Uluslararası kısaltması ile ISTF (İstanbul Üniversitesi Fen Fakültesi Herbaryumu) 1930'lu yılların sonuna doğru, o yıllarda bu fakültede görev yapan Alman botanikçi Prof. Dr. A. Heilbronn tarafından kurulmuştur. Hemen hemen aynı yıllarda Ankara Yüksek Ziraat Enstitüsünde Prof. Dr. K. Krause tarafından kurulan Ankara Üniversitesi Fen Fakültesi Herbaryumu (ANK) ile birlikle 1933 yılında çıkarılan üniversiteler kanunu ile oluşturulan üniversitelerde kurulan ilk iki herbaryumdur. Bu herbaryum ilk olarak "Tıbbi Bitkiler (İspençiyari Nebatat) ve Genetik Enstitüsü"ne bağlı olarak kurulmuştur. Daha sonra "İstanbul Üniversitesi, Fen Fakültesi, Farmakobotanik ve Genetik Enstitüsü Herbaryumu" olan herbaryumun adı 1964 de, "İstanbul Üniversitesi Fen Fakültesi Botanik ve Genetik Kürsüsü Herbaryumu" olmuştur. 1 Ocak 1956'da Uluslararası Bitki Taksonomisi Birliği'ne (International Association for Plant Taxonomy, IAPT) yapılan başvuru sonucu, herbaryumun uluslararası kodu ISTF olarak kabul edilmiştir (Demiriz 1969). Bu herbaryum, kurucusunun çabaları ile bazı eski alman botanikçilerin koleksiyonlarından örnekler getirilerek kurulmuştur. 1940'lı yılların sonunda, Türkiye Florası editörü Prof. Peter Hatland Davis'in ülkemizde yaptığı bir bitki toplama gezisine, o yıllarda Botanik Kürsüsünde bahçe şefi olarak çalışan Ahmet Atilla'nın katılması nedeni ile, o gezide Davis'in topladığı örneklerinin eş örneklerini bu herbaryum'a bırakması sonucu zenginleşmeye başlamıştır. Herbaryumun en değerli ve paha biçilemeyecek koleksiyonu 1908 yılında, o yıllarda Osmanlı İmparatorluğu sınırları içinde olan Lut Gölü (Dead Sea) çevrelerinden toplanıp Saray'a hediye edilen ve şu anda 238 bitki örneğinden oluşan bir koleksiyondur. Örneklerin bir kısmı çok tahrip olmuş ise de çoğunun durumu iyidir. Etiketleri, bitkilerin bilimsel adları hariç, eski Türkçe ile yazılmıştır. Koleksiyon, saray amblemi ve padişah tuğrası taşıyan 18 kadife kutu içinde muhafaza edilmektedir. 1925 yılında, Yıldız sarayında çıkan bir yangından sonra, bir kısım hayvan örnekleri ile birlikte, Fakültemize, o zamanki adı ile Darülfünun'a, verildiği bilinmektedir. Eski koleksiyonlar arasında en dikkat çekeni, Mehpare Başarman'ın 1940'lı yılların sonu ve 1950 li yıllarda yapmış olduğu koleksiyondur. Bu koleksiyon, çoğunluğu İstanbul çevresi ile Uludağ'dan, bir kısmı da ülkemizin başka yörelerinden de toplanmış 3000 kadar bitki örneği içermektedir. Şu anda bile herbaryumun en zengin ve ilginç koleksiyonlarının başında gelmektedir. Almanya'da vefat eden Dr. Başarman (daha sonra Bayan Heilbronn) topladığı bu ilginç ve zengin koleksiyon ile ilgili yayın yapmadığından, Flora'daki kayıtlar dışında, ülkemiz floristik botanik camiasında adı yeteri kadar duyulmamış bir toplayıcıdır.