Arapça, uzun süren ortak bir kültür ve
medeniyet çevresinde, sıkı ilişkilerimiz bulunan Arap
dünyasının dilidir. İslam medeniyeti çerçevesinde ilim ve
sanat dili olarak Türk sanatçılarını da etkilemiştir. Arapça
kaynaklarda Türk kültürüne dair bilgiler vardır.
Eskiden beri programlarda yer alan Arap Dili
ve Edebiyatı ile Fars Dili ve Edebiyatı dersleri, 1938
yılında bir kürsü içinde verilmeye başlanmış, daha sonra
1963 yılından itibaren iki ayrı kürsü halinde faaliyet
göstererek bugünkü şeklini kazanmıştır.
Bu Anabilim Dalından mezun olanlar, Orta-Doğu ülkeleri ile
gelişen temaslar sayesinde, özel sektörde artan iş
imkanlarına sahip olmakta, Arapça yazma eserlerin bulunduğu
zengin kütüphanelerimizde çalışma imkanları elde etmekte ve
pek tabi olarak üniversitelerimizin ilgili bölümlerinde
akademik kariyere intisap edebilmektedirler.
Anabilim Dalımızın Amacı
Öğretimin gayesi, bu dil ve edebiyatı
öğretmenin yanı sıra, kütüphanelerdeki Arapça yazma
kaynakları da inceleyerek, bunları tanıtacak ve ilmi
usullerle yayınlayacak filologlar yetiştirmektir.
Diğer bir amaç da, Arap Dili ve Edebiyatı’nın klasik ve
modern devreleri ile ilgili araştırmalar yapmak, bu
dillerdeki kaynaklarda yer alan Türk tarihine ve kültürüne
ait bilgileri derleyip inceleyerek neşretmektir.