 |
 |
 |
| |
Cumhuriyet'in
ilk belgeseli:"Ayın Tarihi"
“Ayın
Tarihi” 1923 yılında aylık olarak yayınlanmaya başlamıştır.
l931’in Mayıs ayından sonra iki yıl kadar yayına ara verilmiş,
1933 yılı Aralık ayında yayınına yeniden başlanmıştır. “Ayın
Tarihi” 1957 yılının Ağustosunda haftalık olayların kronolojik
olarak verildiği bir içeriğe dönüştürülmüş ve bu süreç de
1960 yılına kadar sürmüştür. Verilen 16 yıllık bir aradan
sonra l976 yılında başlanan yeni yayın dönemi bugün de üçer
aylık periyotlarla sürdürülmekte, olayların, demeçlerin,
açıklamaların özetleri kronolojik olarak verilmektedir.Devamı...
|
| |
Atatürk’ün
değerli miraslarından biri:
Anadolu Ajansı
Günümüzde
Türk medyasının temel haber kaynağı Anadolu Ajansı, 83 yılı
bulan onurlu geçmişiyle, Atatürk’ün Türk devleti ve ulusuna
bıraktığı en değerli miraslardan biri olarak, uluslararası
camiada da saygın yerini pekiştirmiştir.
“Anadolu Ajansı Türkiye’nin
sesini bütün dünyaya duyuracaktır. ”
Mustafa Kemal
Atatürk. Devamı...
|
| |
Atatürk'ün
basına verdiği önem ve Anadolu Ajansı
Atatürk;“
Türk milletinin sağlam bir fikre sahip olması gerekir. Bütün
çabaların, Türk kamuoyunun gerçeği anlamasına ve duymasına yönelik
olduğu millete anlatılmalıdır. Ancak o şekilde millet, günlük
fikirlere, sahte ve yanıltıcı sözlere asla önem vermeyecek bir
olgunluğa erişebilir” diyerek basının ne kadar önemli bir kitle
iletişim aracı olduğu gerçeğini vurguluyordu. Devamı...
|
| |
Cumhuriyetin
sembolik kuruluşunda ritüeller ve TRT
Türk
modernleşmesi genel olarak bir ulus-kurma projesi olarak nitelendirilir.
Bundan kasıt, Cumhuriyetin kurucu elitlerinin oluşturmak istedikleri
yeni toplumsal düzenin gerçekleşmesinde özel önem atfettikleri
normlar ve değer yargılarının modern karakterinin, var olan
toplumsal yapıdan her alanda ciddi farklılıklar taşımasıdır.
Bu yazıda, söz konusu farklılıkların, yeni norm ve değerlerin
toplum tarafından benimsenmesi ve pekiştirilmesi yoluyla ortadan
kaldırılması sürecinde radyo ve televizyon yayıncılığının katkısı
özet olarak ele alınacaktır. Devamı...
|
| |
“Alo
alo muhterem sami'in, burası İstanbul telsiz telefonu …”
Türkiye’de
radyo yayınlarının ve yayıncılığının, Eşref Şefik’in yaptığı
bu anonsla başladığı kabul edilir. Telsiz telgrafın Kurtuluş
Savaşı sırasında iletişimi sağlayan en önemli araçlardan biri
olarak, savaşın kazanılmasında önemli rol oynadığı, telsiz
telefonun da (radyo) telsiz telgrafın bir çeşidi gibi görülüp
önem verdiği düşünülebilir. Kurtuluş Savaşı yıllarında, iletişimin
önemi daha iyi anlaşılmış ve bu alanda büyük bir boşluk olduğu
görülmüştür. Bu boşluğu öncelikle telsiz telgrafla doldurmak
amacıyla girişimlerde bulunulmuştur. Cumhuriyetin ilanından
sonra, her alanda büyük devrimler yapan yeni devlet bu alanda
da geri durmamış ve 1925 yılında “Telsiz Tesisi Hakkında Kanun”
adıyla bir yasa çıkartarak, ülke genelinde bir telsiz şebekesi
kurulması öngörülmüştür. Devamı...
|
| |
Türk
sinemasının kuruluşunda ordunun rolü...
Sinemanın
Türkiye’de ilk kurumlaşması Merkez Ordu Sinema Dairesi’nin
(MOSD) kurulmasıyla gerçekleşmiştir. Alman ordusunda bir sinema
kolunun kurulduğunu ve bu birimin, savaş sırasında çekilen
görüntülerle belgeler oluşturduğunu gören Enver Paşa, Türkiye’ye
döndüğünde, 1915 yılında Merkez Ordu Sinema Dairesi’ni kurarak
sinemanın gelişmesi için olumlu bir adım attı.
Devamı...
|
| |
Sinemada
kahramanlık destanları
Türk
sinema tarihi Kurtuluş Savaşı’nı anlatan filmlerle doludur.
Bu filmlerin kronolojik sıralamasını Agah Özgüç’ün Türk Filmleri
Sözlüğü’nden derledik. Devamı...
|
| |
Türk
sineması nereden nereye?
"Şehvet Kurbanı"ndan
"Gönderilmemiş Mektuplar"a, hiçbir yere...
Bu
yazıda, Şehvet Kurbanı (Muhsin Ertuğrul/1940) ve Gönderilmemiş
Mektuplar (Yusuf Kurçenli/2003) özelinde, Türk sineması metinlerinde
o dönemden bugüne değin, namuslu/iffetli kadının temsilinde
nasıl aslında hiçbir şeyin değişmediği, diğer bir deyişle
(diğer karakterlerin temsilinde olduğu gibi) kadın karakterlerin
temsilinde de, bu dokunulmaz dogmaların bir popüler kültür
biçimi olarak yaşamı değil birbirini taklit eden sinema metinleri
dolayımı ile günümüzün yerli filmlerine nasıl devredilerek
yeniden üretildiği açığa çıkarılmaya çalışılacaktır.
Devamı...
|
| |
Atatürk
Devrimleri ve Radyo:
Türk Milletinin Kolayca Okuyup
Yazmasını Sağlayacak Bir Anahtar
Radyo,
Türk toplumsal değişme sürecinin belli bir döneminde devreye
girmiş bir üst yapı kurumudur. Bağımsızlık savaşından başarıyla
çıkan Türkiye, çağdaş uygarlık düzeyine erişmek için yoğun
bir çaba içine girmiştir. İmparatorluk zamanında başlayan
Batılılaşma hareketleri sonuçsuz kalmıştır. Türk Kurtuluş
Savaşı kadrosu bu açığı kapatmak zorunda kalmıştır. Türkiye;
dili, eğitimi, ekonomisi, devlet yönetimi, kılık kıyafeti
ile uygar uluslar arasına girmeliydi. Ülkede madenlerin işletilmesi,
demiryollarının yapımı, sanayi ve ticaretin genişlemesi kadar,
kitle iletişim alanında da ilerlemek önem kazanıyordu.
Devamı...
|
| |
Atatürk,
devrimlerini basın yoluyla tanıttı
Kitle
iletişim araçları ve özelikle de basın, Ulusal Kurtuluş Savaşı’nda
olduğu gibi devrim sürecinde de Atatürk’e ve çağdaşlaşma hamlelerine
destek vermiştir. Gücünü halktan alan Atatürk, devrimleri
benimsetme yolunda zorlama ve baskı yapma yerine ikna ve kamuoyu
oluşturma yöntemlerine başvurmuştur. Devamı...
|
| |
Atatürk’ün
Gazeteleri
Atatürk,
bugüne kadar “Minber”, “İrade-i Milliye” ve “Hakimiyet-i Milliye”
olmak üzere üç gazete çıkarmıştır. Yaptıklarını ve yapacaklarını
halka duyurarak kamuoyu oluşturmak isteyen Atatürk, Kurtuluş
Savaşı’nı başlattığı andan itibaren basından destek almış
ve basının gücünü en etkili şekilde kullanmıştır.
Devamı...
|
| |
Amerikan
Basınında Türk Kurtuluş Savaşı
Bu
yazıda Osman Ulagay’ın “Amerikan Basınında Türk Kurtuluş Savaşı”
adlı kitabının incelenmesini bulacaksınız. Kitapta verilmek
istenen, Türk Kurtuluş Savaşı’nın sadece bir ulusun bağımsızlık
savaşı olmasından öte, Batı’nın Doğu’ya karşı giriştiği emperyalist
saldırılara ve sömürülere karşı da bir savaş olduğudur. Bu
savaşın kazanılması sadece Türk Ulusunun özgürlüğünü teslim
etmeyeceği sonucunu değil, aynı zamanda Doğu’nun da Batı’nın
sömürüsüne karşı koyabileceğinin başarılı bir ifadesidir.
Devamı...
|
| |
Amerikan
Basınında Türk Kurtuluş Savaşı
Milli
mücadelenin gerçekleştiği 1918 –1923 yılları arasında ülke
iki başlı bir yönetim tablosu çizmekteydi. İstanbul’da işgal
kuvvetleriyle işbirliği yapan Osmanlı Hükümeti ve Ankara’da
ülkenin bağımsızlığı için Kurtuluş Savaşı’nı yürüten TBMM
Hükümeti. Bu ikili yapının bir sonucu olarak basın da İstanbul
Basını ve Anadolu Basını olarak iki merkezde gruplaşmıştı.
Bu iki grup kendi içinde alt gruplara da ayrılıyordu. Bu gruplaşmaların
temelinde, işgallere verilen tepkinin olumlu veya olumsuz
olması yatmaktaydı. Devamı...
| Diğdem
Işıkoğlu - Tonguç İbrahim Sezen |
|
| |
| [Ansayfa
- Rektörden
- Dekandan
- 80.Yıl - Okumalar
- Basın Yayın
- İlke İlke Atatürk
- Başkent - Arşiv] |