|
İletişim teknolojisindeki gelişmelerin küreselleşme süreci içerisindeki yeri ve önemi Dünyanın giderek hızlı bir değişim ve gelişim sürecine girmesiyle birlikte teknolojik gelişim süreci de hız kazanmıştır. Temelini yeni iletişim teknolojilerinin oluşturduğu bu hızlı değişim süreci günümüzde küresel boyutta incelenmelidir. Hızla gelişen ve ilerleyen teknoloji sayesinde insanlar arasında bir iletişim yoğunluğu yaşanmaktadır. Küreselleşme olgusu toplumsal, ekonomik, kültürel ve teknolojik gelişmeler içerisinde bir bütünlük arz eder. "McLuhan elektronik medyadaki ve telekomünikasyon alanındaki gelişmelerin dünyayı küresel köy (global village) haline getirdiğini iddia etmektedir." McLuhan yeni iletişim teknolojilerinin dünyayı küresel köy imgesine uygun bir biçimde yeniden yarattığını belirtmiştir. Küçük bir köyde bir arada yaşarmışcasına birbirinden haberdar olan insanlar bütün dünyayı bir bütün olarak algılayacaktır. "Küresel köy-başarılı bir iletişim doğrultusunda- dünyanın bir bütün olarak homojenleşmesini ifade eder." Küreselleşme süreci ile birlikte bölgeler, ülkeler arasındaki sınırlar giderek ortadan kalkmakta, tüm dünyaya kolayca ulaşılabilmektedir. İletişim teknolojilerinin sağladığı olanaklarla birlikte birçok işletme büyük bir hızla dünya pazarlarına girebilmektedir. Yine birçok işletme kendi ülkesi dışında yatırım yapma olanağına sahip olabilmekte ya da diğer şirketlerle, işletmelerle ortaklıklar kurabilmektedir. "Elektronik alandaki bilimsel buluşlar ve bunların hızla sanayiye uygulanması dünya ölçeğinde bir iletişim ve bilişim patlamasına yol açmıştır. Artık dünyanın hiçbir yeri başka bir yerine uzak ve yabancı değildir. Son derece gelişmiş ve önemli ölçekte merkezileşmiş iletişim ağları her yere, her topluma ve insana ulaşmaktadır." Günümüzde iletişim teknolojisinden söz edildiğinde ilk olarak akla gelen internet sayesinde insanlar istedikleri bilgiye kolay ve hızlı bir şekilde ulaşabilmektedir. Aynı zaman da internet bilgi sahibi olmak istediğimiz konuyla ilgili olarak bizlere birçok seçenek sunmaktadır. Dünya üzerinde coğrafi sınır tanımayan internet sayesinde dünyanın dört bir yanına ulaşılabilmektedir. Birçok bilgi ve hizmet birimleri internet üzerinde çeşitli ağlara dağıtılmıştır. İnteraktif bir özelliği sahip olan internet, ileti alma ve gönderme özelliği taşımaktadır. İnternette geri dönüşüm çok hızlı bir şekilde olmaktadır. Üstelik bütün bu hizmetler son derece hızlı ve pratik bir şekilde sağlanmaktadır. Teknoloji etkisiyle radyo, televizyon, posta hizmetleri, uydular, telli ve telsiz haberleşme, kütüphaneler, basılı medya, veri ve bilgi nakli gibi iletişim farklı araçlarla gerçekleştirilen, farklı fonksiyonları, giderek birbirleriyle bütünleştirmektedir. Bunun sonucunda da, örneğin, cadde ve sokaklardaki bankamatikler; evdeki CD çalarlar; televizyondaki teleteks servisi; bürodaki bilgi işlem aracı ve sayısal telefon gibi, kitle iletişim, ticari iletişim ve kişisel iletişim araçları, giderek birbirlerine yaklaşmaktadır." Ancak, iletişim teknolojisindeki gelişmelerin insanları giderek birbirinden uzaklaştırdığını, ilişkileri karmaşıklaştırdığını belirterek bu tezin aksini de düşünmek mümkündür. Hıfzı Topuz'a göre ise "günümüzde iletişim şebekelerine ulaşamayan ve internetin dışında kalmaya mahkum çevreler (sibergettolar) bulunmaktadır, yarın da bu tür toplumlar olacaktır ve bu toplumlar kendi kültürlerini kendi aralarında yaratacaklar, öteki toplumlarla belki de çoğunlukla kaynaşamayacaklardır." Küreselleşme dünyada uluslararası bir elektronik şebekesi oluşturmaktadır. Ancak O'na göre kültür eşitliğine, kültürel haklara bu şebeke içinde yer yoktur. Belirtilen birtakım olumsuz yönlerine rağmen geleceğin en büyük iletişim ağı olarak kabul edilen internetin kullanım oranının dünya çapında giderek artmakta olduğu gerçeği göz ardı edilmemektedir. Hızla gelişen teknolojiyle birlikte iletişimin farklı dalları, farklı işlevleri giderek birbirleriyle bütünleşir hale gelmektedir. Yaşanan medyalaşma (mediasation) sürecinde gerek yazılı, gerek görsel-işitsel alanlarda Amerika'nın vazgeçilmez üstünlüğü bir kez daha karşımıza çıkmaktadır. Dünya ülkeleri arasında güçlü bir yere sahip olan dört büyük ABD medya kuruluşu vardır. Bu kuruluşlar: "70'den fazla ülkede faaliyet gösteren ve CNN'i de içine alan Time Warner Turner dünyanın en büyük medya gruplarındandır. 1995 yılında CapCities/ABC'yi alarak dünyanın en büyük medya şirketlerinden biri haline gelen Disney-ABC bu birleşimle birlikte kablolu yayın, gazeteler, televizyon ve sinema ile daha büyük gelir kaynaklarını içine almıştır. MTV ile dış pazarlara giriş yapan Viacom 63 ülkede yayın yaparak 240 milyon eve ulaşmaktadır. Son olarak Rupert Murdoch'un sahip olduğu News Corp ise 20th Century Fox film stüdyosu, Fox televizyon ağı ve Amerika gazeteleri ve dergilerinden oluşan bir grubu devamlı ileri götürecek bir ilgiye sahiptir." Burada da görüldüğü üzere CNN, MTV gibi dünya üzerinde küresel bir yere sahip olan kanalları da içine alan medya kuruluşları bugünün iletişiminde önemli rol oynamaktadır. Küresel medya giderek homojenleşen bir küresel kültür oluşturmaktadır. "Değişik kültürleri teke indirmek mümkün olabilecek midir? Küreselleşmeyi yücelten yaklaşım bunun mümkün olabileceğini ummaktadır. Ancak küreselleşme lehindeki görüşlere karşı çıkanlar da vardır. Bunlara göre küreselleşme bir aldatmacadır ve geçen yüzyıldaki emperyalizmin günümüz koşullarına uydurulmuş bir biçimidir. Çünkü, sanayileşme ve modernleşme her yerde aynı hızla gelişmemiştir. Bunun sonucunda az gelişmişler sömürülmüşler ve sürekli olarak az gelişmiş halde kalmışlardır. Bu görüşleri savunanlara göre küreselleşme lehine olanlar dünyayı küçük bir köy gibi görmekte ve herkesin, herşeyin tek felsefeye, tek düşünce biçimine ve tek ekonomik modele göre ayarlanacağını varsaymaktadırlar. Bu tez Batı'daki gelişmiş ülkelerin tezidir." İletişim teknolojilerinin sunduğu olanaklar hayatı her geçen gün biraz daha kolaylaştırırken dünya ekonomisi de küresel anlamda büyümekte ve insanlar arasındaki tüketim artmaktadır. Küresel kültür bağlamında medyanın ve şirketlerin birbirleriyle olan çıkar ilişkileri tam anlamıyla bir zincir gibidir. Bu zincirin devamını sağlamak için küresel kültür adı altında insanları her geçen gün biraz dana fazla etkilemekte ve yönlendirmektedir. Küresel kültür sadece tüketen kimliğiyle değil, bir bütün olarak dünyanın her köşesinde eşit olarak uygulanabilmelidir.
KAYNAK 1 Downing
John ve Mohammadi Ali,Mohammadi-Screberny Annabelle ,Questioning the
Media,USA:Sage Publications,1995,s.429.
künye | ana sayfa | dosya | akademi | kültür-sanat | arşiv | e-posta | linkler |