Prof. Dr. Erdoğan OKUŞ

01 Haziran 1962-09 Nisan 2006

09 Nisan 2006 tarihinde meydana gelen elim bir deniz kazası sonucu Prof. Dr. Erdoğan OKUŞ hayatını kaybetmiştir.

01 Haziran 1962 yılında Ordu Korgan’da Dünya’ya gelen Prof. Dr. Erdoğan OKUŞ, Lisans Eğitimini Ege Üniversitesi, Fen Fakültesi, Biyolojik Oşinografi Bölümünde 1980-1984 yılları arasında tamamladı. 1985 yılında İstanbul Üniversitesi, Deniz Bilimleri ve İşletmeciliği Enstitüsünde Araştırma Görevlisi olarak göreve başlayan Prof. Dr. Erdoğan OKUŞ, aynı yıl başladığı Yüksek Lisans eğitimini 1987 yılında tamamladı. Doktora Eğitimini 1989-1993 yılları arasında İngiltere’ de University of Wales, University College of Swansea, School of Biological Sciences, Marine Biology Department’da tamamlayıp yurda döndü. 1998 yılına kadar Yardımcı Doçent olarak görev yapan Prof. Dr. Erdoğan OKUŞ, 20.11.1998 tarihinde Deniz Biyolojisi Doçenti olmuştur. 13.03.2006 tarihinde İstanbul Üniversitesi Senatosu tarafından Profesör olarak kadroya atanan Prof. Dr. Erdoğan OKUŞ pek çok araştırma çalışmasında aktif olarak görev almış ve yürütücülüğünü yapmıştır. Aynı zamanda eğitmen Dalgıç olan Prof. Dr. Erdoğan OKUŞ üç kitabı ve çok sayıda araştırma eseri vardır. Prof. Dr. Erdoğan OKUŞ genç yaşına rağmen çok sayıda Y. Lisans ve Doktora öğrencisi yetiştirmiştir.

Prof. Dr. Erdoğan OKUŞ, 10 Nisan 2006 tarihinde saat 10:00 da İstanbul Üniversitesi, Deniz Bilimleri ve İşletmeciliği Enstitüsü’nün Vefadaki binasında yapılacak anma töreni sonrası, Marmara Üniversitesi, İlahiyat Fakültesi Uygulama Camisinden cenazesi kaldırılacaktır.

 

 

 

Prof. Dr. Emin ÖZSOY'un Mesajı

 

 Değerli kardeşim Erdoğan:
 
 Sana sanki önceki haftaki görüşmemizde olduğu gibi rahat bir şekilde yazıyorum, ama aslında geride kalan hepimiz, olanaklı olmadığını bile bile seni yitirdiğimiz o dehşet verici kazayı algılamaya çalışıyoruz. 29 Mart'taki görüşmemizde, planlanan bir araştırma için her zamanki gibi yardımcı olmuş, destek ve öneriler vermiştin. Son günlerde temasta bulunduğun kişilerin hepsi de aynı şeyleri söylüyorlar. Her zaman olumlu ve çalışkan, fedakar bir arkadaşımız, dostumuz oldun. Seni yitiren Enstitü'deki çalışma arkadaşların gibi bizler de olaydan bu yana yıkıldık. O nedenle sana nasıl sesleneceğimizi bile bilmiyoruz, bağışla.
 
 Gerçek deniz bilimciler gibi alçak gönüllü bir kişilikle, özverili çalışmalarla
 adım adım ilerledin. Biz deniz bilimcilere gıpta ile bakanlar gibi televizyonlara çıkıp, popüler konularda boy gösterek gösteri yapmadın. Ama bizlere Deniz Bilimleri araştımalarının ne ölçüde emek, özveri, altyapı, destek ve güvenlik gerektiren bir alanda gerçekleştiğini hatırlattın, sağol. Umalım ki aynı fikirler başkalarının da dikkatini çeksin, ülkemizin Deniz Bilimleri'nde gereken yapılanmayı getirsin, eksikliklerin giderilmesine ve gelişmeye yol açsın. Bu konu üzerinde daha önceden de durmak gerekiyordu ama ne yazık ki bizler herhalde biraz geç kaldık.
 
 Evet, kamuoyunda fazlaca risk aldığın ve belki de hatalı davrandığın tartışılacaktır. Bu haberleri pek izlemedik. Ama biz deniz bilimciler çok öznel olarak senin neden bu kadar risk aldığını anlıyor ve değerlendiriyoruz. Her şeyden önce yetişmek zorunda olduğun onca faaliyetin zamansal baskısı nedeniyle yaptığın seferi bir an önce  sonuçlandırmak istedin. Çünkü seferden sonra İzmir ve Gökova seni bekliyordu, belki de daha fazlası. Birlikte bulunduğun diğer insanları riske atmamak için, her zamanki ataklığınla kendin öne çıktın. Dalış bröveleri sahibi deneyimli bir denizci olman da herhalde bu kararda etkili oldu. Denizde çalışmanın gereği, herşey bir anda oldu bitti. Ama biliyoruz ki bu konuda söyleneceklerin şimdi hiç bir değeri yok; dünya şimdi bizlere de çok anlamsız geliyor.
 
 Umuyoruz ki ülkemizde yıllardır yapılan çalışmalar sonuç versin, insanca yaşam için başka ülkelerde büyük oranda desteklenen Deniz Bilimleri ülkemizde de yeniden yapılanabilsin, uygun koşullar sağlanarak risk almadan araştırmalar gerçekleştirilebilsin, halkın ve ülkenin yararına sunulabilsin. Bu konuda büyük eksiklikler var ve gerekli politika önerileri pek çok kez kamuya sunulmuş olsa da bugüne kadar bürokrasinin denizlerle ilgili bir planı yok.
 Ama müsterih ol, biz geride kalanlar, tüm olumsuzluklara karşı toplumumuzun hakettiği bilimsel yaklaşımı ve altyapıyı oluşturacağız.
 
 Sevgiyle kal.
 
 Emin Özsoy
 ODTÜ Deniz Bilimleri Enstitüsü