GÜNEYDOĞU AVRUPA ARAŞTIRMALARI MERKEZİNİN GÜNEYDOĞU TRAKYA'DA YAPTIĞI ESKİÇAĞ TARİHİ - COĞRAFYASI VE KÜLTÜRÜNÜ İNCELEMEYE YÖNELİK ARAŞTIRMA PROJELERİ
TRAKYA VE TRAKLAR
Traklar Herodot tarafından Hintlilerden sonra dünyanın en büyük halkı olarak tanımlanmaktadır. Herodot´a göre Traklar eğer birlik olsalar ve tek bir önderin etrafında toplanabilmiş olsalar yenilmez bir güç olup dünyanın en kuvvetli halkı olabilirlerdi. (Herodot V, 3)
Trakların kökeni mitolojik bir kral olan Orpheos´a dayanmaktadır. Trakya ve Makedonya´yı birleştirdiğine inanılan Orpheos aynı zamanda mükemmel bir müzisyendi. Ezgileriyle sadece insan ve hayvanları değil aynı zamanda yeraltı dünyasının tanrılarını da etkileyebilmekteydi.
Eskiçağlarda Traklar´ın yaşadığı bölge bugünkü Bulgaristan´ın tamamı ile Türkiye Trakya´sı ve Yunanistan´da kalan Batı Trakya olarak bilinmektedir. Trakya´nın coğrafi özelliklere bağlı olarak oluşan doğu sınırı Karadeniz, İstanbul Boğazı, Marmara Denizi, kuzeyde Tuna nehri, güneyde Ege Denizidir. Trakya tarihi-coğrafyası üzerinde çalışan araştırmacıların bir kısmı batı sınırı olarak Axios (=Vardar) nehrini kabul ederken diğerleri ile Strymon (=Struma) nehrini diğer bir kısmı da Nestos (= Mesta) nehrini kabul etmektedir. Traklar Ege Denizinin kuzeyindeki adalara da ulaşabilmiş oldukları sanılmaktadır. Ayrıca Batı ve Güney Makedonya´ya da yerleştikleri bilinmektedir. Tuna nehrinin kuzeyinde bulunan bugünkü Romanya topraklarında Karpatlara kadar olan bölgede Trak kabilelerinin izlerine rastlanmaktadır. Bunun yanısıra Anadolu´nun kuzeybatısında oturan Bithyn´ler ve İç Batı Anadolu'da yerleşerek daha sonra İç Anadolu'nun kuzeyine doğru yayılan Frig'ler de Trak kökenli halk grupları olup Trakya ve Bithynia bölgesinde antik devirde yaşayan yerel boyların isimleri ile Trakya bölgesinde yaşayan kabilelerin isimleri arasında büyük benzerlikler olduğu yazıtlar sayesinde saptanabilmektedir. Trakların yoğun olarak yaşamış oldugu bölgelerde sayıları elliyi bulan kabile adı saptanabilmiştir. Bunların en ünlülerinden biri Istranca sıradağlarında yaşayan Thyn kabilesidir. Traklar tarafından Uskudama olarak adlandırılan bugünkü Edirne civarında, Meriç (=Hebros, Maritza) havzasında ve doğu Rodoplarda yasayan diğer bir Trak kabilesi ise Odrys´lerdir. Ast´lar olarak bilinen bir kabilenin de Bizye (= Vize) civarında yaşamış oldukları bilinmektedir. Bes´ler olarak bilinen diğer bir Trak kabilesi ise güney Rodop'larda, Edon´lar, Bisalt´lar ve Maed´ler de Struma vadisi boyunca yaşamaktaydılar. Tuna nehrinin her iki kıyısı boyunca yaşayan Get´ler ve Morava vadisinde oturdukları sanılan Moesia´lılar ve Tribal'ler haklarında ise daha az bilgi bulunmaktadır.
Genellikle köy ve mezra niteliğinde yerleşme yerlerinde yaşayan Trak'ların şehir olgusu ile tanışmaları M. Ö. 7. yy. başlarından itibaren Ege denizinin Trakya kıyı bölgelerinde Ege adaları, ve Kalkidikya yarımadası ve Batı Anadolu sahillerindeki şehir devletleri tarafından koloniler kurulmasıyla başlamıştır. Sahile yakın Trak köylerinin yakınlarında ya da hemen yanında önceleri ticari amaçlı kurulan bu kolonilerden bazıları sadece pazar yeri niteliğindeydiler. Bazıları da zamanla gelişerek büyük birer bağımsız şehir devleti olarak Traklar ile Ege ve Akdeniz Dünyası arasındaki bağlantıyı oluşturan en önemli unsur haline gelmişlerdir. Marmara Denizinin kuzeyindeki Trakya sahillerinde Megara ve Samos, Trakya´nın Karadeniz sahillerinde ise Miletos koloniler kurmuşlardır. Bu dönemde Ege kıyısında Amphipolis, Maroneia, Abdera, Ainos (= Enez) adlarındaki şehir devletleri kurulmuştur. Marmara Denizinin kuzey kıyısında ise Tyrodiza, Serioteichos, Didymoteichos, Neapolis, Dauniotechos gibi açık pazar yeri niteliğindeki çevresi tahkim edilmiş olan yerleşmelerin yanısıra, Bisanthe (= Barbaros, Tekirdağ), Heraion Teichos (=Karaevlialtı ?), Perinthos (=Marmara Ereğlisi), Selymbria (=Silivri), Byzantion (= İstanbul) adlarını taşıyan şehir devletleri oluşmuştur. Karadeniz kıyısında bulunan Apollonia, Mesambria, Odessos, Dionysopolis, Kallatis ve Histria bu bölgede kurulan kolonilerin en büyük ve gelişmiş olanlarıdır. Bunların yanısıra Gelibolu yarımadası civarında çok sayıda irili ufaklı koloni ve emporion (= pazar yeri) kurulmuştur. Bunların büyük bir kısmının varlığını antik yazarların verdiği bilgilerin yanısıra, I. ve II. Attika-Delos deniz birliğine ödedikleri vergilerin kaydedildiği listelerden öğrenmekteyiz. Bazıları kısa bir süre sonra bazıları da aradan yüzyıllar geçtikten sonra kent (= polis) statüsünü alarak şehir devletine dönüşen bu yerleşmeler arasında Sestos, Aigospotamoi, Madytos, Alopekonesos, Kardia, Limnai, Krithote, Paktye, Elaius sayılabilir.
İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ EDEBİYAT FAKÜLTESİ GÜNEYDOĞU AVRUPA ARAŞTIRMALARI
MERKEZİNİN PROJELERİ
1) GÜNEYDOĞU TRAKYA TÜMÜLÜSLERİNİ ARAŞTIRMA PROJESİ
2) KUZEY MARMARA SAHİLİ ESKİÇAĞ TARİHİ COĞRAFYASI VE ŞEHİRLEŞME SÜRECİ ARAŞTIRMA PROJELERİ
a) PERINTHOS - HERAKLEIA - MARMARA EREĞLİSİ ARAŞTIRMA PROJESİ; Şehir devletinden Europa'nın ilk başkentine şehirleşme süreci.
b) BISANTHE - BARBAROS ARAŞTIRMA PROJESİ; Kuzey Marmara sahilinde bir şehir devleti.
3) TRAKYA CHERSONESOS'U = GELİBOLU YARIMADASI TARİHİ COĞRAFYASI VE ŞEHİRLEŞME SÜRECİ PROJESİ
a) Kardia : Koloniden şehir devletine bir yerleşimin gelişimi.
b) Lysimakheia: Agora'dan başkente dönüşen bir eskiçağ merkezi.
c) Sestos: Çanakkale Boğaz'ında önemli bir köprü başı.
d) Alopekonessos: Kuzey Ege' de bir şehir devleti.
e) Kallipolis = Gelibolu; Çanakkalde Boğazı'nın güzel şehri
4) GÜNEYDOĞU TRAKYA KABİLELERİ VE KARADENİZ SAHİLİ ESKİÇAĞ TARİHİ COĞRAFYASI VE ŞEHİRLEŞME PROJESİ
a) BİZYE - VİZE ARAŞTIRMA PROJESİ
b) SALMYDESSOS - MİDİA - KIYIKÖY ARAŞTIRMA PROJESİ