KENNETH DUVA BURKE
Oya Mutlu
20. yüzyılın üzerinde en çok konuşulan kuramcılarından biri olarak nitelendirilen Kenneth Burke, 1897 yılında Pittsburgh Pennsylvania’da doğdu. Büyük oranda kendi kendini yetiştiren bir kuramcı olarak Burke, Ohio State Üniversitesi’nde bir sömestr (1916) ve Kolombiya Üniversitesi’nde de bir yıl (1917-1918) felsefe eğitimi almıştır. Okul eğitiminin kendisi için uygun olmadığına karar verip babasını da kişisel eğitimini kendi kendine yürütme fikrine destek olma konusunda ikna ettikten sonra, aralarında William Carlos, E.E. Cummings, Mathew Josephson, Hart Crane ve Burke’nin lise yıllarından yakın arkadaşı Malcolm Cowley de bulunan modernist yazarlarla çalışabilmek için Greenwich Village’de yaşamaya başladı. Temelde sadece bir yazar olmayı planlayan Burke, 1920’li yılların başlarında, çalışmalarına şiirler ve kısa öyküler yazarak başladı. Çeviri ve eleştirilerinin yanı sıra aynı yıllarda Burke The Dial dergisinin editörel pozisyonunda görev aldı. (1921’den derginin kapandığı 1929 yılına kadar) 1919 yılında evlenen Burke Greenwich Village’den ayrılarak, Andovar- New Jersey’de bir çiftlik aldı ve hayatının büyük bir kısmını geçirdiği bu çiftlikte yaşamaya başladı. 1924 yılında ilk kitabı ve kısa öykülerden oluşan bir koleksiyon olan ‘The White Oxen’ı yayımladı. 1930’ların başlarında ilk eşinden ayrılan Kenneth Burke, ilk eşinin kızkardeşi Libbie ile evlendi. Burada not edilmesi gereken, birçok bilim adamı tarafından Burke’nin kişisel hayatının onun çalışmaları üzerine etkisinin tartışılmış olmasıdır. Burke hemen hemen tüm temel çalışmalarını ikinci evliliği esnasında yapmış olup eşinin öldüğü 1969 yılından sonra herhangi bir çalışma yayınlamamıştır.[1]
1929 ve 1937 yılları arasında çeşitli işlerde çalıştı. Bunların arasında Rockfeller Foundation için uyuşturucu bağımlılığı araştırması, Bureau of Social Hygiene için editorel çalışma ve The Nation (1933-1936) için yaptığı müzik eleştirmenliği sayılabilir. 1932’de “Towards a Better Life” isimli romanını yayımladı. 1931’de Burke, roman formatında olmayan ilk çalışması olan “Counter Statement”i yayınladı ve bunu 1935 yılında “Permanence and Change” izledi. 1937’de Burke, öğretim kariyerine başladı. 1943-1961 yılları arasında, Bennington College’de edebi eleştiri alanında profesörlük yaptı. Birçok Amerikan yüksekokul ve üniversitelerinde ders verdi. ( New School for Social Research, The University of Chicago, Harvard, the Universities of California at Santa Barbara ve San Diego, Emory University) 1937 ve 1950 yılları arasında temel yapıtlarından olan ‘Attitutes Toward History’ (1937), ‘The Philosophy of Literary Forms’ (1941), ‘A Grammer of Motives’ (1945) ve ‘Rhetoric of Motives’ (1950)’i yayımlayan Burke’nin bu çalışmalarını 1961 yılında yayınladığı ‘The Rhetoric of Religion’ takip etti.
Bütün bu çalışmalarının yanı sıra ; Burke, birçok edebiyat ve felsefe yayınına katkıda bulunmaya devam etti ve 1966’da en önemli araştırmalarının toplandığı ‘Language as Symbolic Action’ yayınlandı.
Burke’nin çalışmalarını anlayabilmek için gerekli olan bu sınıflama ve kronolojinin de sergilediği gibi, çalışmalarına bir roman yazarı ve şair olarak başlayıp ardından edebi eleştirmen olarak devam eden Burke’nin yapıtları sosyal içerikli konulardan retorik teorilerine kadar çok çeşitli alanlarda olmuştur. Burke’nin çalışmalarını belli bir sınıflandırmaya tabi tutmak mümkün olmadığından kendi sınıflandırması içinde değerlendirmek en doğru çalışma olacaktır. 1993 yılında yaşama veda eden Burke arkasında, günümüzde hâlâ üzerinde tartışılan ve araştırma yapılan bir çok çalışma bırakmıştır. BURKE’NİN ESERLERİ
The White Oxen and Other Stories (1924) Towards a Better Life (1932) Counter Statement (1931) Permanence and Change (1935) Attitudes toward History (1937) The Philosaphy of Literary Form (1941) A Grammer of Motives (1945) A Rhetoric of Motives (1950) The Rhetoric of Religion: Studies in Logology (1961) Language as Symbolic Action (1966)
1932 yılına kadar 3 ayrı kitap yayınlayan Burke’nin, öykülerini topladığı ilk kitabı olan ‘The White Oxen and Other Stories’dir, bu kitabı bir roman olan ‘Towards a Better Life’ isimli yapıtı izlemiş ve ardından da ilk eleştiri kitabı ‘Counter Statement’ (1931) yayınlanmıştır. Bu kitapta Burke, edebi çalışmanın, okuyucuyu harekete geçirme ve etkileme konusunda yazarın teşebbüsünün bir fonksiyonu olduğunu belirtir. Burke’nin deyişiyle “Edebi form, arzuların canlandırılması ve yerine getirilmesidir.’’ Öykülerini topladığı kitap ve romanının oldukça düşük oranlarda kalan satışları nedeniyle tüm dikkatini eleştiri çalışmaları üzerine yönlendirmiştir. 1930’lu yıllarda 3 kitap daha tamamlayan Burke’nin, ‘Permanance and Change’ (1935) ve ‘Attitudes Toward History’ (1937) eserleri onun Maksizm’e olan entelektüel bağlılığını yansıtır. ‘Permanance and Change’ aslında, yorumlanabilir sistemler hakkında bir kitap olmasına karşın, retorikçinin benzetmelerde kullandığı sözcüklerin, insan davranışının özel biçimlerini tarif etmeye hazır olduğu görüşünü kabul eder. 1940’lı yıllarda Burke retorik konusu ile ilgilenmeye başlar ve onun edebi çalışmaların içsel formuna olan ilgisi, bir çok edebi teoriyi içeren The Philosophy of Literary Form (1941) kitabını yayımlamasına neden olur.. ardından Dramatism diye adlandırdığı bir sisteme ‘A Grammer of Motives’(1945) adlı kitabında yer verir. Dramatik analizler ‘kişilerin neyi ne için yaptığını açıkladığımız durumlarda gerekenlerin anlaşılmasını sağlayan bir analizdir. Bir güdünün tamamiyle anlaşılabilmesi için dramatizmin 5 kavramının bulunması gerekir. Burke’nin pentad diye adlandırdığı bu 5 kavram; eylem, sahne, temsilci, faaliyet ve gerekçedir. Pentad, Burke’nin bir sonraki eseri ‘A Rhetoric of Motives’in (1950) son bölümündeki benzer analitik planla sunulan ‘The Four Master Trope’s’ isimli makale ile tamamlanmıştır. Bu makaledeki 4 trope metafor, metanymy, synecdoche ve ironidir. Burke ‘’motives’’ (güdüler) üzerine hazırlamış olduğu kitapların üçüncüsü olan ‘a Symbolic of Motives’ isimli kitabının çalışmalarını tamamladığı halde; bu kitap yerine retorik üzerine bir başka kitap olan ‘The Rhetoric of Religion: Studies in Logology’ (1961) isimli kitabını ve son olarak da edebi eleştiri alanında vermiş olduğu ders notlarının ve yazdığı makalelerin bir araya gelmesinden oluşan ‘Language as Symbolic Action’ (1966) kitabı yayınlanmıştır. [2]
Sembolik Aksiyon:
Burke, ‘Bodies That Learn Language’ adı altında, 1977 yılında basılı hale getirilen bir konferans verir. Bu başlık onun insanoğlu hakkındaki görüşlerini sunan kısa ve öz bir sunumdur. Onlar aslında biyolojik organizmalardır; fakat bu tanım onlar için önemli olanların ayrıntılarıyla incelenmemiş halidir.[3] Sembolik Aksiyon teorisi, Burke’nin en önemli ve üzerinde durulan düşüncelerinden biridir. Sembolik Aksiyon, dilin ve onun insanlar tarafından nasıl kullanıldığının etrafında dönen sosyal bir incelemedir. Dilin kapasitesi Burke’nin sistem analizinde merkezdedir, duyu veritabanlarının ham dünyasının üstündeki obje ve olayların sembolik yorumu yansımalı bir anlam sağlar. Burke, dili, onun taşıdığı anlamdan çok daha karışık ve etkileyici olarak tanımlar. Dilin kullanımınının, insanların iletişim sürecinde dilin kendinin olduğundan daha derin bir aşamada olduğunu savunur.[4]
Sembolleri kullanabilme yetisi, insanlara hayal etme, seçme, yaratma ve sorumlu oldukları durumları tespit etme olanağı sağlar. Burke’nin sosyal psikoloji yorumu, pragmatik felsefecilerinkiyle, özellikle John Dewey ve George Herbert Mead ile uyumludur. Burke, insanları varoluşlarından bu yana sembol kullanan yaratıklar olarak inşa eder. Onun fikirlerinde yadsınamaz olan, dilin önceliğinin algılanan olaylar içerisinde opak bir obje olmasındansa olduğu gibi bir aksiyon formu olmasıdır. Nasıl konuştuğumuz, düşündüğümüz ve kavradığımız insan aksiyonunun ayırt eden tarafıdır. Bu, bizim deneyimlerimizi ve diğerleri ile iletişim kurarken yaptıklarımızı etkiler.[5]
Burke’nin Sembolik Aksiyon teorisini incelerken ele aldığı bir diğer önemli durum, hiyerarşi kavramıdır. Burke dilin hiyerarşik olarak yaratıldığını hatta hiyerarşiyi destekleme amacına hizmet ettiğini ileri sürer. Hatta, insanların, hayatlarına düzen getirebilmek için bu hiyerarşiye tutunduğunu ve bunu yapmak için de sembolik aksiyonu kullandıkları teorisini ileri sürer. Burke Sembolik Aksiyon teorisinin tüm dillere ve iletişim şekillerine uygulanabileceği fikrini savunur.[6]
Dramatism ve Sosyal Aksiyon Formları:
Olayları tarif etme ve tanımlamada sembollerin kullanımı, Burke için literatür ve sosyoloji arasında bir köprüdür. Burke, dramanın gerçek hayat ya da dramatism ile karşılaştırılması teorisini ortaya atmıştır. Literatür ve insan davranışını incelemede ‘dramatizm’ terimlerini kullanmıştır. Sahne oyunları kadar şiir ve romanı da içeren dramanın kullanımında, Burke sadece temsili bir fikre düşkünlük göstermemiştir. Burke’ye göre dramatistlerin ele alması gerekenle sosyologların ele alması gerekenler aynıdır. Romancı ve sosyologlar insan hareketini; çatışma, amaç ve değişimi de işin içine katarak, elden geldiğince okuyucuyu etkilemeye çalışarak anlatmalıdırlar. İnsanın nasıl hareket ettiği konusunda dramanın bu öğeleri içseldir; çünkü bunlar insan hareketinde içseldir.[7]
Burke’nin dramayı insan davranışının bir modeli olarak kullanmasının temelinde hareket (motion) ve aksiyon (action) arasındaki fark vardır. Hareket (motion) insanoğlunun hayvansal tarafıdır. Burada insan hareketi belirlenmiştir. Bunlar insanların üretilen davranışları üzerine çarpan güçler ve faktörlerin özetidir. İnsanoğlunun imajı dış koşullara pasif bir reaktördür. Hareket eder fakat faaliyette bulunmazlar.[8]
Aksiyon, durumu ve kişinin etkileşimde bulunduğu kişileri belirtir. İlgilerin, duyguların, amaçların ve diğer şeylerin yansımasını belirtir. Burke’ye göre insanlar da bir çeşit hayvandır ve biyolojik doğal özellikleri vardır fakat diğer hayvanlardan sembol ve dil kullanımlarındaki çeşitlilikleri ve önemleri sebebiyle ayrılırlar. Yaşadıkları, içinde bulundukları dünyayı, onu sembollerle anlatarak ve durumlara anlam yükleyerek anlarlar. Hayvanlar uyarılara direkt olarak yanıt verirler; insanlarsa, uyarılara olayları yorumlayarak yanıt verirler. George Herbart Mead’ın ifade ettiği gibi; bu durum işarete verilen yanıtla, önemli sembollere verilen yanıt arasındaki farktır. Kenneth Burke’nin de belirttiği gibi, insanlar işaretleri işaret olarak görebilen tek canlıdır. Sosyologlar ve dramatistler aksiyon ve hareket arasındaki farkı kavramalıdır.[9]
Burke’ye göre,‘’Güdü kesin bir anlama malik değildir. İşkence edilerek, acı çekerek ölme olasılığına işaret eden bir set işaret bile, konfor sever kuşkucular için dünya nimetlerinden elini eteğini çekmişler için olduğundan farklı bir anlama sahip olabilir. Verilen herhangi bir durum, karakterini bizim yargıladığımız çerçeveden edinir.’’[10]
Burke bu pozisyon nedeniyle, sıklıkla davranış psikolojisini eleştirmiştir. Davranışçılar, insan davranışını bir hareket olarak alan görüşü kabul ederler. Burke’nin deyimlerinden biri olan ‘’ temsilci anekdot’’ (representative anecdote) güdüye pasif ve önceden tahmin edilen yanıttır. Laboratuar deneyleri, özneyi tipik olmayan bir duruma yerleştirirler ve öznenin böyle deney koşullarına verdiği anlamları gözardı ederler.[11]
Asıl nokta, çocuklar ve yetişkinlerle yapılan, iyi resmedilmiş psikolojik deneylerlerdir. Çocukların -yetişkinlere kontrast olarak- benzer deneylerde sergiledikleri davranışlar, diğer durumlardaki davranış değişikliklerine de aktarılabilir. Jennings, çocukların deneysel içerik kavramları hakkında yapılan bir çalışmada, yetişkinlerden farklı olarak çocukların deneylerin doğallarını yetişkinlerinkinden farklı anladıklarını bulmuştur. Gözlemlenen davranış, deneyin ötesinde genellenebilen bir örnek değildir.[12]
Burke, durumların, olayların ve diğer kişilerin sembolik yapısı ile ilgili vurgulamasında, insan hayatının sembol kullanımı ve anlamlandırma yapıları üzerine temel kuran sosyolog ve filozoflarla ortak noktalara sahiptir. Talcott Parson’un gönüllülük (voluntarism) –Burke’nin Dramatism makalesinde takdir ettiği-, George Herbert Mead’ın ‘’I and Me’’ ve Alfred Schutz’un ‘’reflexivity’’ çalışmaları insan davranışını fiilin anlamı ile araştıran sosyololojik teorilerdir.[13]
Burke’ye göre dramatism, insan hareketi konusunu sosyal bilimlerden daha iyi yorumlayıcı ya da analiz eden değildir. Hareketin doğallığı içsel olarak dramatiktir ve sosyoloji ve literatür bunu tanımalıdır. Drama kavramı, hareketten ziyade aksiyonu vurgular. Aksiyon dramatiktir çünkü, aksiyon çatışma, amaç, yansıma ve seçimi içinde barındırır. Sonuç olarak, kişi ve/veya toplumda dönüşüm her yerde vardır.[14]
Sembolik Bir Hareket Olarak Dil
Kenneth Burke, yazdıklarında dili; aksiyonun bir formu olarak sunar. ‘’Terministic Screens’’in bir pasajında, Webster’s Dictionary’nin dil ve düşüncelerin teknik analizini bilgi taşımanın ötesinde hareketin temel şekli olarak alan dramatizm tanımına katılır.[15]
İnsanlar sembol kullanıcılardır. ‘The Philosophy of Literary Form’un ilk sayfasında Burke ‘‘bir kişinin ‘evet’ dediğini duysanız bile, hala bunun öncesindeki aksiyonu ve bu sözcüğün adresini bilmiyorsunuzdur’’ der. Nesneler ve olaylar yorumlanabilir, anlam alabilir. Kullanılan semboller isimlendirme ve tarif etme çalışmalarıdır. Bu süreçte seçimler yapılır ve anlam yaratılır. Dil aksiyondan ayrılamaz çünkü; aksiyonun anlamı ve işaret ettiği onun içinde semboliktir. Aksiyon dilden ayrılamaz çünkü, oyuncunun oynadığı durum, aktör tarafından onun için geçerli olan kavramlar tarafından belirlenir ve anlaşılır.[16]
Aktör, dil kullanımında, kendini ve içinde bulunulan durumu diğerlerine dilin ifade ettiği tarz ve form vasıtasıyla aktarır. Sosyoloji ve dil Burke’ye göre şu noktada birleşir; dil, ne yaptığıyla anlaşılmak zorundadır; durumu, izleyiciyi nasıl etkilediğiyle anlaşılmak zorundadır.[17]
Burkeci düşüncenin ilk kullanımlarından birinde, C.Wright Mills, güdünün sözcüklerine (vocabularies of motive) işaret eder. Psikologlara göre –özellikle klinik psikologlar- güdü terimi aktivitelerin arkasında yatan sıçrayışlara işaret etmek için kullanılır. Sosyologlara göre, Burke’ye göre de olduğu gibi, onlar sorumlu oldukları durumdan ayrılamazlar. Onlar aksiyonu anlaşılır yapan terimlerdir.[18]
Burke’ye göre aksiyonu ve aktörleri de içinde barındıran dramanın malzemesi, başlamış ve içine doğduğumuz tarihte devam etmekte olan ‘sonsuz söyleşi’dir (unending conversation). Burke ‘sonsuz söyleşi’ kavramını, birçok kişinin bulunduğu ve konuşmakta olduğu bir salona geç girilmesi benzetmesiyle açıklamaktadır. Salona ulaştığınızda, salonda bulunan diğerleri sizin çok önünüzde ve size konunun tam olarak ne olduğunu söylemek için duraksayamayacak kadar ateşli bir söyleşi yapıyor olacaktır. Aslında, söyleşi onlar da oraya gelmeden çok önce başlamıştır ve bu durumda aslında hiç kimse söyleşinin önceki basamaklarını size anlatabilecek durumda değildir. Konuşmanın akışını ve ne hakkında olduğunu anlayana söyleşenleri bir süre dinlersiniz ve siz de ona dahil olursunuz. Biri sizi yanıtlar, siz de ona yanıt verirsiniz, başka biri sizi savunur, bir diğeri sizin söylediklerinize karşı çıkar, karşıtlığınızın mahcubiyet ya da memnuniyeti müttefiklerinizin niteliklerine dayanır. Fakat tartışma sonsuzdur. Saatler uzar , ayrılmak zorundasınızdır ve söyleşi, tartışma gayretle devam ederken ayrılırsınız.[19]
Burke, drama kurallarının gerçek hayat ya da ‘dramatism’le tam olarak karşılaştırılması fikrini ortaya atmıştır. Burke, drama analizinde kullanılmak üzere , temelde 5 kavramdan -eylem (act), sahne (scene), temsilci (agent), araç(agency), ve gerekçe (purpose)- oluşan, analiz metodu pentad’ı geliştirmiştir.
Pentad:
Burke’nin sembolik aksiyon teorisinin uygulaması yani drama analizi, Burke tarafından ‘pentad’ olarak adlandırılan bir metod analizini gerektirir. Pentad ilk olarak Burke’nin 1945 yılında yayınladığı ‘A Grammer of Motives’ kitabında kullanılmıştır. Bu analiz güdülerin ifadelerinin en basit düzeyde dökümünü sağlayan gerekli bir araçtır. Pentad, 5 temel kavrama dayanır.[20] Dramatistik Pentad
Eylem (Act) Ne yapıldığını belirtir. Sahne (Scene) Nerede yapıldığını belirtir. Temsilci(Agent) Kimin yaptığını belirtir. Araç (Agency) Nasıl yapıldığını belirtir. Gerekçe (Purpose) Neden yapıldığını belirtti.
Eylem (act): Burke, hareket (motion) ve action (aksiyon) kavramları arasında belirgin bir ayrım yapar. Aksiyon, zekaya sahip olmanın sonucudur.Hareket ‘doğal’ olarak tarif edilir. Harekete verilebilecek en iyi örnek gel-git ya da gün batımı olabilir. Öte yandan aksiyon, sembol kullanan bir çeşit hayvan olan insanlar için ayrılmıştır. Diğer hayvanlar hareket yetisine sahiptir. Pentad’ın bir kavramı olarak eylem (act), kasıtlı olarak yapılan şeye işaret eder. Sahne (scene): Sahne, eylemin oluştuğu yerdir. Sahne, sadece, eylemin oluştuğu fiziksel çevre ile sınırlı değildir. Zaman ve diğer durumsal faktörler de dikkate alınır. Sahne aynı zamanda bağlam (context) olarak da bilinir. Temsilci (agent): Eylemi gerçekleştirendir. Bu seçmek ve eylemi gerçekleştirmek için güce sahip olan bir kişi olabileceği gibi, bir grup da olabilir. Araç (agency): Temsilcinin eylemi nasıl yaptığıdır. Temsilcinin eylemi sergilemesine izin verendir. Eğer temsilci bir politikacı ise, onun ofisi politikacının bir eğitim politikasını kamulaştırmasına izin verir. Gerekçe (purpose): Çok basit anlatımla gerekçe (purpose) ‘neden’ sorusunun yanıtıdır. Gerekçe, temsilciyi harekete geçirecek idealler ve değerler gerektirir.[21]
Burke, daha sonra bir 6. olarak ‘tutum’(attitude) kavramını eklemeye karar vermiştir. Bu kavram eylemin içinde oluştuğu şekle işaret etmektedir.[22]
Burke, bu 5 kavramın, tüm iletişim durumlarına uygulanabileceği görüşünü savunur. Burke ayrıca pentad’ın asıl aksiyonu değerlendirmek için değil de, aksiyonun tanımının değerlendirmesi için kullanılmalıdır. Pentad, sembolik aksiyondaki güdüleri tespit eden bir araç olarak anlamlıdır. Herhangi bir durumdaki sembolik aksiyon, pentad’ın 5 temel kavramı olmadan; dil de sembolik aksiyon olmadan var olamaz.[23]
Pentad’ın 5 temel kavramı kullanılarak, farklı ilişkiler oluşturulabilir. Bir kavramla diğer herhangi biri arasındaki ilişki, ne olduğu konusunda etkileyici olmayı amaçlar. Aksiyon ya da iletişim güdüleri bu ilişkilerin bir sonucu olmayı amaçlar. Kişiler genelde bu 5 kavramdan mümkün olduğunca fazlasını kontrol etmeyi dener, fakat mesajlar her zaman onların retorik durumlarının bir ürünü olarak sonuçlanır. Sembolik aksiyon dramatistic pentad’ın kullanımı olarak gösterilir çünkü sembolik aksiyon dil ve durum anlamdır ve güdü herhangi bir kişisel öncelikten uzaktır.[24]
Birlikte ele alınan bu 5 kavram, herhangi bir yazı ya da konuşmada motivasyonun ayrılması anlamına gelir. Bu kavramlar yapısalcıların ‘deep structure’( bir mitin ayrıntılı açıklaması) dedikleri şeyi oluşturur çünkü, Burke tüm konuşmaları bu kavramların etrafında yapılandırır. Onun görüşüne göre her konuşma faaliyeti, bu kavramların bazı biçimleri ile ya da bunlar arasındaki kombinasyonlar tarafından harekete geçirilir.[25]
Pentad, Burke’nin ‘A Grammer of Motives’ kitabının son bölümündeki ‘The Four Master Tropes’’ makalesi ile tamamlanmış bir çalışmadır. Pentad ile benzer bir analitik planda sunulmuş olan bu makalede Burke’ye göre bu 4 temel benzetme; metafor, metonymy (bir şeye, onunla yakın ilişkisi bulunan bir başka şeyle gönderme yapmak. Örn: White House- Amerikan Başkanı), synecdoche (bütün yerine konan, kullanılan parça.Örn. yüksek sosyete yerine sosyete) ve ironidir. Burke bu benzetmeleri pentadın kavramlarında olduğu gibi ele alır. Burke, bu benzetmelerin ‘’gerçek’’i keşfetme ve ifade etmedeki rolleri üzerine yoğunlaşır.[26]
Sözlü Gerçeklik ve Negatif
Kenneth Burke, negatif kavramının dil vasıtasıyla üretildiğini savunur. Doğal ortamda negatif yoktur. Herşey olan ve olması gerekendir. Birşeyin olmadığı durum onun bir başka şey olduğu durumdur.[27] Burke’ye göre negatif hakkındaki karmaşa, linguistik kullanımların karmaşasıyla tamamlanmıştır. Burke, dil, sıklıkla, negatif kavramını pozitif koşullara uygular, biz de koşulların doğallıkları içinde negatif olduğunu düşünme yönünde eğilime sahibiz fikrini savunur. Örneğin, eğer bir nesneyi kuru değil de nemli bulmayı bekliyorsak ve o nesne kuru olarak bulunursa; onun kuruluğu, ‘nemli değil’ tanımı ile bir başka deyişle tıpkı kuruluk kavramı gibi beklentinizi olumsuzlayarak ifade edilebilir özelliktedir. Burke’nin negatif kavramının anlaşılabilmesi için kullandığı bir başka örnek de termometre örneğidir. Eğer bir termometrenin 32 dereceyi göstermesini istersek, termometrenin belirlenen bu rakam dışında gösterdiği tüm sıcaklık dereceleri, sıcaklığın pozitif olarak ne olduğunu gösteriyor olmasına karşın, ‘32 değil’ olarak sınıflandırılacaktır. [28]
Burke negatif kavramını analiz ederken varılan 5 noktadan bahseder. 1-İlksel pozitifler, ne istendiğini belirtir 2-İlksel negatifler, ne istenmediğini ya da aslında neyi isteyip korkudan alamadığını belirtir. 3-Rasyonel ve dramatist pozitifler vardır. Zekice bir amaç için, bir eylemden zekice yönlendirmeler yapmak pozitiftir. 4-Dilde, dur (stop), dikkat (caution), kolla (look out) gibi negatif imalara sahip pozitif kelimeler vardır. 5-‘Değil’ (it is not) kelimesinde olduğu gibi her yönüyle negatif olan negatif kavramlar vardır. [29]
Mesaj Olarak Araç
Kenneth Burke, ‘Language as an Symbolic Action’ kitabındaki bir makalesinde Marshall McLuhan’ın Understanding the Media: The Extensions of Man isimli kitabı hakkındaki düşüncelerine de yer vermiştir. McLuhan’a göre araç mesajdır, ilk planda tutulan mesajın içeriği değil, nasıl iletildiğidir. Bu noktadan yola çıkarak, Burke, Mc Luhan’ın medya hakkındaki kitabında temel vurguyu, pentadın açıklayıcı 5 kavramından biri olan, araçların (agencies) insanların eğilim, tutum ve alışkanlıklarını şekillendiren rolü üzerine yaptığını belirtir. [30]
Burke, McLuhan’ın, insanların kullandığı tüm araçları vücutlarının birer uzantısı ve günümüzdeki iletişim ağını da sinir sisteminin bir uzantısı olarak kabul eden görüşünü eleştirerek, insanın sembolik yeterliliğinin vücudun herhangi bir parçasının uzantısı olmadığını ancak merkezi sinir sistemini bir kaynak olarak yansıttığını belirtir. Burke’nin ifadesiyle:‘’Birçok icat Mc Luhan’ın belirttiğinin aksine insan vücudunun uzantısı olarak yapılmış olmayabilir. Örneğin uçan araçların icadı konusunda insanoğlunu etkileyen görüntü kuşların uçması olabilir.Yine de Mc Luhan, uçağın insan vücudunun uzantısı olduğunu iddia eder.’’[31]
Burke, McLuhan ‘araç mesajdır’ tabiri ile önemi vurgulanan şeyin, araç vasıtasıyla kimin ne söylediği değil; fakat bu süreçte kullanılan araç olduğu görüşünü savunur ve Mc Luhan’ın bu noktada bilgi (information) ve iletişim (communication) kavramları arasındaki muğlaklıktan oldukça yararlandığını düşünmektedir. Burke McLuhan’ın ‘araç mesajdır’ görüşünü sorgulayarak, bu görüşün kabul edilmesi durumunda araçlara yüklenen bilginin (information) içerik değilse ne olabileceği sorusu üzerinde durulması gereğini vurgular.[32]
Sonuç:
Burke’nin eserlerinin içeriğinin kısaca açıklandığı kısımda da görülebileceği üzere, Kenneth Burke çok çeşitli alanlarda kuramsal çalışmalar yapmıştır ve bu çalışmaları nedeniyle de 20. yüzyılın ve çağımızın da en çok anlaşılmaya çalışılan kuramcılarından biri olmuştur. Eserlerinin ve kuramlarının çeşitli dallarda olması Burke’nin araştırma alanının sınıflandırılması konusunda karmaşaya neden olmaktadır. Bu nedenle çalışmanın başında da belirttiğimiz gibi Burke’yi kendi kategorisi içinde değerlendirmek en doğrusu olacaktır.
Dramayı hayatın kendisi olarak ele alan Burke’ye göre, sosyal bilimler şair ve sanatçıların neler yaptığını açıklayabilir. Her iki alanın ürettikleri birbirinden farklı kültürel ürünler aynı zamanda çok benzerdir. Edebi çalışmalar ve insan konuşma ve yazması arasındaki sınırlar Burke tarafından ortadan kaldırıldığından, insan davranışının sosyolojik olarak incelenmesi konusunda oldukça önemli bir yere sahip olmuştur.Burke’nin sosyologlar için önemi herhangi bir özel içerik ya da kısım için değil onun insanları semboller kullanan hayvanlar olduğu gerçeği üzerine insan davranışlarını anlamaya çalışması nedeniyledir. Bu çalışmada, Burke’nin üzerinde önemle durduğu teori ve kavramlar, onun ‘Permenence ve Chance’, ‘Language as a Symbolic Action’ kitaplarının ve Kenneth Burke üzerine yapılan internet kaynaklı çalışmaların rehberliğinde özetlenmiştir.
Kaynakça:
Burke, Kenneth: Language as Symbolic Action, Berkeley, University of California Press,1966
Burke, Kenneth: Permenence and Change, Berkeley, University of California Press,1984
www.lcc.gatech.edu/gallery/rhetoric/figures/burke.html
www.mnstate.edu/borchers/Teaching/Rhetoric/RhetoricWeb/burke/pentad.html www.lcc.gatech.edu/gallery/rhetoric/figures/burke.html www.press.jhu.edu/books/hopkins_guide_to_literary_theory/kenneth_burke.html www.colostate.edu/Depts/Speech/rcc/theory58.htm http://faculty.tamu-commerce.edu/bolin/burke.html
[1] www.colosate.edu/Depts/Spech/rccs/theory58.htm [2] www.press.jhu.edu/books/hopkins_guide_to_literary_theory/kenneth_burke.html [3] Kenneth Burke, Permanence and Change,Berkeley, University of California, 1984, s.8 [4] A.e. [5] A.e. [6] www.colostate.edu/Depts/Speech/rcc/theory58.htm [7] Burke, a.g.e., s. 8 [8] Burke, a.g.e., s. .9 [9] A.e. [10] A.e. [11] Burke, a.g.e., s.9-10 [12] a.g.e., s.10 [13] A.e. [14] A.e. [15] A.e. [16] Burke, a.g.e., s.10 [17] a.g.e., s.11 [18] A.e. [19] http://faculty.tamu-commerce.edu/bolin/burke.html [20] www.colostate.edu/Depts/Speech/rccs/theory58.htm [21] www.mnstate.edu/borchers/Teaching/Rhetoric/RhetoricWeb/burke/pentad.html [22] www.lcc.gatech.edu/gallery/rhetoric/figures/burke.html [23] www.colostate.edu/Depts/Speech/rccs/theory58.htm [24]A.e. [25] www.press.jhu.edu/books/hopkins_guide_to_literary_theory [26] A.e. [27] www.lcc.gatech.edu/gallery/rhetoric/figures/burke.html [28] Kenneth Burke, Language as Symbolic Action, Berkeley, University of California Press, 1966, s.420-421 [29] Burke, a.g.e., s.433 [30] a.g.e., s.410 [31] a.g.e., s.411-412 [32] a.g.e., s. 413 (Mayıs 2006) |