AVRUPA BİRLİĞİ ÜYELİK SÜRECİNDE
DOĞAL KAYNAKLARIMIZIN ÖNEMİ
III. FELDSPAT
Prof.
Dr. Ali KAHRİMAN
İstanbul Üniversitesi Mühendislik
Fakültesi Maden Mühendisliği Bölüm Başkanı
Yrd. Doç. Dr. İlgin KURŞUN
İstanbul Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Maden Mühendisliği
Bölümü Cevher Hazırlama Anabilim Dalı
Feldspat, seramik, porselen ve cam
endüstrisinde kullanılan önemli bir endüstriyel hammaddedir. Dünya feldspat
üretiminin % 60'ı cam, % 35'i seramik sanayiinde, % 5'i kauçuk, plastik
ve boya sanayilerinde dolgu malzemesi olarak kullanılmaktadır. Türkiye'de
seramik sektörü, ürün kalitesi ve üretim miktarı bakımından uluslararası
pazarda rekabet edecek hale gelmiştir. Fayans ve seramik imalinde temel
hammaddelerden biri olan feldspatın üretim miktarı ve kalitesi de bu
perspektifte büyük önem taşımaktadır.
Feldspatik kayaçların %60'ı magmatik, % 30'u şist ve gnaysları içeren
metomorfik kayaçlar, % 10'u da sedimanter kayaçlardan meydana gelmektedir.
Feldspatlar içeriklerine göre farklı isimler alırlar, özellikle sanayide
kullanılan feldspat türü sodyum ve potasyum feldspatlardır. Türkiye
albit, diğer adıyla sodyum feldspatta gerek rezerv gerekse üretim açısından
Dünya'da başı çekmektedir. Ortoklas olarak adlandırılan potasyum feldspat,
ülkemizde kütle halinde fazla rastlanan bir mineral olmamasına karşın
granitik ve siyenitli kayaçlardan zenginleştirme işlemleri ile ayrıştırılarak
ülke ekonomisine ve sanayiye kazandırılabilecek büyük rezervlere sahiptir.
Türkiye yılda 3 milyon tonluk albit üretimiyle Dünyada 1. sırada yer
almaktadır. İkinci olarak İtalya üçüncü sırada ABD gelmektedir. Dünya
toplam feldspat rezervi 1739 milyon ton olup bu rezervin büyük bir bölümü
Asya kıtasında yer almaktadır.
Ülkemizde diğer yer altı kaynaklarında olduğu gibi, feldspat açısından
da belirli kaynaklar ayrılıp yeterli, sistematik bir arama ve rezerv
geliştirme programı uygulanmamıştır. Bununla birlikte, kısıtlı kaynaklarla
yapılan etüd ve arama çalışmaları sonucunda önemli rezervler saptanarak
bir kısmı ulusal ekonomiye kazandırılmaya başlanmıştır. Türkiye'deki
albit yatakları üç ana bölgeye dağılmıştır. Güney Doğumuzda bulunan
ve Bitlis masifi olarak adlandırılan sahada milyonlarca tonla ifade
edilen oluşuma rastlanılmıştır. Ancak, herhangi bir üretim çalışmasına
başlanılmamıştır. Türkiye'nin kuzey doğusunda Artvin-Şavşat'ta bulunan
albit yataklarının tahmini 300.000.000 ton üzerinde rezerve sahip olduğu
ifade edilmektedir. Ülkemizin ekonomik sayılabilecek albit yatakları
Batı Anadolu'da, Çine-Milas-Yatağan-Bozdoğan yöresinde bulunan ve üretim
yapılan yataklardır. Bu yatakların önemi, rezerv açısından zenginliği,
kalitesi, limana ve tüketim alanlarına olan yakınlığından kaynaklanmaktadır.
MTA verilerine göre bölgenin rezervi en az 250-300 milyon ton civarındadır.
Bu büyük rezervler işletme açısından gerekli yatırımlar yapıldığı taktirde
tüm Avrupa'yı ve Türkiye'nin yakınındaki bütün ülkeleri çok uzun yıllar
besleyebilecek bir güce sahiptir. Bugün Türkiye, başta İtalya ve İspanya
olmak üzere, Lübnan, Mısır, Almanya, İsrail, Cezayir, Romanya ve Uzakdoğu
ülkelerine albit ihracatı yapmaktadır. Türk feldspatı yurtdışına albit
olarak ihraç edilmekte, ürün tüvenan, öğütülmüş veya flotasyonla zenginleştirilmiş
kalitede olup olmamasına bağlı olarak fiyatlandırılmaktadır. Firmalar
daha fazla katma değer yaratan flote feldspat üretebilmek için flotasyon
tesisleri kurmuşlar, bu tesisler sayesinde demir ve titan içeriği düşük
kaliteli feldspatlar üretmeye başlamışlardır. Bunun sonucunda flote
feldspat son yıllarda üretimde büyük bir paya sahip olmuştur. Bunların
yanında, bazı firmalar da flotasyon yapmadan ocaklarından ve rezervlerinden,
seçimli madencilik yapmak suretiyle beyaz feldspat olarak adlandırılan
demir ve titan içeriği düşük olan feldspat yataklarını işletmişlerdir.
Potasyum feldspatın Türkiye'deki en büyük tüketim alanı seramik sanayidir.
Ülkemizdeki seramik fabrikalarına her geçen yıl yenilerinin eklenmesi
üretim ve kalite sorunlarını da beraberinde getirmektedir. Bunun sonucunda
üretim yapılan ocaklara aşırı yüklenilmiş, mevcut rezervler tükenmiş
ve özellikle birinci kalite potasyum feldspat bulmak zorlaşmıştır. Talebin
artması sonucu, giderek artan bir potasyum feldspat ithalatı da gündeme
gelmiştir. Bugün Türkiye potasyum feldspat ihtiyacının çok büyük bir
bölümünü 70-80 $/ton gibi fiyatlarla Mısır ve Hindistan'dan ithal edilmek
suretiyle karşılanmaktadır. Seramik sektörüne her yıl katılmakta olan
işletmeler bir yana, kurulu işletmelerin yapmakta oldukları ve önümüzdeki
yıllarda yapacakları yeni yatırımlar ve kapasite artırımları da değerlendirildiğinde,
potasyum feldspata olan ihtiyaç daha da artacaktır. Dünya ülkeleri,
bu sorunu orta kalite veya ikinci kalite olarak adlandırabileceğimiz
% 6-7 K2O içerikli, granit, pegmatit, granit kumu türü kaynaklara bağlı
büyük zenginleştirme tesisleri kurup, birinci kalite potasyum feldspat
elde etmek suretiyle çözmüşlerdir. Ülkemizde mevcut seramik fabrikalarının
ve/veya bu sektöre hizmet eden madencilik şirketlerinin de kısa vadede
yapmaları gereken, öğütme ve flotasyon tesisleri kurarak K-Feldspat
bünyesinde bulunan mika, turmalin, kuvars hatta sodyum feldspatı ayırmak
suretiyle ikinci ve üçüncü kalite potasyum feldspatlardan birinci kalite
sırlık potasyum elde etmektir.
Gelişmiş ülkelerde olduğu gibi, Türkiye'de de feldspatların bugüne kadar
kalite ve miktar yönünden yeterli ve düzenli bir üretimi olmamıştır.
Dünya'da zaman zaman ihtiyaç duyulan miktarın altında üretim yapılmış,
bu durum fiyatların yükselmesine veya yerine ikame edilen başka bir
hammaddenin kullanılmasına neden olmuştur. Böylece feldspat madenciliği
yapan kuruluşların yatırım yapmaları güçleşmiştir. Genel olarak nakliye
fiyatlarının artması da bu hammaddelere olan talebi azaltmaktadır. Bu
nedenle 1.500 km.'den daha uzak mesafelere nakledilmeleri maliyet artışından
dolayı mümkün olmamakta, böylece tüketici ikame hammaddelere yönelmektedir.
Feldspat piyasasındaki fiyat artışları, en büyük feldspat tüketicisi
olan cam ve seramik sanayi için farklı etkiler oluşturmaktadır. Cam
sanayinin çok çeşitli alümina kaynağı kullanabilme özelliği nedeniyle,
feldspat fiyatlarının artışına göre feldspat yerine nefelinli siyenit,
ve feldspatik kum kullanımları kolaylıkla mümkün olmaktadır. Bu durumda
feldspat piyasasındaki fiyat atışları doğrudan cam sanayini etkilememektedir.
Seramik sanayinde ise durum farklıdır. Çünkü kaliteli feldspat yerine
diğer feldspat türlerinin kullanılması bu sektörde gerek ürün kalitesi
gerekse toplam maliyetler açısından olumsuz etkiler yaratmaktadır. Seramik
sanayinin kaliteli feldspat kullanma zorunluluğu, tuvenan cevher kullanımı
yerine zenginleştirilmiş cevher kullanımını gündeme getirmiştir. Bunun
sonucunda da maliyetlerin yükselmesi kaçınılmaz olmuştur. Günümüzde
mevcut tesislerin varlığı ve üreticilerin yatırım projeksiyonları göz
önüne alındığında ülkemiz açısından bir sorunun yaşanması beklenmemektedir.
Ancak feldspat sahalarında rezerv ve kalite tespitine yönelik yeterli
araştırmaların olduğu söylenemez. Yapılacak yeni araştırmalar ile yeni
rezervler ortaya konulmalıdır.
Cam ve seramik hammaddelerinin işlenmesinde günümüzdeki en önemli sorun
sermaye sorunudur. Madencilik fonu, bankalar vs. yeterince bu konuda
çözüm üretememişlerdir. Dolayısıyla sadece öz kaynaklara dayalı bu türden
yatırımları da arkalarında bu hammaddeleri kullanan fabrikalar olan
büyük şirketler yapabilmekte ve diğer madenciler de öz kaynak yetersizliği
nedeni ile kaliteli hammadde üretememektedir. Ülkemizde ihracatı yapılan
feldspat cinsi albit olup, tuvenan cevher halinde 2 milyon tonun üzerinde
ve 10-12 $/ton gibi çok düşük değerlere pazarlanmaktadır. Üretici firmaların
örgütlenerek ihracat ve satış politikaları belirlemek yerine, varolan
gereksiz rekabetleri, daha fazla katma değer yaratacak tesisleri kurarak
daha makul fiyatlarla pazarlama olanağını ortadan kaldırmaktadır. Bunun
sonucunda mevcut üretim ile yıllık 100 milyon $'lık bir pazar söz konusu
iken örgütsüzlük ve gereksiz rekabet sonucunda 30-40 milyon $'lık bir
değerle yetinilmekte, dolayısıyla da ulusal ekonomiye gerekli kaynak
kazandırılamamaktadır.
Ülkemiz feldspat madenciliğinde diğer bir sorun da nakliye aşamasında
karşımıza çıkmaktadır. Feldspat ihracatının büyük bir bölümünün yapıldığı
Milas-Güllük iskelesinin yıllık kapasitesi 2.000.000 tondur. Ancak,
limanın yeterli donanım ve kapasiteye sahip olmaması, önemli zaman ve
kaynak israfının oluşmasına, beraberinde maliyetlerin artmasına neden
olmaktadır. İhracatın önünün açılabilmesi için, ek yükleme kapasitesinin
yaratılması gerekmektedir. Bu ilave kapasiteyi yaratılamazsa,Yunanistan
ve İtalya'ya kaymaya başlayan pazarımız nedeni ile, ileride Türkiye'nin
feldspat ihracatında düşüş olması muhtemeldir.
Sonuç olarak, Avrupa Birliği giriş süreci yaşayan ülkemizde her ne kadar
arama ve rezerv çalışmalarına gereken önem verilmemişse de, genel olarak
endüstriyel hammadde yönünden önemli avantajlar vardır. Cam ve seramik
sanayinin önemli bir hammaddesi olan feldspat bunların başında gelmektedir.
Esasen kaynaklarını çoktan tüketmiş olan Avrupa Birliği Ülkelerinin
mevcut üretim seviyelerini sürdürebilmeleri için, ülkemizdeki bu kaynaklara
gereksinimleri vardır, sadece bu nedenle bile Avrupa Birliği'ne üyeliğimiz
kuşkusuz kaçınılmaz olacaktır.
KAYNAKLAR
1. ANON. (2000): 2001 Yılı Ocak Haziran Dönemi
İthalat-İhracat Durumu, DİE, İstanbul
2. CAN, İ. (1999): Aydın-Çine Feldspatlarının Flotasyon Yöntemi ile
Zenginleştirilmesi. İ.T.Ü. Maden Fakültesi Maden Mühendisliği Bölümü
Bitirme Ödevi, İstanbul
3. HIZAL, M. (1997): Potasyum Feldspatların Dünü Bugünü ve Yarını 2.
Endüstriyel Hammaddeler Sempozyumu, KÖSE, H., ARSLAN, V., TMMOB Maden
Mühendisleri Odası, İzmir.
4.KANGAL, O., GÜNEY, A., GÜRKAN, V. (1999): "Evaluation of Feldspar
ores wıth hıgh titanium contents", İ.T.Ü. Maden Fakültesi, İstanbul.
5.KULAKSIZ, S., ÖZÇELİK, Y. (1997): "Türkiye ve Dünyada Feldspat
Üretim Fiyat Değişim ve Politikası" 2. Endüstriyel Hammaddeler
Sempozyumu, KÖSE, H., ARSLAN. V., TMMOB Maden Mühendisleri Odası,İzmir.
6.KUTLU, S. (1999): Balıkesir Yöresi Potasyum Feldspatlarının Zenginleştirme
Olanaklarının Araştırılması. İ.Ü. Mühendislik Fakültesi Maden Mühendisliği
Bölümü Bitirme Ödevi, İstanbul.
7. KUMBASAR, I. "Silikat Mineralleri" İ.T.Ü. Maden Fakültesi
Sayı 1098, İstanbul.
8.KURŞUN, İ. (1997): "Esan Eczacıbaşı Milas Feldspat Tesisi Albit
Konsantrelerinin Flokülasyon Davranışları", İ.T.Ü. Fen Bilimleri
Entitüsü Yüksek Lisans Tezi, İstanbul
9.http//www.mta.gov.tr, (2000): "Web Siteleri ve Diğer Arama Motorları"
, İnternet.
10. İndustrial Minerals Prices & Data (1999): Feldspar & Nephelin
Syenite., pp.62-68