Cumhuriyet tarihinin en kutsal mimari eseri:
     Anıtkabir

     Türk mimarlığında 1940-1950 yılları arasında daha çok anıtsal yönü ağır basan, simetriye önem veren, kesme taş malzemelerin kullanıldığı binalar yapılmıştır. "II. Ulusal Mimarlık Dönemi" olarak adlandırılan bu dönemin en önemli örneklerinden biri de Ulu Önder Atatürk’ün ebedi istirahatgahı olan Anıtkabir’dir. Anıtkabir, sadece 10 yıllık II. Ulusal Mimarlık Dönemi’nin değil, belki de 80 yıllık Cumhuriyet tarihinin en önemli mimari eseridir. Ve elbette ki en kutsal olanı...

     Atatürk 10 Kasım 1938’de gözlerini kapayınca, onu yaşatacak bir anıt mezar ihtiyacı ortaya çıktı. Çünkü Atatürk kendisi için bir mezar yaptırmadığı gibi, gömüleceği yer için de bir vasiyette bulunmamıştı. 1923 yılında bir sohbet sırasında Atatürk; “Elbet bir gün öleceğim, beni Çankaya’ya gömer, hatıramı yaşatırsınız” demiş ve “Beni milletim nereye isterse oraya gömsün. Fakat benim hatıralarımın yaşayacağı yer Çankaya olacaktır” diye eklemiştir.

     Atatürk’ün ölümünden sonra, onun anısına yapılacak olan anıt mezarın yerinin Çankaya’da olacağı düşüncesi ağır basıyordu. Ama yine da anıt mezar çalışmalarını yürütmek için kurulan komisyonun çalışmalarının sonuçları beklenmiştir.

     Komisyon, Çankaya dışında, Etnografya Müzesi, Büyük Millet Meclisi’nin arkasındaki Kabatepe, Ankara Kalesi, Bakanlıklar, Eski Ziraat Mektebi, Gençlik Parkı, Altındağ, Gazi Orman Çiftliği gibi isimlerin üzerinde durdu. Sonunda Büyük Millet Meclisinde kurulan ve 15 milletvekilinden oluşan komisyonun kararı Rasattepe (Anıttepe) olarak açıklandı.

     Anıtkabir’in yerinin seçilmesinden sonra sıra yapılacak olan anıt mezarın özelliklerinin belirlenmesine gelmişti. Başbakanlık müsteşarının başkanlığında kurulan komisyon, Anıtkabir’in genel niteliklerini tespit ederek bir bildiri yayınlamış ve yarışmaya katılacak olanlara yol göstermiştir. Bu bildiri şöyle özetlenebilir:

     1- Anıtkabir bir ziyaret yeri olacaktır. Bu ziyaretgaha, büyük bir giriş bölümünden girilecek, ziyaretgah binlerce Türk’ün Ata’sı önünde eğilerek saygılarını sunmasına ve bağlılığını bildirerek geçmesine elverişli olacaktır.

     2- Bu anıt, Büyük Ata’nın, asker Mustafa Kemal, devlet adamı Gazi Mustafa Kemal, büyük politika ve bilim adamı, büyük düşünür ve nihayet yaratıcı büyük dehanın vasıflarının, güç ve yeteneklerinin bir timsali olacaktır ve O’nun kişiliği ile oranlı olacaktır.

     3- Anıtkabir’in yakından görüldüğü kadar uzaktan da görülmesi gerekir.Bu bakımdan ulu bir siluet sağlanmalıdır.

     4- Atatürk’ün adı ve kişiliği altında Türk ulusu sembolize edilmiştir. Türk ulusuna saygılarını göstermek isteyenler, Büyük Ata’nın katafalkı önünde eğilerek bu isteklerini yerine getireceklerdir.

     5- Anıtkabir’in bir şeref bölümü bulunacaktır.

     6- Anıtkabir’de bir Atatürk Müzesi olacaktır.

     7- Anıtkabir’de bir Şeref Holü yapılacaktır. Atatürk’ün lahdi buraya konulacağı için Şeref Holü, bu yapıtın ruhu ve en önemli bölümü olacaktır. Şeref Holü, başta Türk ulusu olduğu halde, ulusumuza saygılarını sunacak yabancı devlet temsilcilerinin Ata’nın lahdine yönelebilecekleri büyük bir salon olacaktır. Bu holde sağlanacak azamet ve güçlülük tesirleri, yarışmacılara bırakılmıştır. Bundan ötürü holün biçimi, boyutu ve yüksekliği için hiçbir ölçü verilmemiştir.

     8- Büyük Atatürk’ün lahdinin yeri, Şeref Holü’nün ruhunu teşkil etmektedir. Ancak lahdin konulacağı yeri de yarışmacılar seçeceklerdir.

     9- Bunlardan başka, Anıtkabir’i ziyaret edecek büyüklerimiz ve yabancı devlet temsilcilerinin duygu ve düşüncelerini yazacakları bir özel defter bulundurulacaktır.

     10- Atatürk’ün Müzesi, Ata’nın hayatının türlü devirlerine ait fotoğrafları ile kıyafetleri ve el yazıları, imzaları, bazı eşyaları ile okuduğu incelediği kitapların sergilenmesine elverişli olacaktır.

     Anıtkabir proje yarışması 18 Şubat 1941 tarihinde basında yayınlandı ve yarışma süresi 2 Mart 1942 tarihi olarak belirlendi. 23 Mart 1942 tarihinde jüri üyeleri bir tebliğ yayınlayarak yarışmayı değerlendirdiler. Bu tebliğde yarışmaya 49 eserin katıldığı, 30’unun ilk elemeye kaldığı, ikinci elemeden sonra 11 projeden 3’ünün jürice mükafata layık görüldüğü ve 5 tanesinin de takdire değer görülerek satın alınmasının hükümete teklif edildiği belirtiliyordu.

     Ödüle layık görülen projeler Prof. Johannes Kruger, Prof. Emin Onat – Doç. Orhan Arda ve Prof. Arnaldo Foschini’ye aitti. Jüri bu üç eserden hiçbirini ötekine üstün görmemişti. Karar hükümete aitti. Hükümet bu konuda yetkili birçok kişilerin düşüncelerini dikkate alarak, Prof. Emin Onat ile Doç. Orhan Arda’nın eserini uygulamaya karar verdi.

     Anıtkabir’in inşaatına 9 Ekim 1944 günü saat 10.00’da görkemli bir temel atma töreni ile başlandı. Anıtkabir’in inşaatının dört aşamada tamamlanması planlandı ve inşaat 1 eylül 1953’te bitirildi.

      Birinci kısım inşaat: 1944-1945

     Toprak seviyesi ve aslanlı yolun istinat duvarının yapılmasını kapsayan birinci kısım inşaata 9 Ekim 1944'te başlanmış ve 1945'te tamamlanmıştır.

     İkinci kısım inşaat: 1945-1950

     Mozole ve tören meydanını çevreleyen yardımcı binaların yapılmasını kapsayan ikinci kısım inşaat 29 Eylül 1945'te başlamış, 8 Ağustos 1950'de tamamlanmıştır. Bu aşamada inşaatın kâgir ve betonarme yapı sistemine göre, temel basıncının azaltılması göz önünde tutularak, anıt kütlesinin "temel projesinin" hazırlanması kararlaştırılmıştır. 1947 yılı sonuna kadar mozolenin temel kazısı ve izolasyonu tamamlanmış ve her türlü çöküntüleri engelleyecek olan 11 metre yüksekliğinde betonarme temel sisteminin demir montajı bitirilme aşamasına gelmiştir.

     Giriş kuleleri ile yol düzeninin önemli bir kısmı, fidanlık tesisi, ağaçlandırma çalışmaları ve arazinin sulama sisteminin büyük bir bölümü tamamlanmıştır.

     Üçüncü kısım inşaat: 1950

     Anıtkabir üçüncü kısım inşaatı, anıta çıkan yollar, aslanlı yol, tören meydanı ve mozole üst döşemesinin taş kaplaması, merdiven basamakların yapılması, lahit taşının yerine konması ve tesisat işlerinin yapılmasını kapsıyordu.

     Dördüncü kısım inşaat: 1950-1953

     Anıtkabir'in 4. kısım inşaatı ise şeref holü döşemesi, tonozlar alt döşemeleri ve şeref holü çevresi taş profilleri ile saçak süslemelerinin yapılmasını kapsıyordu. Dördüncü kısım inşaat 20 Kasım 1950'de başlamış ve 1 Eylül 1953'te bitirilmiştir.

     Heykel ve kabartmalar

     Anıtkabir’deki heykel ve kabartmalar için de bir yarışma düzenlendi.Yarışma sonucunda Aslanlı Yol başında sağdaki kadın ve soldaki erkek grubunun birinciliğini Hüseyin Özkan, Aslanlı Yol, aslan heykeli birinciliğini Hüseyin Özkan, Şeref Holü’ne çıkan merdivenlerin sağındaki kabartma kompozisyonu birinciliğini İlhan Koman, Şeref Holü’ne çıkan merdivenlerin solundaki kabartma kompozisyonu ile İstiklal Kulesi ve Hürriyet Kulesi içindeki kabartmalar ve Mehmetçik Kulesinin dış yüzeyindeki kabartma kompozisyonu birinciliğini Zühtü Müridoğlu kazanmıştır. Müdafa-i Hukuk Kulesi dış yüzeyindeki kabartma ile, Barış, Misak-ı Milli ve İnkılap kulelerinin iç yüzeyindeki kabartmaların birinciliğini Nusret Suman kazanmıştır. 23 Nisan Kulesinin iç yüzeyindeki kabartma kompozisyonu için birinciliğe layık eser bulunmadığından ikinci olan Hakkı Atamulu’nun eseri uygulanmıştır. Şeref Holü’ne çıkan merdivendeki Hitabet Kürsüsü süslemesi ile bayrak direğinin altındaki sembolik kabartmanın birinciliğini Kenan Yontuç kazanmıştır. Cumhuriyet ve Zafer Kuleleri için konuyu başarı ile temsil eden eser bulunmadığından, herhangi bir kabartma uygulanmamıştır.

     Ayrıca Anıtkabir için yapılmış heykel ve kabartmaların konularının Kurtuluş Savaşı ve Cumhuriyet tarihimizden ve Atatürk’ün hayatından seçilmesine özen gösterilmiştir.

     Barış Parkı

     Anıtkabir inşaatı devam ederken toprak kaymasını önlemek ve çevresinde yeşil bir kuşak oluşturmak amacıyla ağaçlandırma çalışmaları da yapılmıştır. Yaklaşık 750.000 metre karelik bir yerleşme alanına sahip Anıtkabir’in çevresine ilişkin peyzaj planlamasına 1946 yılında başlanmıştır. Atatürk’ün “Yurtta Sulh, Cihanda Sulh” özdeyişinden ilham alınarak, çeşitli yabancı ülkelerden ve Türkiye’nin bazı bölgelerinden getirilen fidanlarla “Uluslararası Barış Parkı” oluşturulması düşünülmüştür.

     Yabancı Devletlerden Barış Parkı’na Hediye edilen fidanlar aşağıdaki gibidir:

Afganistan: 15 Akkavak, 10 Nesteren Gül, 12 Çitlenbik
Amerika Birleşik Devletleri: 310 Mavi Ladin, 100 Mavi Selvi, 100 Sedir
Avusturya: 55 Dağ Çamı
Batı Almanya: 25 Bataklık Meşesi, 10 Huş, 13 Ihlamur, 5 Atlas Sediri, 5 Yabancı Selvi, 8 Pinus Sabiniana, 17 Erik, 5 Yatık ardıç, 200 Gül
Belçika: 10 Kotoneaster, 13 Şimşir, 12 Top Mazı, 12 Yatık Ardıç, 12 Sedir, 12 Akçaağaç, 12 Porsuk, 12 Göknar, 12 Sarıçam
Danimarka: 20 Kayın
Finlandiya: 275 Huş
Fransa: 10 Kızılağaç, 10 Sarıçam, 10 Sahil Çamı, 10 Fıstık Çamı, 10 Avrupa melezi, 10 Göknar, 10 Kayın, 10 Avrupa Ladini
Güney Çin: Bir miktar Armand Çamı ile Çin Göknarı tohumu
Hindistan: 289 Sahil Çamı
Irak: 20 Musul Fıstığı
İngiltere: 50 Kiraz, 50 Porsuk, 100 Karaçam, 50 Meşe
İspanya: 1 Karaağaç, 1 Selvi, 4 Sahil Çamı, 1 Dışbudak, 2 Kestane, 3 Ardıç, 1 Ceviz, 1 Meşe
İsrail: 30 Sahil Çamı
İsveç: 10 Huş
İtalya: 5 Karayemiş, 5 Mezarlık Selvisi, 8 Fıstık Çamı, 10 Mavi Selvi, 5 Karaçam, 7 Sedir
Japonya: 35 Kiraz
Kanada: 30 Akçaağaç
Kıbrıs: 5 Çam
Mısır: 8 Akkavak, 6 Katalpa, 6 Gladiçya, 6 Akasya, 6 Salkım Akasya
Norveç: 12 Gürgen
Portekiz: 50 Mezarlık Selvisi, 50 Sahil Çamı
Yugoslavya: 10 Ihlamur, 5 Zofora, 5 Kestane, 10 Erguvan, 10 Çınar, 20 Selvi Kavak, 5 Katalga, 5 Fındık, 10 Söğüt, 5 Maklora, 10 Çitlenbik, 20 Meşe, 20 Polyanta Gül, 20 Gül, 19 Mazı, 11 Yalancı Selvi, 5 Boylu Ardıç, 8 Karaçam, 10 Huş, 1 Alıç, 10 Taflan, 10 Berberis, 2 Mavi Sedir, 20 Yatık Ardıç, 10 Leylak, 6 Karayemiş, 10 Erguvan, 6 Mahonya, 3 Porsuk, 10 Söğüt
Yunanistan: 5 Kayın, 5 Göknar, 5 Porsuk, 5 Çoban Püskülü, 5 Karaçam

     Anıtkabir’in Bölümleri

     Kuleler: Birbirine bağlı ve bir bütünlük arz eden Anıtkabir’in ilk bölümü Aslanlı Yol merdivenlerinden başlar. Merdivenin başında, sağda ve solda iki kule vardır. Bu kuleler plan ve yapı bakımından birbirinin benzeridir. Kareye yakın dikdörtgen plan üzerine kurulmuş olan kulelerin üzerleri piramit şeklinde dik çatılar ile örtülüdür. Çatıların tepelerinde, eski Türk çadırlarındaki gibi birer tunç mızrak ucu vardır. Kulelerin iç ve dış yüzleri traverten ile kaplıdır. Tavanları eski Türk kilimlerinden alınmış geometrik motiflerle süslüdür. Bu Türk süsleme motifleri, kulelerin tavanlarına fresk olarak uygulanmıştır. Kuleler içten ve dıştan çok sadedir. Kapı ve pencerelerin üzerinde eski Türk geometrik motifleri ile bezenmiş renkli mozaikler vardır. Anıtkabir’de bu özelliklere sahip 10 kule bulunur. Bunlar İstiklal Kulesi, Hürriyet Kulesi, Müdafa-i Hukuk Kulesi, Cumhuriyet Kulesi, İnkılap Kulesi, Misak-ı Milli Kulesi, 23 Nisan Kulesi, Barış Kulesi, Zafer Kulesi ve Mehmetçik Kulesi’dir.

     Aslanlı Yol: Anıtkabir’e giriş yerinden başlayarak, ortadaki tören meydanına kadar uzanan yol “Aslanlı Yol” olarak adlandırılır. Bu yol ziyaretçileri Atatürk’ün yüce huzuruna hazırlamak için yapılmıştır. Yola 26 basamaklı merdivenle çıkılır. Yol traverten ile döşelidir. Yolun iki yanında ikişerli gruplar halinde 12’si sağ yanda 12’si sol yanda olmak üzere 24 aslan heykeli vardır.

     Mozole: Anıtkabir’in en önemli bölümü Mozole’dir. Tören Meydanı’ndan 42 basamaklı merdivenle çıkılan Mozole iki katlı ve dikdörtgen planlı bir yapıdır. Bu bölüm anıtın yapılışında ağırlık merkezi olmuştur. Çünkü Atatürk’ün kabri ve sembolik lahit bu bölümde bulunmaktadır. Bu nedenle Anıtkabir’i meydana getiren mimarlar, yardımcı binalar dizisi içinde Mozole’nin diğer kısımlardan çok daha görkemli olmasına büyük önem vermişlerdir.

     Mozole’nin birinci katı olan Şeref Holü’nün dört yanı köşeli sütunlarla çevrelenmiştir. Yapının önünde ve arkasında 14.40 m yüksekliğinde, köşe sütunları hariç 8‘er sütun vardır. Yanlarda ise 14’er sütun yer almaktadır. Kare biçimindeki sütunların gövdeleri beton olup, yüzeyleri traverten kaplıdır. Şeref Holü’ne bronz kapılardan girilir. Girişin tam karşısında büyük pencerenin yer aldığı nişin içinde, lahit taşının yer aldığı bölüm ise beyaz afyon mermeri ile kaplıdır. Şeref Holü’nün zemini Adana ve Hatay’dan, yan duvarları ise Afyon ve Bilecik’ten getirilen kırmızı, siyah, yeşil ve kaplan postu mermerlerle kaplanmıştır.

     Şeref Holü’nün iki yan bölümünde dikdörtgen planlı galeriler yer almaktadır. Bunların çatıları içten dokuzar adet tonozla örtülüdür. Şeref Holü’nün 27 kirişten oluşan tavanı ile galeri tavanları mozaik ile süslenmiştir. Şeref Holü’nün yüksekliği 17 metre olup, yan duvarlarında altışardan 12 adet bronz meşale bulunmaktadır. Mozole yapısının üstü, düz kurşun çatı ile örtülmüştür.

     Anıtkabir Atatürk Müzesi: Anıtkabir’in Misak-ı Milli ve İnkılap Kuleleri arasında kalan dikdörtgen plana sahip müze üç ana bölümden oluşmaktadır.

     Giriş bölümü olan Misak-ı Milli Kulesinde Anıtkabir’de Atatürk’e saygı ziyareti yapan Türk ve yabancı heyetlerin duygu ve düşüncelerini yazdıkları kürsü ve özel defter bulunmaktadır.

     Misak-ı Milli Kulesi’nin iç kapısından girilen Müze Bölümünde Atatürk’ün bizzat kullandığı eşyalar ile kendisine armağan edilen eşyalar teşhir edilmektedir.

     Müzeden girilen İnkılap Kulesindeki giysi bölümünde Atatürk’ün kullandığı giysiler teşhir edilmektedir.

     Kaynakça:

     1-Anıtkabir Tarihçesi, Genelkurmay Başkanlığı, Ankara
     2-Anıtkabir Atatürk Müzesi, Anıtkabir Komutanlığı, Ankara

Uzman, Birsen Altıner
İ.Ü. İletişim Fakültesi, Gazetecilik Bölümü


 
   

---------------------------------------------------------------------------
Webmaster : webboyut@istanbul.edu.tr
Sık Kullanılanlara Ekle

Sayfamiz 1024*768 Çözünürlükte Hazırlanmıştır.
4.Boyut Design © Copyright 2003

---------------------------------------------------------------------------
İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi. Tüm Hakları Saklıdır.
Kaptanı Derya İbrahim Paşa Sokak 34452 Beyazit / İstanbul
Tel: 0212 512 52 57 (159) Faks: 0212 511 35 02