Güncel Duyurular


XI. ULUSLARARASI TRAKOLOJİ KONGRESİ  2010 DÜNYA KÜLTÜR BAŞKENTİ İSTANBUL'DA
İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ - EDEBİYAT FAKÜLTESİ
GÜNEYDOĞU AVRUPA ARAŞTIRMALARI MERKEZİ

BATI KARADENİZ KIYISINDA BULUNAN ESKİÇAĞ YERLEŞMELERİ VE ŞEHİRLEŞME SÜRECİ PROJESİ

Güneydoğu Avrupa Araştırma Merkezinin, Güneydoğu Trakya’da Karadeniz kıyısındaki yerleşmelerin incelenmesini öngören projesi başta Salmydessos olmak üzere Boğazın Karadeniz çıkışı ile İğneada arasındaki eskiçağ yerleşmelerinin Batı Karadeniz kıyısındaki yerleşmeler ile eskiçağ dönemi politik, ekonomik ve kültürel ilişkilerini incelemeyi öngörmektedir. Bu bölgede şehir konmundaki tek yerleşme bugün Kıyıköy beldesinde bulunan eskiçağ yerleşmsi Salmydessos’tur.

SALMYDESSOS = MİDYE = KIYIKÖY
Strabo ve Plinius’un bahsettiği bir yerleşme yeri olup M. S. 4.yy.da Got saldırısında yakılarak yok oldu. Bu bölgede yaşadığı sanılan Trak kabilesine Melanophagoi adı verilmiştir. Ayrıca bu bölgede çok fazla köstebek bulunduğu kaynaklarda belirtilir. Kıyıköy’de görünürde herhangi bir Roma devri yapı kalıntısı yoktur. Salmydessos – Midye yıllarca İstanbul Üniversitesi tarafından incelenmiş ancak son birkaç yıldır bu bölgede Bulgaristan ve Avusturya ilimler akademilerinin etkin bir şekilde araştırma ve yayın faaliyeti içinde oldukları anlaşılmaktadır.

Salmydessos’tan Hierokles’in Synekdemos’unda bahsedilmez ancak Photios’un 9. yy. daki eserinde Salmydessos adı tekrar ortaya çıkar. Kıyıköy’ün eskiçağ tarihi hakkında pek az bilgi ve buluntu vardır. Eldeki yazılı kaynaklar ve buluntular daha çok ortaçağ dönemi ile ilgilidir.

Geç antik devirde Salmydessos’un çöküşünden sonra burası Medeia adıyla yeniden inşa edildi. 8. yy. başında Medeia Araplar tarafından fethedildi. 9. yy. da Medeia bir piskoposluk olarak Herakleia başpiskoposluğuna bağlandı. 813 yılında Bulgar Hanı Krum Medeia’yı yağmaladı. 925’te Bizye Bulgarların eline geçince halkı Medeia’ya kaçar. 1204’te Konstantinopolisi ele geçiren Latin imparatorunun hakimiyet alanı Konstantinopolis’ten Medeia’ya kadar genişletmiştir.  Medeia daha sonra kilise tarihi ve patriarkhatla olan ilişkileriyle anılır. 16. yy.da Evliya Çelebi  burada bir liman olmadığını ve halkın büyük kısmının hristiyan olduğunu belirtir.

Midye surlarının önemli bir bölümü ayaktadır. Bunlar 6.yy. a tarihlenir. Ayrıca imparator Justinianus döneminde Aziz Nikolaos kaya manastırı yaptırılmıştır. 4 payanda ile taşınan tek mekanlı olan bu kilisenin yuvarlak çatısı ve güneyde paraekklesionu vardır. Kuzey parekklesion kısmen duvarla çevrilmiştir ve duvar içine oyulmamıştır. Kilisenin boyutları 10 metreye 4 metredir. Yan nefler yaklaşık 2.20 metredir. Bazı farklı biçimde işlenmiş başlıklarüç basamaklı syhthronon ve kaybolmuş ikonstaslar vardı. Kilisenin içinde M. S. 8. ve 9. yy.dan yazıtlar vardır. Narthex’te korkuluk levhası taklitleri vardır. Farklı yükseklikteki zemin Katholikon’u çevirmektedir. Narthex’in batı duvarında 15. yy. dan bir İnvokation yazıtı bulunmaktadır. Oradaki yazıtlar 9 ile 11. yy. lar arasına tarihlenmektedir. Grafittiler bizans dönemi bittikten sonra da Grekçe yazılmıştır. 

Narthex’in batısında basamaklar bir ayazma’ya doğru inmektedir. Bu alan 4 sütun ve başlıklarla oluşur ve herşey kayadan oyulmuştur. Narthex’in arkasında güneye doğru büyük bir Exonarthex bulunmaktadır. Bu mekanın boyutları 10 x 5 metredir. Burada biraz yükseltilmiş bir mezar anıtının yeri görülür.

Midye’nin çevresinde bir tüm azizler Ayazması bulunmaktadır. Kıyıköy’ün güneyinde 19. yy. da 4 x 5 metre boyutlarında küçük bir kilise ve ona ait bir Yahya ayazması ve kuzeyde bir sıcak su kaynağı olan Marina bulunmaktadır.


İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ - EDEBİYAT FAKÜLTESİ
GÜNEYDOĞU AVRUPA ARAŞTIRMALARI MERKEZİ