|
Jeoloji mühendisinin aşkı
Faneritik
gözlü sevgilim;
bazalt nasıl çok akışkansa seni görünce kanımın viskositesi
düşüyor.damarlarımdaki volkandan ultramafik proklastik fışkırıyor. Ellerim ayaklarım
deprem olurmuşcasına titriyor. Ve bu bendeki depremi ölcebilecek bir
sismograf yok !
Sen benim bir tanecik intrüzif kayacımsın yani plütonik aşkımın eserisin.
Attığım her adımda aklıma beni kovalarken kafama attığın konglomeralar
geliyor.Üzülüyorum ve gözlerimden felsik lahars akıyor çığ
gibi.Durduramıyorum ve bu yaşlar her seferinde dalma batma zonu gibi beni
yüreğimin çekirdeğine götürüyor her gün biraz daha eriyorum.Senin olivin
proksen amfibol kaplı kararmış yüreğin bana karşı hiç viskositesini
düşürmedi.Kalbinin laminasını bir türlü kırıpta seni kazanamadım.
Bir gün lapilli tokalarını hatıra olsun diye alıcam sana vermicem her ne
kadar bana karşı nue olsanda.Senin yüzünden sınıfa karşı eklojist oldum bee.
Eğer istersen kendimi sana sevdirmek için gnays kaplı tek taş şistli yüzük
alırım.
Yeterki kalbinde bana karşı bir elektron hareketi olsun.Yoksa bu rippıl mark
denilen tansiyon beni öldürecek.Metamorfizmam alt üst olacak.
En iyisi gel sen çıkma teklifimi kabul et ve birlikte senle çıkalım şu dağın
başına sen greenşist topla bende blueşist.İstemezsen dolotaşı toplar çantaya
doldururuz.Satarız çarşıda gül gibi geçiniriz.Beni kırarak sana olan ısı
akımı kaybediyorsun her gün fourier dönüşümü geçiriyorum.
Bu gidişte bende ne biyosfer nede atmosfer kalıcak.
Ben ölürsem beni toprağın pedocal kısmına gömmesinler orası biraz sıcak
oluomuş geçen hoca söledi desem inanma dersten kaçmıştım dinlememiştim yalan
söyledim)
Seni o kadar seviyorum ki yerin tüm katmanları yerin tüm horizonları
çarpsınki ben sana karşı yüksek termonükleer reaksiyon besliyorum.
Seni yerin manyetik alanı bitinceye kadar sevecem.
|