Atatürk
diyor ki...
Atatürk
Araştırma Merkezi tarafından yayınlanan ve Daniel Dumoulin
tarafından derlenen “Atatürk’ten Düşünceler” isimli yayından
yararlanarak hazırlanan bu yazıda, mümkün olduğu kadar,
hayatı boyunca ülkesinin refahı için kendini adamış Atatürk’ün
söylediği sözler toparlanmaya çalışıldı. Sözkonusu eserde,
anahtar kelimeler seçilirken Atatürk’ün düşüncesinden uzaklaşılmamaya
gayret edildiği görülüyor. Hiç şüphesiz, böyle bir çalışmayı
özel kılan ise, söylenen sözlerin tarihinin ve yerinin tespit
edilebilmesi. Kitabın önsözünde, bunu yapmaktaki amacın,
konu ile ilgilenenlere, bu büyük devlet adamı hakkında araştırmayı
derinleştirmeleri için bir kaynak oluşturmak olduğu belirtiliyor.
Bu eserin dikkat çeken bir başka özelliği ise, Mustafa Kemal
Atatürk’ün düşüncelerinin bugün bile güncelliğini yitirmemiş
olması. Savunduğu değerler, günümüzün zorluklarını daha
iyi göğüsleyebilmemizi sağlıyor.
Adalet:
“Adalet gücü bağımsız olmayan bir milletin,
devlet halinde varlığı kabul olunmaz.”
(1920)
Adliye Siyaseti:
“…Adliye politikamızda takip edilecek
gaye, evvela halkı yormaksızın süratle, isabetle, emniyetle
adaleti dağıtmaktır. İkinci olarak toplumumuzun bütün dünya
ile teması doğal ve zorunludur; bunun için adaletimizin
seviyesini bütün medeni toplumların derecesinde bulundurmak
mecburiyetindeyiz. Bu hususları sağlamak için mevcut kanun
ve usullerimizi bu bakış açılarına göre yenilemekteyiz ve
yenileyeceğiz…”
01. 03. 1922, T.B.M.M., 3. Toplanma
Yılını Açarken.
Ahlak:
“…Hiç bir millet yoktur ki, ahlak esaslarına
dayanmadan ilerlesin …”
24. 12. 1919. Kırşehir Gençler Derneği’ndeki Hitabe.
Anayasa:
“…Anayasa, milletin tamamıyla arzularını
ve meclisin mahiyetini ve gerçek şeklini gösterir bir kanundur…”
21. 02. 1921, T.B.M.M.
“…Anayasa da, Osmanlı İmparatorluğu’nun,
Osmanlı Devleti’nin öldüğünü idrak ve ifade ve onun yerine
yeni Türkiye Devleti’nin geçtiğini ilân eyleyen ve bu devletin
hayatının da kayıtsız sartsız hakimiyetin milletin elinde
kalmasıyla mümkün olduğunu ifade eden bir kanundur…”
17. 02. 1923, İzmir İktisat Kongresi
Açış Söylevi.
Aydın:
“…Aydın sınıfı ile halkın anlayış ve
hedefi arasında doğal bir uygunluk olması lazımdır. Yani
aydın sınıfın halka telkin edeceği fikirler, halkın ruh
ve vicdanından alınmış olmalıdır…”
20.03.1923, Konya’da Gençlerle Konuşma.
“… Aydınlarımız içinde çok iyi düşünenler
vardır. Fakat genellikle şu hatamız vardır ki, araştırma
ve çalışmamıza zemin olarak çok vakit kendi memleketimizi,
kendi tarihimizi, kendi geleneklerimizi, kendi özelliklerimizi
ve ihtiyaçlarımızı almalıyız. Aydınlarımız belki bütün dünyayı,
bütün diğer milletleri tanır ama kendimizi bilmeyiz.”
20.03.1923, Konya’da Gençlerle Konuşma.
Bağımsızlık:
“Tam bağımsızlık, ancak ekonomik bağımsızlıkla
mümkündür.”
(1922)
“Biz barış istiyoruz dediğimiz zaman,
tam bağımsızlık istediğimizi herkesin anlaması gerekir.”
(1923)
Barış:
“Türk Barış şartları, Misak-ı Milli’nin
ilan edildiği gün olan 28 Ocak 1920 tarihinden beri bütün
cihanca malumdur. Bu şartlar şu suretle özetlenebilir: Türkiye’nin
milli hudutları içinde siyasi ve iktisadi tam istiklalinin
tasdiki Fransa ile imzalanan 20 Aralık itilafı Türkiye’nin,
istiklaline hürmet edildikçe barışsever ve uyuşmacı olduğunu
ispat eder.”
11.01.1922, Entransigeant Muhabirine
Demeç.
“Büyük Millet Meclisi samimi olarak
barış istiyor. Cidden barış istediğimizi herkes anlayabilir.
Çünkü memleketimizi imar edebilmek için barışa muhtacız.”
22.12.1922, Morning Post Muhabirine
Demeç.
“Gerçekte barış bizim için ne kadar
faydalı ise, muhataplarımız için de o kadar faydalı ve lazımdır.
Çünkü bundan sonra memleketimizin imar ve ihyası için çalışmak
istiyoruz. Onların da bu lüzumu idrak etmemelerine imkan
yoktur…”
22.01.1923, Bursa Şark Sinemasında Halka
Konuşma.
Basın:
“Basın, milletin müşterek sesidir. Bir
milleti aydınlatma ve uyarmada, bir millete muhtaç olduğu
fikri gıdayı vermekte, özet olarak bir milletin mutluluk
hedefi olan müşterek istikamette yürümesini teminde başlı
başına bir kuvvet, bir okul, bir rehberdir.”
(1922)
“Türkiye basını milletin gerçek ses
ve iradesinin doğduğu yer olan cumhuriyetin etrafında çelikten
bir kale meydana getirecektir. Bir fikir kalesi, zihniyet
kalesi. Basın mensuplarından bunu istemek, cumhuriyetin
hakkıdır...”
05.02.1924, İzmir’de Gazetecilerle,
Başarı:
“Milletimiz, tek bir vücut gibi gösterdiği
birlik ve gayret sayesinde başarıya ulaşmıştır.”
Büyük Zafer Hakkında, 4 Ekim 1922.
“Zafer ‘Zafer benimdir’ diyebilenindir;
başarı ‘başarılı olacağım’ diye başlayanın ve ‘başarılı
oldum’ diyebilenindir.”
11. 01. 1925, Konya’da Bir Konuşma.
Batılılaşmak:
“…Türklerin asırlardan beri takip ettiği
hareket, devamlı bir istikameti korudu. Biz daima doğudan
batıya doğru yürüdük. Eğer bu son senelerde yolumuzu değiştirdikse,
itiraf etmelisiniz ki, bu bizim hatamız değildir. Bizi siz
mecbur ettiniz. Bu değişiklik gelip geçici ve istemeksizin
oldu.
“Takdir etmelisiniz ki, doğuda ikâmetgah
seçimine mecbur olduğumuz için, ırkımızın beşiği ile alakadar
olması nedeniyle mümkün olduğu kadar yakın batıda bir ikametgah
seçtik. Fakat vücutlarımız doğuda ise fikirlerimiz batıya
doğru yönelik kalmıştır.”
29.10.1923, Fransız Muhabiri Maurice
Pernot’ya Demeç.
“Memleketimizi çağdaşlaştırmak istiyoruz.
Bütün çalışmamız Türkiye’de çağdaş, dolayısıyla batılı bir
hükümet meydana getirmektir. Medeniyete girmek arzu edip
de, batıya yönelmemiş millet hangisidir?...”
29.10.1923, Fransız Muhabiri Pernot’ya
Demeç.
Bayrak:
“Bayrak bir milletin bağımsızlık
alametidir. Düşmanın da olsa hürmet etmek lazımdır.”
(1922)
Boğazlar Meselesi:
“Tarihte birçok defa münakaşa ve ihtiras
vesilesi olmuş olan Boğazlar, artık tamamıyla Türk hakimiyeti
idaresinde, yalnız ticaret ve dostluk ilişkilerinin gerçekleşme
yolu haline girmiştir. Bundan böyle savaşan her hangi bir
devletin savaş gemilerinin Boğazlardan geçmesi yasaktır.”
01.11.1936, T.B.M.M. 5.Dönem 2. Toplanma
Yılını Açarken.
Büyük Zafer:
“30 Ağustos’ta sevk ve idare ettiğim
muharebe, Türk milletinin yanımda bulunduğu halde, idare
ettiğim ilk ve son muharebedir. Bir insan kendini, milletle
beraber hissettiği zaman, ne kadar kuvvetli buluyor bilir
misiniz? Bunu tarif zordur. Eğer ben, açıklamakta zayıf
kalırsam beni hoş görünüz.”
30. 08. 1928, Basın Mümessillerine Demeç.
Cehalet:
“…Milleti kendi benliğine
sahip yapmayan, milleti asırlarca kendi hakkında gafil bulunduran
hep bu cehalettir. Hükümdarların, şunun, bunun, milleti
esir gibi, köle gibi kullanmaları, bütün vatanı kendi özel
mülkleri gibi düşünmeleri, hep milletin bu bilgisizliğinden
istifade edilmek sayesinde idi. Gerçek kurtuluşu istiyorsak,
her şeyden evvel, bütün kuvvetimiz, bütün süratimizle bu
cehaleti ortadan kaldırmaya mecburuz…”
21. 03. 1923, Konya, Lise Öğr. ve Öğrencileri
ile Konuşma.
“Biz cahil dediğimiz vakit, mutlaka
mektepte okumamış olanları kastetmiyoruz. Kastettiğim ilim,
hakikati bilmektir. Yoksa okumuş olanlardan en büyük cahiller
çıktığı gibi, hiç okuma bilmeyenlerden de hakikati gören
hakiki alimler çıkar.”
18. 03. 1923, Tarsus’ta Çiftçilerle
Konuşması.
Cumhuriyet:
“Yeni Türkiye Anayasası’nın ilk maddelerini
size tekrar edeceğim: Hakimiyet kayıtsız şartsız milletindir.
Yürütme kudreti, yasama yetkisi milletin tek ve gerçek temsilcisi
olan mecliste toplanmıştır. Bu iki kelimeyi bir kelimede
anlatmak mümkündür: Cumhuriyet…”
27.09.1923, Neue Freie Pres Muhabirine
Verdiği Demeç.
“Cumhuriyet, fikir hürriyeti taraftarıdır.
Samimi ve yasal olmak şartı ile her fikre hürmet ederiz.
Her kanaat bizce muhteremdir. Yalnız muhaliflerimizin insaflı
olması lazımdır.“
04. 12. 1923, Tercüman-ı Hakikat Başmuharririne
Demeç.
“Bütün dünya bilsin ki, benim için yandaşlık
vardır ; Cumhuriyet yandaşlığı, düşünsel ve toplumsal devrim
yandaşlığı. Bu noktada yeni Türkiye topluluğunda, bir bireyi
bunun dışında düşünmek istemiyorum.”
(1924)
“Cumhuriyet, ahlaki erdeme dayalı bir
idaredir. Cumhuriyet erdemdir. Sultanlık korku ve tehdide
dayalı bir idaredir. Cumhuriyet erdemli ve namuslu insanlar
yetiştirir. Sultanlık korkuya, tehdide dayalı olduğu için
korkak, alçak, sefil, rezil insanlar yetiştirir. Aralarındaki
fark bundan ibarettir.”
14. 10. 1925, İzmir Kız Öğretmen Okulunda
Bir Konuşma.
“Demokrasi ilkesinin en çağdaş ve en
akılcı uygulamasını sağlayan yönetim şekli Cumhuriyettir.”
(1930)
“Cumhuriyet, yeni ve sağlam esaslarıyla,
Türk Milletini emin ve sağlam istikbal yoluna koyduğu kadar,
asıl fikirlerde ve ruhlarda yarattığı güvenlik itibarıyla,
büsbütün yeni bir hayatın müjdeleyicisi olmuştur.”
01. 11. 1936, 5. Dönem 2. Toplanma Yılını
Açarken
Çalışmak:
“İlk işimiz milleti çalışkan yapmaktır.”
Ocak 1923, Gazetecilere Yaptığı Konuşma.
“Hiçbir şeye ihtiyacımız yok, yalnız
bir şeye ihtiyacımız vardır ; çalışkan olmak. Sosyal hastalıklarımızı
araştırırsak asıl olarak bundan başka, bundan mühim bir
hastalık keşfedemeyiz. O halde ilk işimiz bu hastalığı esaslı
surette tedavi etmektir. Milleti çalışkan yapmaktır. Servet
ve onun doğal sonucu olan refah ve saadet yalnız ve ancak
çalışkan insanların hakkıdır.”
16. 01. 1923 , İstanbul Gazete Temsilcilerine.
“Çalışmak vakti gelmiş, artık çalışmak
lazım… Bilhassa gençler çalışmalıdır.”
11. 04. 1923, Vatan Muhabirine Verilen
Demeç.
“Çalışmak demek, boşuna yorulmak, terlemek
değildir. Zamanın gereklerine göre bilim ve teknik ve her
türlü uygar buluşlardan azami derecede istifade etmek zorunludur.”
(1923)
“Kendiniz için değil millet için elbirliğiyle
çalışınız . Çalışmaların en yükseği budur.”
(1935)
Demokrasi:
“Artık bugün, demokrasi fikri, daima
yükselen bir denizi andırmaktadır. 20. yüzyıl, birçok baskıcı
hükümetlerin, bu denizde boğulduğunu görmüştür .”
(1930)
Dış Politika:
“ …Dış politika, iç teşkilat ve iç politikaya
dayandırılmak mecburiyetindedir, yani iç teşkilatın tahammül
edemeyeceği genişlikte olmamalıdır. Yoksa hayali dış politikalar
peşinde dolaşanlar, dayanak noktalarını kaybederler… “
17. 02. 1923, İzmir İktisat Kongresini
Açış Söylevi.
“…Dış politika bir toplumun iç yapısı
ile sıkı sıkıya ilgilidir. Çünkü iç yapısına dayanmayan
dış siyasetler daima mahkum kalırlar…”
23. 03. 1923, Afyonkarahisar Belediye
Meclisi Üyeleriyle Konuşma
Din:
“...Bizim dinimiz hiçbir vakit kadınların
erkeklerden geri kalmasını talep etmemiştir. Allah’ın emrettiği
şey, Müslüman erkeğin ve Müslüman kadının beraber olarak
bilim ve bilgi kazanmasıdır…”
31. 01. 1923, İzmir’de Halk ile Konuşma.
“…Bizim dinimiz en makul ve tabii bir
dindir. Ve ancak bundan dolayıdır ki son din olmuştur. Bir
dinin tabii olabilmesi için akla, fenne, ilme ve mantığa
uyması lazımdır. Bizim dinimiz bunlara tamamen uygundur.”
31. 1. 1923 İzmir’de Halk ile Konuşma.
“Din bir vicdan meselesidir. Herkes
vicdanının emrine uymakta serbesttir. Biz dine saygı gösteririz.
Düşünüşe ve düşünceye muhalif değiliz. Biz sadece din işlerini,
millet ve devlet işleriyle karıştırmamaya çalışıyor, kaste
ve fiile dayanan bağnaz hareketlerden sakınıyoruz.”
(1925)
Egemenlik:
“Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir.”
20.01.1923
Eğitim:
“Eğitim işlerinde mutlaka başarılı olmak
gereklidir. Bir milletin hakiki kurtuluşu ancak bu surette
olur.”
(1922)
“…Eğitim ve öğretimde uygulanacak olan
usul, bilgiyi insan için fazla bir süs, bir zorbalık aracı,
yahut medeni bir zevkten ziyade maddi hayata uygun olmayı
sağlayan uygulamalı ve kullanılabilir bir araç haline getirmektir…”
01. 03. 1923, T.B.M.M. 4. Toplanma Yılını
Açarken.
Ekonomi:
“Hiçbir medeni devlet yoktur ki, ordu
ve donanmasından önce ekonomisini düşünmüş olmasın.”
(1924)
“…Ekonomik kalkınma; Türkiye’nin; hür
bağımsız, daima daha kuvvetli, daima daha refahlı Türkiye
idealinin, bel kemiğidir…”
01. 11. 1937, T.B.M.M., 5. Dönem, 3. Toplanma Yılını Açarken.
Fransız İnkılabı:
“…İnkılaplar içinde en verimli ve en
faydalı ve en haklı olmak açısından ve bütün insanlığa hakimiyete
sahip olma fikrini vermek itibarıyla fevkalade mühim olanı
budur…”
01. 12. 1921, T.B.M.M.
“Fransızlar , Büyük ihtilali gerçekleştirmek
için tam bir asır çalışmışlardır…”
19. 01. 1923, Anadolu Ajansı.
“Fransız ihtilali bütün cihana hürriyet
fikrini yaymıştır ve bu fikrin halen esas ve kaynağı bulunmaktadır…”
08. 03. 1928, Le Matin Gazetesi Muhabirine
Demeç.
Gençlik:
“Bütün ümidim gençliktedir.”
(1919)
“Muhterem gençler, hayat mücadeleden
ibarettir. Bundan dolayı hayatta yalnız iki şey vardır;
galip olmak, mağlup olmak. Size Türk gençliğine terk ettiğimiz
ve bıraktığımız vicdani emanet, yalnız ve daima galip olmaktır
ve eminim daima galip olacaksınız.”
18. 03. 1923, Tarsus’da Gençlere Konuşma.
“Gençliği yetiştiriniz. Onlara ilim
ve irfanın müspet fikirlerini veriniz. Geleceğin aydınlığına
onlarla kavuşacaksınız.”
(1927)
“Ey Türk Gençliği ! Birinci vazifen,
Türk İstiklalini, Türk Cumhuriyetini ilelebet muhafaza ve
müdafaa etmektir. Mevcudiyetinin ve istikbalinin yegane
temeli budur. Bu temel senin en kıymetli hazinendir…”
1927 , Gençliğe Hitabesi.
“…Sizler, yani yeni Türkiye’nin genç
evlatları, yorulsanız dahi beni takip edeceksiniz. Dinlenmemek
üzere, yürümeye karar verenler asla ve asla yorulmazlar.
Türk gençliği gayeye, bizim yükselme idealimize durmadan,
yorulmadan yürüyecektir. Biz de bunu görmekle bahtiyar olacağız…”
26.03.1937, Ankara’da Tahsilde Bulunan
Bursalı Gençlerin Tertipledikleri Uludağ Gecesinde,
Hakimiyet:
“…Korku üzerine hakimiyet kurulamaz.
Toplara dayanan hakimiyet sürekli olmaz. Böyle bir hakimiyet
ve hatta diktatörlük, ancak ihtilal ortamında geçici bir
zaman için lazım olur…”
30. 11. 1929, Vossische Zeitung Muhabirine Demeç.
Halkçılık:
“Bizim görüşümüz -ki halkçılıktır –
kuvvetin, kudretin, egemenliğin, yönetimin doğrudan doğruya
halka verilmesidir, halkın elinde bulundurulmasıdır.”
17. 07. 1920, T.B.M.M.
“…Halkçılık, toplumsal düzenin çalışmasına,
hukukuna dayandırmak isteyen bir sosyal sistemdir. Efendiler
biz bu hakkımızı korumak, istiklalimizi emin bulundurabilmek
için genel kurulumuzca, milli kurulumuzca bizi mahvetmek
isteyen emperyalizme karşı ve bizi yutmak isteyen kapitalizme
karşı milletçe savaşmayı gerekli gören bir yolu takip eden
insanlarız.”
(1921)
“İç siyasetimiz de ilkemiz olan halkçılık,
yani milletin bizzat kendi geleceğine sahip olması esası
anayasamız ile tespit edilmiştir.”
(1921)
Hilafet:
“Hilafeti muhafaza edeceğiz. Şu şartla
ki, Büyük Millet Meclisi ve millet, hilafetin dayanacağı
bir mesnet ve kuvvet olacaktır.”
02. 11. 1922, Bursa, Le Petit Parisien
Muhabirine Demeç.
“…Esasen bu mesele yalnız Türkiye’ye
ait olmayıp bütün İslam alemini ilgilendiren bir meseledir.”
01. 11. 1922, Bursa, Le Petit Parisien
Muhabirine Demeç
“…Bütün İslam milletleri üzerinde yüce
ruhi görevini ifa eden halife fikri, gerçeklerden değil,
kitaplardan çıkmış bir fikirdir…”
29. 10. 1923, Fransız Muhabiri Maurice
Pernot’ya Demeç.
İnkılap:
“…Kan ile yapılan inkılaplar daha sağlam
olur, kansız inkılaplar ebedileştirilemez. Fakat biz inkılaba
ulaşmak için lüzumu kadar kan döktük. Bu kanlarımız, yalnız
muhabere meydanlarında değil, aynı zamanda memleketin dahilinde
de döküldü. Biliyorsunuz ki Hendek’te, Bolu’da, Konya’da,
Yozgat’ta vesair memleketlerimizde bir çok isyanlar meydana
geldi. Ve bunların hepsi bastırıldı. Temenni ederim ki,
bu dökülen kanlar yeterli olsun ve bundan fazla kan dökülmesin…”
22.01.1923, Bursa Şark Sinemasında Halkla
Konuşma.
“Arkadaşlar ; inkılabımız Türkiye’nin
asırlar için saadetini garanti etmiştir. Bize düşen onu
idrak ve takdir ederek çalışmaktır.”
11.09.1924, Bursalılarla Konuşma.
“…Bu inkılap, kelimenin ilk anda ima
ettiği ihtilal anlamından başka, ondan daha geniş bir değişimi
ifade etmektedir. Bugünkü devletimizin şekli, asırlardan
beri gelen eski şekilleri bertaraf eden, en gelişmiş tarz
olmuştur.”
05.11.1925, Ankara Hukuk Fakültesinin
Açılışında.
İrtica:
“…Hayat felsefesinin garip bir tecellisidir
ki, her faydalı ve her yeni şeye karşı mutlaka bir kuvvet
çıkar. Buna bizim dilimizde (İrtica) derler. İşte bu irticanın
imhası için gerekli tedbirleri evvelden almış olmak lazımdır.“
18.01.1923, İzmit’te Halk İle Konuşma.
İstanbul:
“…İstanbul bizimdir. Bununla birlikte
boğazlar ve Marmara denizi için başkentin emniyeti temin
edilmek şartıyla bir hal tarzını kabul etmeye hazır bulunmaktayız…”
Ağustos 1921, Associated Press Muhabirine
Demeç.
“…İstanbul şehri, milletimizin sonsuz
çalışma ve fedakarlığının ürün verdiği yerdir. Gerçekten;
milletimizin maddi ve manevi varlığını yücelten anıtlar,
kurumlar ve medeniyet eserleri İstanbul’da yoğunlaştırılmıştır.”
01.03.1922, T.B.M.M., 3. Toplanma Yılını
Açarken
“İki büyük dünyanın buluşma noktasında,
Türk vatanının süsü, Türk tarihinin serveti, Türk milletinin
gözbebeği İstanbul, bütün vatandaşların kalbinde yeri olan
bir şehirdir…”
01.07.1927, İstanbul Halkı Temsilcileriyle
Dolmabahçe Sarayında Yapılan Bir Konuşma
İstiklal:
“Ya İstiklal, ya Ölüm !
(1919)
“…Türkiye halkı asırlardan beri hür
ve bağımsız yaşamış ve bağımsızlığı hayatın bir gereği kabul
etmiş ve bir milletin kahraman evlatlarıdır. Bu millet bağımsızlıktan
uzak yaşamamıştır. Yaşayamaz ve yaşamayacaktır.”
18.06.1922, Claude Farrere Şerefine
Verilen Çay Ziyafetinde
Kadın:
Bizim toplumumuzun başarı gösterememesinin
sebebi, kadınlarımıza karşı gösterdiğimiz ihmal ve kusurdan
doğmaktadır.”
(1923)
“Kadınlarımız hatta erkeklerden daha
çok aydın, daha çok feyizli ve daha fazla bilgili olmaya
mecburdurlar.”
(1923)
Kültür:
“Türkiye Cumhuriyetinin temeli kültürdür...
Kültür, okumak, anlamak, görebilmek, görebildiğinden anlam
çıkarmak, uyanık davranmak düşünmek ve zekayı eğitmektir.”
(1936)
“ …Kültür zeminle orantılıdır. O zemin,
milletin seciyesidir.”
16.07.1921, Ankara, Maarif Kongresini
Açarken.
Laiklik:
“Laiklik, yalnız din ve dünya işlerinin
ayrılması demek değildir. Bütün yurttaşların vicdan, ibadet
ve din hürriyeti de demektir.”
(1930)
“Laiklik, asla dinsizlik olmadığı gibi,
sahte dindarlık ve büyücülükle mücadele kapısını açtığı
için, gerçek dindarlığın gelişmesi imkanını sağlamıştır.”
(1930)
Lozan Antlaşması:
“Lozan antlaşması, Türk milleti aleyhine,
asırlardan beri hazırlanmış ve Sevr antlaşmasıyla tamamlandığı
zannedilmiş, büyük bir suikastın yıkılışını ifade eden bir
belgedir. Osmanlı devrine ait tarihe eşi geçmemiş bir siyasi
zafer eseridir. “
24.07.1933, Hakimiyet-i Milliye.
“… Lozan barışı Türk tarihinde bir dönüm
noktasıdır. Türk milleti için siyasi bir zafer teşkil eden
bu antlaşmanın Osmanlı Tarihinde benzeri yoktur. Milletimiz
bununla haklı olarak iftihar edebilir ve Türk milletin yüksek
bir eseri olan bu antlaşmanın yüksek kıymetini takdir etmesi
lazım gelen gençliğin bunu mazide yapılmış antlaşmalarla
kıyaslanması gerekir.”
26.07.1927, Dolmabahçe Sarayı, Lozan
Barış Antlaşması Hakkında.
Medeniyet:
“…Memleketler çeşitlidir, fakat medeniyet
birdir ve bir milletin gelişmesi için bu tek medeniyete
katılması lazımdır…”
29.10.1923, Fransız Muhabiri Maurice
Pernot’ya Demeç.
“…Medeniyet yolunda yürümek başarılı
olmak hayatın şartıdır. Bu yol üzerinde bekleyenler veyahut
bu yol üzerinde ileri değil geriye bakmak bilgisizlik ve
gafletinde bulunanlar, umumî medeniyetin coşkun seli altında
boğulmaya mahkumdurlar.”
30.081924, Dumlupınar’da Konuşma
“…Fikrimiz, zihniyetimiz medeni olacaktır.
Şunun bunun sözüne önem vermeyeceğiz. Medeni olacağız. Bununla
iftihar edeceğiz. Bütün Türk ve İslam alemine bakınız. Zihinleri
medeniyetin emrettiği şümul ve yükselmeye uyamadıklarından
ne büyük felaketler, ne ıstıraplar içindedirler. Bizim de
şimdiye kadar geri kalmamız ve sonuç olarak son felaket
çamuruna batışımız bundandır…”
24.08.1925, Kastamonu’da Bir Konuşma.
“…Medeniyet öyle bir kuvvetli ateştir
ki ona ilgisiz olanları yakar ve mahveder.”
24.08.1925, Kastamonu’da Bir Konuşma
“Medeni olmayan insanlar, medeni olanların
ayakları altında kalmaya maruzdurlar.”
10.10.1925, Akhisar’da Bir Konuşma.
“…Fikrimiz, zihniyetimiz medeni olacaktır…”
24.08.1925, Kastamonu’da Bir Konuşma.
Milliyetçilik:
“Gerçi bize milliyetçi derler. Fakat
biz öyle milliyetçileriz ki, bizimle birlikte çalışan bütün
milletlere hürmet ve riayet ederiz. Onların bütün milliyetlerinin
gereklerini tanırız. Bizim milliyetçiliğimiz herhalde bencil
ve mağrurane bir milliyetçilik değildir…”
15.08.1920, TBMM.
“Bilelim ki milli benliğini bulmayan
milletler başka milletlerin avıdır.”
(1923)
Milli Mücadele:
“Milli mücadeleyi yapan doğrudan doğruya
milletin kendisidir, milletin evlatlarıdır. Millet analarıyla,
babalarıyla, bacılarıyla mücadeleyi kendisine ülkü edindi.
…Milli mücadele de şahsi hırs değil, milli ideal, milli
onur gerçek sebep olmuştur…”
14.101925, İzmir Kız Öğretmen Okulunda
Bir Konuşma.
“Bir milletin ruhu zapt olunmadıkça,
bir milletin azim ve iradesi kırılmadıkça o millete hakim
olmanın imkanı yoktur. Halbuki asırların yarattığı milli
bir ruha, kuvvetli ve daimi bir milli iradeye hiçbir kuvvet
karşı koyamaz.”
01.09.1924
Misak-ı Milli:
“Misak-ı Milli, barış yapmak için makul
ve asgari koşullarımızı içeren bir programdır. Barışa ulaşmak
için bir araya getireceğimiz esasları içine alır…”
Ocak 1922, Vakit Başyazarı Ahmet Emin’e
Verdiği Mülakat.
“Barıştan sonraki çalışmada başarılı
olabilmek milletin istiklalinin korunmuş olmasına bağlıdır.
Misak-ı Milli’nin hedefi, onu temindir.”
Ocak 1922, Vakit Başyazarı Ahmet Emin’e
Verdiği Mülakat.
“Misak-ı Milli dairesinde varlığını
temin ettikten sonra gürültü çıkarıp fesatçılık edecek ve
araziyi genişletme fikrinde bulunacak adamlar ortaya çıkmaz.
Bence buna imkan yoktur.“
Ocak 1922, Vakit Başyazarı Ahmet Emin’e
Verdiği Mülakat.
Musul:
“Musul vilayeti, Türkiye Devletinin
milli sınırları içindedir, buralarını anavatandan koparıp
şuna buna hediye etmek hakkı kimseye ait olmaz…”
30.01.1923, İzmir, İzmir Basın Mensuplarına
Demeç.
Osmanlı Devleti:
“Osmanlı devleti ne yazık ki ölmüştür.
Babıali hükümeti ne yazık ki ölmüştür; af edersiniz, hata
ettim! Ne yazık ki demeyecektim, iyi ki ölmüştür. Çünkü
onlar ölmeseydi milleti öldüreceklerdi…”
31.01.1923, İzmir’de Halk ile Konuşma.
Öğretmen:
“Dünyanın her tarafında öğretmenler
insan topluluğunun en fedakar ve saygıdeğer unsurlarıdır.”
01. 03. 1923
“Yeni kuşak, en büyük cumhuriyetçilik
dersini bugünkü öğretmenler topluluğundan ve onların yetiştirecekleri
öğretmenlerden alacaktır.”
(1924)
“Sizin başarınız, Cumhuriyetin başarısı
olacaktır.”
25.08.1924, Muallimler Birliği Kongresi
Üyelerine.
“…Milletleri kurtaranlar yalnız ve ancak
öğretmenlerdir. Öğretmenden, eğiticiden mahrum bir millet
henüz millet namını almak yeteneğini elde edememiştir. Ona
alelade bir kütle denir, millet denmez…”
14.10.1925, İzmir Erkek Öğretmen Okulunda.
Sanat:
“Sanatsız kalan bir milletin hayat damarlarından
biri kopmuş olur.”
16.03.1923, Adana Esnaflarıyla Konuşma.
“Bir milleti yaşatmak için birtakım
temeller lazımdır ve bilirsiniz ki, bu temellerin en mühimlerinden
biri sanattır…“
16.03.1923, Adana Esnaflarıyla Konuşma.
“…Bir millet sanata önem vermedikçe
büyük bir felakete mahkumdur…”
16.03.1923, Adana Esnaflarıyla Konuşma.
Sevr Anlaşması:
“Siyasi, adli, iktisadi ve mali bağımsızlığımızı
imhaya ve sonuç olarak yaşama hakkımızı inkar ve ortadan
kaldırmaya yönelik olan Sevr Antlaşması bizce mevcut değildir…”
17.01.1921, United Telgraph Muhabirine
Demeç
Spor:
“Biz henüz Avrupa derecesine gelmedik.
Sporda tek ve açık bir gaye gözetmek lazımdır. Sporu ya
propaganda için yapacağız, yahut da bedeni olgunlaşmamızı
temin için yapacağız.”
16.08.1923, Ankara Türk Ocağı Toplantısında
Ali Sami(Yen) Beyin verdiği bilgi üzerine.
“Efendiler; dünyada spor hayatı, spor
çevresi çok önemlidir. Bunu siz uzmanlara açıklamaya gerek
görmüyorum. Bu kadar önemli olan spor hayatı, bizim için
daha önemlidir. Çünkü ırk meselesidir. Irkın düzelmesi ve
gelişmesi meselesidir. Ayıklanması meselesidir ve hatta
biraz medeniyet meselesidir…”
30.09.1926, Çankaya Cumhurbaşkanlığı
Köşkü Türkiye İdman Cemiyetleri İttifakı Kongresi adına
gelen heyete konuşması.
Tarih:
“Tarih ne güzel aynadır. İnsanlar, özellikle
ahlakla gelişmemiş kavimler, en büyük kutsal kavramlar karşısında
bile hasis duygulara tabi olmaktan nefislerini men edemiyor.
Tarihin sinesine geçen büyük hâdiselerde bu hadiseler içinde
uygulayıcı ve etkili olanların hal hareket ve muameleleri
onların ahlak seviyelerini ne açık gösterir.”
(1915)
“Tarih; bir milletin kanını, hakkını,
varlığını hiç bir zaman inkar edemez.”
(1919)
“Tarih yapan akıl, mantık, muhakeme
değil, belki bunlardan çok hissiyattır.”
15.03.1923, Adana’da Halkla Konuşma
“Efendiler, tarih, milletlerin yükselme
ve gerileme sebeplerini ararken bir çok siyasi, askeri,
sosyal sebepler bulmakta ve saymaktadır…”
17.11.1923, İzmir İktisat Kongresini
Açış Söylevi.
“Tarih yazmak, tarih yapmak kadar mühimdir.
Yazan yapana sadık kalmazsa, değişmeyen hakikat insanı şaşırtacak
bir nitelik alır.”
(1931)
Türk:
“ …Memleket sizindir, Türklerindir.
Bu memleket tarihte Türktü, o halde Türktür ve ebediyen
Türk olarak yaşayacaktır.”
16.03.1923, Adana Esnaflarıyla Konuşma.
“Biz Türkler, bütün tarihimiz boyunca,
hürriyet ve istiklale sembol olmuş bir milletiz.”
(1927)
“Türklük, benim en derin güven kaynağım,
en engin övünç dayanağım oldu. Kendimi hiçbir zaman Osmanlılığın
telkin ettiği başka ulusları öven ve Türklüğü aşağı gören
eksiklik duygusuna kaptırmadım.”
(1931)
“Ne Mutlu Türküm Diyene.“
29.10.1933, Onuncu Yıl Nutku.“
“Türk ! Övün, çalış, güven.“
(1934)
Türk Demokrasisi:
“…Türk demokrasisi Fransa ihtilalinin
açtığı yolu takip etmiş, ancak kendine has ayırıcı özellikle
gelişmiştir. Zira her millet inkılabını sosyal ortamının
baskı ve ihtiyacına tabi olan ve hal ve vaziyetine ve bu
ihtilal ve inkılabın meydana geliş zamanına göre yapar…”
08.03.1928, Le Matin Muhabirine Demeç.
Türk Dili :
“Dilin milli ve zengin olması milli
duygunun gelişmesinde başlıca etkendir. Türk dili, dillerin
en zenginlerindendir, yeter ki bu dil şuurla işlensin.“
(1930)
“Milliyetin çok belirgin niteliklerinde
biri dildir. Türk milletindenim diyen insan herşeyden önce
ve mutlaka Türkçe konuşmalıdır. Türkçe konuşmayan bir insan
Türk kültürüne, topluluğuna bağlılığını iddia ederse buna
inanmak doğru olmaz.“
(1931)
Türk Kadını:
“Türk kadını dünyanın en aydın en faziletli
ve en ağır kadını olmalıdır. Ağır sıklette değil ; ahlakta,
fazilette ağır, ağırbaşlı bir kadın olmalıdır. Türk kadınının
vazifesi, Türk’ü zihniyetiyle, kol gücüyle, azmiyle koruma
ve müdafaaya gücü yeterli nesiller yetiştirmektir. Milletin
kaynağı, toplum hayatının esası olan kadın, ancak faziletli
olursa vazifesini yerine getirebilir. Herhalde kadın çok
yüksek olmalıdır...”
14.10.1925, İzmir Kız Öğretmen Okulu’nda Bir Konuşma
“Türk kadınının dünya kadınlığına elini
vererek dünyanın barış ve güveni için çalışacağına emin
olabilirsiniz.”
(1935)
“Bizce Türkiye Cumhuriyeti anlamınca kadın, bütün Türk tarihinde
olduğu gibi, bugün de en muhterem mevkide, her şeyin üstünde
yüksek ve şerefli bir varlıktır.”
(1935)
Türk Milleti:
“Ben de bazı arkadaşlarım gibi batı
milletlerini, bütün dünyanın milletlerini tanırım. Fransızları
tanırım. Almanları, Rusları ve bütün dünya milletlerini
şahsen tanırım ve bu tanışmam da harp sahalarında olmuştur,
ateş altında olmuştur. Ölüm karşısında olmuştur. Yemin ederek
size temin ederim ki, bizim milletimizin manevi kuvveti
bütün milletlerin manevi kuvvetinin üstündedir…”
08.07.1920, T.B.M.M.
“Türk milletinin gelişmesine asırlardan
beri set çeken engelleri kaldırmak ve genel hayata çağdaş
medeniyetin kanunlarını ve vasıtalarını vermek için sarfettiğimiz
gayretlerin milletin genel kabulünü kazandığı muhakkaktır.”
(1926)
“Bütün insanlığa ziraati, sanatı ilk
öğreten Türk milleti idi. Türk milletinin dünyaya eğiticilik
etmiş olduğuna artık hakiki alimlerin şüphesi kalmamıştır…”
27.01.1931, İzmir’de Fırka Kongresinde
Konuşma.
Türkiye:
Türkiye Türklerindir ; işte milliyetperverlerin
ilkesi budur. Biz, haklarımızı korumak için mücadeleye devam
etmeye karar verdik.”
1921, Ağustos, Associated Press Muhabirine
Demeç.
“ …Büyük Millet Meclisi tarafından idare
edilmekte olan yeni Türkiye, Babiali’nin idaresi altındaki
eski Osmanlı İmparatorluğu değildir. Yeni Türkiye şeref
ve haysiyetini, kudret ve kuvvetini bilen ve haklarını korumak
için varlığını tehlikeye atmaya da hazır ve amadedir.”
25.12.1922, Le Journal Muhabiri Paul
Herriot’ya Çankaya’da Verilen Beyanat.
“Yeni Türkiye yöneticileri uyuşuk ve
miskin değildir. Kendini bildiği kadar muhataplarını da
bilir. Kendi yapacağını takdir ettiği kadar muhataplarının
da yapabileceğini değerlendirir.“
30.01.1923, İzmir, İzmir Basın Mensuplarına
beyanat.
Türkiye Cumhuriyeti:
“Türkiye Cumhuriyeti mesut, muvaffak
ve muzaffer olacaktır !”
29.10.1923, Cumhurbaşkanı seçildikten
Sonra Meclise Mesajı.
“Türkiye Cumhuriyeti yalnız iki şeye
güvenir. Biri millet kararı diğeri en elim ve en zor şartlar
içinde dünyanın takdirine hakkıyla layık olma niteliği kazanan
ordumuzun kahramanlığı; bu iki şeye güvenir…”
22.02.1924, İzmir, Ordu İleri Gelenleriyle
İkinci Konuşma.
“Türkiye Cumhuriyeti halin bilincinden
doğmuş olduğuna göre, ileriye ve yeniliğe uzun adımlarla
yürümeye devam edecektir.”
(01.09.1925)
“Türk milletinin yapısına ve adetlerine
en uygun idare, cumhuriyet idaresidir.”
( 1924)
“Benim naçiz vücudum bir gün elbet toprak
olacaktır, fakat Türkiye Cumhuriyeti sonsuza kadar yaşayacaktır…”
19.06.1926, Anadolu Ajansına Demeç.
“Az zamanda çok ve büyük işler yaptık.
Bu işlerin en büyüğü, temeli, Türk kahramanlığı ve yüksek
Türk kültürü olan Türkiye Cumhuriyetidir.”
29.10.1933, Onuncu Yıl Nutku.
“Türkiye Cumhuriyeti’nin temeli kültürdür.”
(1936)
Üniversite:
“Yüksek tahsil gençlerimizi istediğimiz
ve muhtaç olduğumuz gibi milli şuurlu ve modern kültürlü
olarak yetiştirmek için İstanbul Üniversitesi’nin gelişmesi,
Ankara Üniversitesi’nin tamamlanması ve Doğu Üniversitesi’nin
yapılan etütlerle tespit edilmiş olan esaslar dairesinde
Van gölü civarında kurulması çalışmasına hızla ve önemle
devam edilmektedir.”
01.11.1938, T.B.M.M., 5.Dönem, 4.Toplanma
Yılını Açış Nutku.
“Üniversite kurmaya verdiğimiz önemi
söylemek isterim. Yarım tedbirlerin kısır olduğuna şüphe
yoktur. Bütün işlerimizde olduğu gibi maarifte ve kurulan
üniversitede de radikal tedbirlerle yürümek kesin kararımızdır.“
01.11.1933, T.B.M.M., 4.Dönem, 3.Toplanma
Yılını Açarken.
Vatan:
“Efendiler artık vatan imar istiyor,
zenginlik ve refah istiyor. İlim ve marifet, yüksek medeniyet,
hür fikir ve hür zihniyet istiyor. Şeref, namus, istiklal,
hakiki varlık, vatanın bu taleplerini tamamen ve seri olarak
yerine getirmek için esaslı ve ciddi bir biçimde çalışmayı
emreder.”
30.08.1924, Dumlupınar’da Konuşma
Zafer:
“Hiçbir zafer amaç değildir. Zafer,
ancak kendisinden daha büyük bir amacı elde etmek için en
belli başlı bir vasıtadır.”
(1921)
“Bundan sonra pek mühim zaferlere kavuşacağız.
Fakat bu zafer süngü zaferleri değil, iktisat ve ilim ve
irfan zaferleri olacaktır…”
25/26.01.1923, Alaşehir’de Halkla Konuşma.
“Hakiki zafer savaş meydanlarında başarılı
olmak değil, asıl zafer başarıların kaynaklarını kuvvetlendirmek,
milleti yükseltmektir…”
15.03.1923, Adana Türk Ocağında Konuşma.
“Zaferlerin sürekli neticeler vermesi
ancak kültür ordusunun varlığına bağlıdır.”
(1923)
Kaynak:
• Daniel Dumoulin, “Atatürk’ten
Düşünceler”, Atatürk Araştırma Merkezi Yayınları,
|
Öğr.Gör
Meltem Bostancı
İ.Ü. İletişim Fakültesi, Gazetecilik Bölümü
|