AFİŞ] [PROGRAM] [ANILAR] [SPONSORLAR]
17 Haziran 2006'da Fakültemizin tarihinde ilk defa düzenlenen |
|
Fen Fakültesi Mezun ve Mensupları Günü VCD 'sini almak isteyen katılımcılarımız Telefon: 0212 522 08 06 - 0212 455 57 00/15011 |
17 HAZİRAN 2006 FEN FAKÜLTESİ MEZUN ve MENSUPLAR GÜNÜNDEN GÖRÜNTÜLER
Resimleri bilgisayarınıza indirmek için buraya tıklayınız.
PROGRAM
10.00 Kayıt
10.30 Açılış
10.35 Açılış Konuşmaları
Prof.Dr. Erhan GÜZEL
İ.Ü. Fen Fakültesi Dekanı
Prof.Dr. Mesut PARLAK
İstanbul Üniversitesi Rektörü
10.45 Kuruluşundan Günümüze Fen Fakültesi
11.10 Ödül Töreni
12.00 Konser
BENDA-Grave
Manuel de Falla – Kreisler
Danse Espagnole
S. PROKOFIEV
Re M. Keman Konçertosu No.1 1.Bölüm
Piyano: Gülnare Şekinskaya
Keman: Sevil Ulucan
12.30 Geçmiş Zaman Olur ki...
13.00 İkram
Fen Fakültesi 2006 Onur Ödülleri
Prof.Dr. Ali Rıza Berkem
Prof.Dr. Metin Hotinli
Prof.Dr. Nezihe Taşköprülü
Prof.Dr. Mehmet Akartuna
Prof.Dr. Fikret Baykurt
Prof.Dr. Bediz Asral
MEZUNLARIMIZIN ANILARINDAN
Astronomi bölümünde gece yaptigimiz gözlemlerin ve sabaha karşı 03:00'da yaptığımız derslerin hala tadı damağımda . Okurken çok zorlandığım ama sonrasında her anını keyifle andığım çok güzel günlerdi. Herkese selamlar. Tansu Gökçetin KAYRIN
Yıllar geçti ama ben hala üniversite yıllarımı özlüyorum. Şu an bu fakültede okuyan kardeşlerim bulunduğu zamanı en iyi şekilde değerlendirsinler. Geçmişe ve geleceğe ulaşmak mümkün olmuyor ama şimdiki zamanı çok iyi değerlendirip dolu dolu yaşamak mümkün. Muammer KARAARSLAN
Benim için başlaması çok kolay olan bölümümü öğrencilik yıllarımda çalışmaya başladığımdan, bitirmekte oldukça zorlandım. Her şeye rağmen "İstanbul Üniversitesi" gibi Türkiye’nin en eski, köklü ve özel bir üniversitesinden mezun olmanın onurunu, gururunu taşıyor olmak, öğrencilik yıllarımda yaşadığım her türlü sıkıntıyı ve zorluğu unutturdu. Emeği geçen bütün hocalarımıza, her birim ve görevdeki üniversite çalışanlarımıza, sonsuz teşekkürlerimi borç bilirim. "İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ" mezunu olmak bir ayrıcalıktır… Gülşen GÜRER
Üniversite hayatımız çok keyifliydi ve arkadaşlıklarımızın hep devam etmesi için bir araya gelecek bir günümüz olmasını çok isterim. İstanbul Ünersiteli olmak her zaman ayrıcalıktır. Gülen VARAN
Yaşantımın en güzel hatıralı ve eğlenceli yıllari Fen-Fizik Bölümü'nde talebe iken geçti diyebilirim. Turan Emeksiz'in yemeklerinin tadı hala damağımda. Herkese selamlar. Mustafa H. SAĞIROĞLU
Sınıf Öğretmenliği yapıyorum ve mezun olduğumdan beri özel ders vererek hem para kazanıyorum hem de fizikten kopmamış oluyorum. Mezun olalı çok oluyor ama ben de arada sırada rüyamda okulu biterememişim ve klasikten sınava tekrar tekrar giriyorum . Bu kabusu gören başkaları da varmış . Fen Fakültesi'nden mezun olmanın ayrıcalığını unutmayın arkadaşlar. Herkese mutluluk ve sağlık diliyorum....Elif Şişlioğlu CANYİĞİT
Şu an yurt dışında bulunmaktayım. Çok istesem de bölümüm üzerine devam etmedim, ama okulumla ve bölümümle çok gurur duyuyorum. Mezun olalı çok oluyor ama haftada bir rüyamda okulun bitmesi son sınava tekrar giriyorum yani haftada bir okulu tekrar bitiriyorum . Bilmem baskalarında da olur mu? Bütün fizikçilere başarılar. Özellikle sınıf arkadaşlarıma....Mustafa CÜRE
Okulu zor da olsa bitirdim. Bu arada en büyük sebebi olan Şehsuvar hoca'yı sık sık anıyorum elbette (Klasik Mekanik'de sürünenler anlarlar. Yine de teşekkürler hocam). Bir süre napacam ben yaa aha diplomalı işsiz olmak bu falan derken hasbelkader cisco örgendim. Şimdi bi kamu kuruluşunun networküne bakıyorum. Açıkcası okulu çok da özlediğimi söyleyemeyeceğim .Bizi boşuna yormuşlar hayat o kadar zor değil .İstanbul fizikten mezun olmak hayatda yaptıgım en zor iş oldu. Belki bu bakımdan faydası olmuştur ondan sonra hiçbir sınav hiçbir iş pek de zor gelmedi. Arada dahi muamelesi bile görebiliyorsunuz. Haşim Mutuş hocamızı da saygıyla yaddetiyorum. (BİR İKİ KEZ SINIFTAN KOVMUŞTU AMA BİZ DE HAKETMİŞTİK DOGRUSU J)Buradan da onun dersini almaktan ve tanışmış olmaktan gurur duydugumu belirtmeliyim. Teşekkürler hocam.
1996 yılında ‘Çagdaş fizige giriş’ dersini alanlar hatırlar .Haşim hoca klasik mekanikten bizi koparmaya çalışıyor. Biz pek anlamıyoruz tabii ne anlatıyor J. Anlamayanlardan biri de -büyük anfide- tahtaya kalkıyor. Haşim hocayla birlikte duvara dogru koşuyorlar –hızlarının nasıl değişmediğini kanıtlamaya çalışıyorlardı galiba- .Neyse hava çok soğuk büyük anfide tabii. Neyse 1,5 saat donduktan sonra. Haşim Hoca kürsüye geldi şu ‘tarihi’ sözleri söyledi; Adamlar kurtlarla dans eden adamları oynadı milyon dolarları aldılar, yağmur adamı oynadılar milyon dolarları aldılar biz DUVARA KOŞAN ADAMI oynadık hala kaloriferi yanmayan anfilerde ders yapıyoruz. Tabii tüm anfi gülmekten yerlerde . HAA bir de atom laboratuarlarının sağ kısmındaki köşenin adı da kırık kalpler çıkmazıdır .Halen okuyan arkadaşlara duyurulur. Kaan BAYRAM
Bugüne kadar kayıt olanlara baktım benim dönemimden kimseyi görmedim. İlk düşüncem hepsi ihtiyarladı ve internet teknolojilerine yetişemediler diye düşündüm ama sonradan doğru olan aklıma geldi. Mezun olanların sayısı çok azdı. Analiz I ve Analitik Geometri derslerini 16. ve 17. girişte vermiştim. Sadece yüksek öğretmenden (Çapa'dan) gelenler 4 yılda bitirebilirlerdi o zamanlar. Sayı az olduğu için listede kimseyi göremiyorum demek ki... İ. Ethem DERMAN
Tüm Mezunlara Merhaba, Ben 1970-1975 yılları arasında İst.Ünv.Fen Fakültesi Matematik-Fizik Bölümü mezunuyum. Mezun olduktan sonra çok kısa bir dönem Matematik-Fizik hocalığı yaptıktan sonra Bilgisayar Programcılığı alanına kaydım. Daha sonra askerlik daha sonra Akbank (5 sene) ve son olarak Turkish Bank (1983 başından beri halen devam) yani Bankacılık sektöründe bilişim-IT konusunda fiili programcılık, yazılım-sistem uzmanlığı ve nihayet idarecilik yıllarımla bugünlere kadar geldim. Yine 1970 yılında matematik'te beraber olduğum fakat daha sonra bir sene kalıp ayrılıp mimar olan Saliha Nezihe Kazancı ile 1976 da evlendim. 1977 doğumlu bir kızım var. Aynı devre arkadaşlarımla ya da meslektaşlarla haberleşme anlamında (beklediklerimi, sizin için yapabileceklerimi ve öğrencilik yılarında yaşadığım ilginç anılarımı paylaşmak, etkinliklerinizden haberdar olmak) bu mesajı atıyorum. Yılmaz Kadir KAZANCI
Merhaba, Ben, Matematik- Fizik bölümü 1976 Haziran mezunu ve 10098 numarali Tuncer AYTAÇ. O yıllarda yaşadığımız tam bir macera idi.1970 yılı sonundan 1971 yılı Haziran ayına kadar, tüm Üniversitenin, yaklaşık 7 ay kadar öğrenime kapatılması bile, şimdi çocuklarıma heyecanla anlattığım bir olay. Üzerimizde hüyük emeği bulunan hocalarimiz Macit BÜKE, Giacomo SABAN, Orhan İÇEN, Suzan KAHRAMANER gibi kişilikler hala sesleri ve simaları ile ve bütün canlılığı ile hafızamda duruyor. Hosçakalın, yine görüşmek ve sizden haber alabilmek ümidiyle... Tuncer AYTAÇ
1975-1980 yılları arasında Matematik-Fizik mezunuyum. Mezuniyetten sonra 1992 yılına kadar sigorta acenteliği yaptım, daha sonra 2000 yılına kadar ticaret hayatıma deri sektöründe devam ettim, halen Arap ülkelerine ihracat yapıyorum,aynı zamanda ankastre mutfak cihazları üretimi ve Türkiye çapında dağıtımını yapan bir şirketin ortağıyım. 1982 yılında evlendim. 2 çocuğum var. Oğlum Gazi Üniversitesi Kimya Mühendisliği 3.sınıf öğrencisi, kızım Kabataş Lisesi'nden bu sene mezun oluyor. Bu platformu oluşturan arkadaşlara çok teşekkür ederim. Öğrencilik hayatımı ve arkadaşlarımı hala özlüyorum. Bize hayatla başa çıkmayı, mücadele etmeyi ve başarının çalışmaktan geçtiğini öğreten hocalarımıza da sonsuz şükranlarımı sunuyorum. Saygı ve sevgilerimle hoşcakalın. Ahmet MARAL
Bu alt yapıyı oluşturan arkadaşlarıma teşekkür ediyorum. Ben biraz şanslıyım. Firmam Bekdata Teknoloji, Eğitim kurumlarına bilgisayar ve bilişim konularında hizmet eden bir firmadır. Eğitim kurumlarında çalışan çok arkadaşımla görüşüyorum. Size unutamadığım bir anıyı anlatmak istiyorum: Sene 1979... Arkadaşlar Beyoğlu'nda bir filme gitmek istiyorlar. Sanıyorum saat 14:00 matinesine. Arkadaşım Erdinç biraz geç kaldığı için Taksim'den koşa koşa geliyor. O gün kepenk kapama olayı var. Polisler bu arkadaşımızı olayın içinde sanarak yakalıyor. Şubeye götürüyor. Kimlik kartındaki 79 LM (Lisans Matematik anlamına gelen)'nin ne olduğunu soruyor. O da do?rusunu anlatıyor. Fakat polisler Leninist Marsist'in baş harfleri diye söyleyip bir hafta işkence yapıyor. Bir hafta sonra Köşem'de Briç oynuyoruz ve Erdinç içeri giriyor… O Maceralı yıllarımızı anlatmakla bitiremem. Tüm Fen Fakültesi sevenlerine sevgiler…Bekir Gül
1990 yılında bölüm birincisi olarak ayrıldığım okulumda eski arkadaşlarımla ve hocalarımla biraraya gelmeyi çok istiyorum. Çünkü biz mezun olduğumuz yıl mezuniyet törenimiz bile olmadığı için, şimdi her yıl hoca olarak katıldığım öğrencilerimin mezuniyet törenlerinde yaptıkları gibi cüppe ve kep giymek,kepi havaya fırlatmak,değerli hocalarımızın elinden mezuniyet sertifikası almak ve onlarla resim çektirmek içimde bir uhte olarak kalmıştır. Bu yıl ilki yapılacak olan ve bundan sonra da tekrarlanmasını arzu ettiğim bu günde içimde kalan bu isteği yerine getirmiş olacağımı düşünmekteyim. Nurcan ÜNAL
Merhabalar Matematik Bölümü. Çok sevdiğim ve dostluklar kazandığım, hayatıma yön veren her zaman kalitesine, bilgisine saygı duyduğum İstanbul Üniversitesi Matematik bölümü. Şu anda Afyon Çay Kız Meslek Lisesi Matematik öğretmeniyim. Öğretmenlikte 7.yılım. Fen fakültesi mezunları ve çalışanlarıyla diyalog içinde içinde olmayıçok isterim. Tabii ki yeni öğrencileriyle de. Hoşçakalın. Ertan ESER
Bu sitede nostaljiye doyamadım...Gözlerim doldu...10 senede bitirdim...Şimdi keşke bi on sene daha kalsaydım diyorum...unutulmaz günlerdi...Çok renkli ve bir çırpıda geçti...Çünkü her anımızı dolu dolu yaşıyorduk...Bitirmek için akla karayı seçtik...Ama şimdi iyiki de acele etmemişim diyorum....Neyse tüm dostlara selamlar...IV. MURAT .Murat SAHİLLİOĞLU
Aslında öyle bir bölümde okumuşuz ki her meslek dalının kilit anahtarı. Okulu bitirdikten sonra geçen bu seneler bana, bize öğretilen o zor teorem ve ispatlarin aslında boşuna olmadığını öğretti. Aslında bize problem ne olursa olsun, o problemi çözüme ulaştırabilme yetisini öğretmişler. Daha önce görmediğimiz bir problemi çözebilmeyi öğretmişler. Bir hocamızın tabiriyle Ali Cengiz oyunlarını görebilmeyi öğretmişler. Bazılarımız bunların önemini kavrayamamış olabilir. Ama inanin bilgisayar mühendislerinden bile çok daha fazlamız var. Matematik alt yapısı olan biri bir mühendisin anlayamadığı bir konuyu çok daha kolay anlayabiliyor. Çünkü onlar onların önüne sunulan bilgiyi ezberliyor. Biz ise alfabesini bildiğimiz için daha kolay anlıyoruz. Öğreniyoruz. Bu sebepten bize farklı bir problem geldiğinde çözebiliyoruz. Ben bunları niye yazıyorum? Bugün okula gittim sanırım biraz duygulandım. Hiçbir şey degişmemiş. Herkese selammmm:) Burcu YILMAZ
SPONSORLAR
1933'den 2006'ya Fen Fakültesi Mezun ve Mensupları
Günü'nü destekleyen sponsorlarımıza teşekkür ederiz.
SALİH YILMAZ |
İBRAHİM ARIKAN |
NESCAFE |
DİMES |
ÜLKER |
CEM BOTANİK |
DANONE-TİKVEŞLİ A.Ş |